9. Hukuk Dairesi, Irakta kamp amiri olarak çalışan davacının kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram alacakları davasında, bozmaya uyularak verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddi.
Özet: İş sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları talep eden işçinin davasında, ilk derece mahkemesinin üst düzey yönetici olduğu gerekçesiyle fazla çalışma talebini reddedip diğer alacak kalemlerini kısmen kabul ettiği ancak Yargıtayın hafta tatili alacağının reddedilmesi gerektiği yönündeki bozma kararı üzerine, bozmaya uyularak hafta tatili alacağı reddedildikten sonra verilen kararın, davacı vekilinin temyiz itirazlarına rağmen, hukuka uygun bulunduğu ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle onanmıştır.
9. Hukuk Dairesi         2026/5168 E.  ,  2026/3789 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2026/43 E., 2026/68 K.
DAVA TARİHİ : 06.11.2023
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.09.2012-12.09.2023 tarihleri arasında davalının ........... bulunan işyerinde kamp amiri olarak 1 ay on (Irak'ta bulunulan günler) ve 1 ay off (Türkiye'de bulunulan günler) şeklinde çalıştığını ve iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshinden sonra bir kısım ödemelerin yapıldığını ancak eksik olduğunu, çalışma süresi boyunca fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Irak'ta bulunan petrol sahasında 10.09.2012 - 25.09.2023 tarihleri arasında 28 gün çalışma 28 gün dinlenme esasına göre çalıştığını ve çalıştığı günlerde günlük ücret aldığını, davacının üst düzey yönetici olduğunu ve kendi mesaisini kendisi belirlediğinden fazla çalışma ücreti talep edemeyeceğini, hafta tatillerinde çalışma yapması hâlinde ücretinin ödendiğini; ayrıca Irak'ta cuma günleri tatil olduğundan çalışma olmadığını, davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerinin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2024 tarihli kararı ile; davacının tespit edilen çalışma süresi ve ücretine göre kıdem ve ihbar tazminatının hesaplandığı ve ödenenler mahsup edilerek kalan kısmın hüküm altına alındığı, davacının üst düzey yönetici olması sebebiyle fazla çalışma ücretini hak etmediği ve çalıştığı süreye göre 190 gün yıllık ücretli izin hakkı olduğu, her ne kadar davalı taraf davacının 28 gün çalışması, 28 gün yurt içinde bulunması nedeniyle yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını iddia etmiş ise de davalının da kabulünde olduğu üzere davacıya 28 gün çalışmadığı süre için herhangi bir ücret ödemesi yapılmadığı, davalının bu beyanına itibar edilemeyeceği, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığı ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 27.05.2025 tarihli kararı ile; davacının tanık olarak Mahkeme huzurunda verdiği beyanda aleyhine değerlendirilecek bir husus olmadığı da belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının hafta tatili ücreti talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda hafta tatilinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Hafta tatili alacağının reddinin hatalı olduğunu,
2. Davalı lehine vekâlet ücretinin karar tarihindeki satış kuru üzerinden belirlenmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının hafta tatili alacağına hak kazanılıp kazanılmadığı ile vekâlet ücretine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.