Samsundaki bir taşınmazın kadastro tespitine itirazda, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına dair temyiz incelemesi.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, Hazine, fındık bahçesi olarak tespit edilen taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufunda olduğunu ve davalı lehine 3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının oluşmadığını ileri sürerek tescilin iptalini talep etmiş; ilk derece mahkemesi taşınmazın bir bölümünü davalı adına, diğer bölümünü Hazine adına tescil etmiş, istinaf mahkemesi ise alınan bilirkişi raporları ve tanık beyanlarına dayanarak davalının zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle Hazinenin istinaf başvurusunu reddetmiş, Hazine de istinaf kararının bozulması talebiyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1551 E., 2025/46 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Kadastro MahkemesiSAYISI : 2024/14 E., 2024/34 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 34... parsel sayılı 2.803,39 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, fındık bahçesi vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 34... parsel sayılı taşınmaz üzerinde kullanım olmadığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde düzenlenen şartların gerçekleşmediğini ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 30 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız olarak müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmaz üzerinde 20 yaşın üzerinde fındık ağaçları olduğunu, davacı vekilince dava dilekçesinde uğranıldığı iddia edilen hak kaybına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın alınan son fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle belirtilen kısmının imar ihyaya elverişli yerlerden olmadığı ve üzerinde davalı tarafça bir kullanımın bulunmadığı, (B) harfiyle gösterilen kısmın ise davalı ... öncesinde müteveffa babası ... tarafından tarımsal amaçla kullanılan yerlerden olduğu, taşınmaz üzerinde 25-30 yaşlarında fındık ağaçlarının bulunduğu, mahalli ve tespit bilirkişiler ile tanık beyanlarının da dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, tespit tarihine kadar 20 yıldan uzun süredir eklemeli, aralıksız, ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 34... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın 10.07.2024 havale tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterilen 2.038,92 m²lik kısmının fındık bahçesi vasfıyla davalı adına, aynı tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 764,47 m²lik kısmının ham toprak vasfıyla aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu taşınmazın istinafa konu bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edildiği, alınan bilirkişi raporları, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile tespit tarihinden geriye doğru olacak şekilde yapılan hava fotoğrafları incelemesi sonucunda taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığının ve böylelikle adına tescil kararı verilen davalı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin belirlendiği" gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükmün, dava konusu taşınmazın (B) harfiyle gösterilen bölümü yönünden bozulması gerektiğini, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde düzenlenen şartların oluşmadığını, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, taşınmazın Hazine adına tescil aşamasına kadar getirildiğini ancak tescilinin fenni hatalar düzeltilene kadar ertelenmiş olduğunu, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin aksamaya uğrayıp uğramadığının ve tespit tarihinden önceki 20 yıllık durumunun incelenmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun bu yönüyle eksik olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.