Hazine adına kayıtlı taşınmazda mirasçıların fındık ağaçları muhdesatının aidiyet tespiti ve beyanlar hanesine şerh talebinde eksik inceleme nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Dava konusu, hazine adına kayıtlı bir taşınmazın davacı mirasçılar adına tapu iptali ve tescili veya miras payı oranında kullanım şerhi verilmesi talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesinin reddi ve bölge adliye mahkemesinin mülkiyet talebini usulden reddedip kullanım şerhini kabul etmesi üzerine, Yargıtay, kullanım şerhi kararını bozarak, beyanlar hanesindeki şerhin, üzerinde fındık bahçesi bulunan taşınmazdaki muhdesat niteliğindeki eklentilerin aidiyetinin tespiti ve mirasçıların payları oranında bu eklentilere dair şerh verilmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve bu konuda eksik inceleme yapıldığını vurgulamıştır.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1147 E., 2024/2545 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2016/453 E., 2019/96 K.Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA 1. Düzce ili ... ilçesi ... köyü 1 01... parsel sayılı 22.994,09 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tapuda Hazine adına kayıtlı olup beyanlar hanesinde ...'in kullanımında olduğuna dair şerh bulunmaktadır.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; taşınmazın mirasbırakanlarından intikal ettiğini ve mirasçılar arasında taksim yapılmadığını belirterek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında müvekkilinin adına tescilini, kabul edilmediği takdirde miras payı oranında kullanım şerhi verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli ve 2016/453 Esas, 2019/96 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağı ve zilyetlikle hak sahibi olunamayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.11.2020 tarihli ve 2019/1425 Esas, 2020/1039 Karar sayılı kararı ile davacının mülkiyete ilişkin davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacının beyanlar hanesine ilişkin davasının kabulüne, 1 01... parselin beyanlar hanesindeki "Bu parsel ... oğlu ...'in kullanımındadır." ifadesinin terkinine, tapu kaydının beyanlar hanesine "Bu taşınmaz ... mirasçıları 160/640 pay ... evladı ..., 480/640 hisse ... mirasçıları eşi ... evladı ... ile evlatları..., ..., ,..., ...'in fiili kullanımındadır." şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili, davalı gerçek kişiler ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.02.2024 tarihli ve 2022/8109 Esas, 2024/1260 Karar sayılı ilamıyla "Bölge Adliye Mahkemesince mülkiyete ilişkin dava hakkında dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen karara yönelik hükmün onanmasına, Bölge Adliye Mahkemesince beyanlar hanesine ilişkin dava hakkında davanın kabulüne dair verilen karara yönelik hükmün, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 19/2. maddesi "Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir." hükmünü içermekte olup, anılan madde uyarınca bir taşınmaz üzerinde yalnızca malikten bir başkasına veya paydaşlardan birine ait muhdesat bulunması halinde bu husus beyanlar hanesi şerh verilebilir. Bunun dışında, aynı Kanun'un Ek-4. maddesinde düzenlenen kullanım kadastrosu haricinde mevzuatımızda kadsatro sırasında taşınmazın tespit maliki dışındaki kullanıcılarının beyanlar hanesine şerh verileceğine dair bir kanuni düzenleme yer almamaktadır. Bununla birlikte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 33. maddesine göre hâkim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır, bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme ise hakime aittir. Dosya kapsamı incelendiğinde, tapu kaydının beyanlar hanesinde kullanıma ilişkin şerh yer almakta ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın fındık bahçesi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda eldeki dava, 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi kapsamında muhdesat mahiyetinde olan fındık ağaçlarının aidiyetinin tespiti ve beyanlar hanesine şerh verilmesi isteminden ibarettir. Taşınmazın beyanlar hanesindeki şerh sahibi ... ile davacı ... ortak miras bırakanın mirasçıları olup muhdesata yönelik bu davada davacının miras payı oranında muhdesat şerhi isteme hakkının bulunduğu da açıktır. Bunun yanında, dosya kapsamından taşınmazın üzerindeki fındık ağaçlarının kime ait oldukları, kim tarafından dikildikleri ve ortak mirasbırakanın terekesinin taksim edilip edilmediği yeterince anlaşılamamaktadır" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazların tapusuz oldukları ve murisin sağlığında davalılara devredildiği gerekçesiyle davacının mülkiyete ilişkin davası hakkında Dairemizce verilen onama ilamı kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının beyanlar hanesine ilişkin davasının reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların ölene kadar muris tarafından kullanıldığını ve taşınmazda müvekkilinin de hakkının bulunduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazda bulunan muhdesatta davacının hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.