Ticari işletmenin devri sırasında borç baskısıyla yapılan aşırı yararlanma (gabin) iddiasıyla açılan tazminat ve sözleşmenin iptali davası.
Özet: Davacı, mali sıkıntıları ve davalıların borç baskısı nedeniyle unlu mamuller işletmesini aşırı yararlanma (gabin) altında 1.000 TL bedelle devretmek zorunda kaldığını iddia ederek, devir sözleşmesinin iptali ile işletmesinin iadesini veya işletmenin güncel ve gerçek değeri üzerinden mahrum kalınan tazminatın ödenmesini talep ederken; davalılar ise davanın kötü niyetli olduğunu, davacının çok sayıda borcu bulunduğunu, kendi borçlarının bir kısmını ödediklerini ve hukuki hak arayışının baskı sayılamayacağını belirterek gabin iddiasını reddetmişlerdir.

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/734 Esas
KARAR NO : 2025/473
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... (TC:...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...-(TC:...)-.
2- ......
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Tazminat (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/10/2023
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2025
... 39. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/83 Esas, 2023/466 Karar sayılı Görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderilen dosya yukarıda belirtilen sıraya kaydı yapılarak incelendi;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili Şevket Tüfekçi'nin dava konusu devir işlemine kadar.... Tic. A.Ş ile çalıştığını, ... A.Ş yönetim kurulu üyesi Osman Yanıkkaya' nın müvekkiline borcunu ödemesi için baskı yapmak amacıyla çok kez müvekkili şirkete geldiğini, icra takibi yapacaklarını söylediklerini, müvekkilinin eşinin maaşına haciz koydurduğunu, davalı şirketin baskıcı tavırları nedeniyle hem kendi hem de eşi yönünden işletmesini devretmeye mecbur kaldığını.... A.Ş. nin ilişkilendirilmemesi için devir sözleşmesini diğer davalı ...'nın imzaladığını, bu kişinin . ... kardeşi olduğunu, davalıların müvekkilinin zor durumda kalmasından yararlandığını, devir işleminde büyük bir orantısızlık olduğunu, Şirketin devirden sonra 3. Kişiye satıldığını duyduklarını, müvekkilinin devirden sonra kafeyi işletmeye devam ettiğini, müvekkilinin işletmesini kaybetmesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını, davalıların müvekkilinin borçlu halde olmasından faydalanarak işletmesini elinden alması aşırı yararlanmaya sebep oluşturduğunu, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için 28.3.2022 tarihinde düzenleme şeklinde akdedilmiş olan devir sözleşmesinin iptali ile devre konu işletmenin müvekkiline verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde sözleşmenin iptal edilmeyerek işletmenin güncel ve gerçek bedeli ile hesaplanacak mahrum kalınan tazminat ve faizleriyle müvekkiline ödenmesi yoluyla orantısızlığın giderilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalılar vekili, cevap dilekçesinde özetle, açılan davanın hukuk dışı fiili gerçeklikle bağdaşmayan kötü niyetle açıldığını, görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, . . Gıda San. Tic. A.Ş.nin sözleşmenin tarafı olmadığını, Ticaret kanununun 18/2 maddesi gereği gabin iddiasında bulunulamayacağını, hukuki hakların kullanılmasının alacakların tahsili için işlem yapılmasının iradeyi fesada uğratacak karşı tarafı gayrimeşru zorlama yöntemi olarak kabul edilemeyeceğini, davacının devir esnasında SGK'ya, tefecilere, vergi dairesine çok miktarda borcu olduğunu, davacının başka kişilere olan borçlarından dolayı aleyhinde bir çok icra takibi yapıldığını, müvekkili ...' nın bir kısmını işletmenin devir alınması nedeniyle ödemek zorunda kaldığını, işyerinde çalışan işçilerin hak ve alacaklarının da müvekkili tarafından ödendiği, davacının borç aldığı tefecilerin müvekkilinin işyerine gelip tehditte bulunması nedeniyle işyerini 31.08.2022 tarihinde kapatmak zorunda kaldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 39. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/83 Esas, 2023/466 Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişisinden alınan 18/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı ... Tüfekçi ile Davalı .. . .. A:Ş arasında yapılan sözleşme tarihi 28.3.2022 olup bereli 1.000 TL olduğu, sözleşme ile davacıya ait unlu mamuller şirketinin devri yapılmıştır. Sözleşmeden devir edilen işyerinin unlu mamuller imalatı yapan ve hem alıp gidilen hem de oturularak servisi yapılan bir yer olup cd de fotoğraflardan kapsamlı bir işletme olduğu, pişirmeye ilişkin teçhizata sahip bir işletme olduğunun görüldüğü, davalı ... ... ... Davacı aleyhinde ... 13. İcra Müdürlüğünde 2022-10476 sayılı icra takibi yapıldığı, takip tarihi 14.06.2022 olup takip miktarı 104.297,68 TL olduğu, davacı yan vekili, müvekkilinin haciz baskısı ile zor durumda bırakıldığını, eşinin de ibra dosyasına kefil olduğunu belirtmiş, ancak işyerinin devri icra takibinden önce olduğu, fakat takip konusu bono olup işyerinden önceki dönemlere ait, davacı aleyhinde icra takibini yapan davalı . . .. Tic. A.Ş dir. İşyeri devir sözleşmesi ise ... tarafından imzalandığı, davalı ... Vekili müvekkilinin davacının bazı icra dosyalarındaki borçlarını ödediğini ayrıca işyerinde çalışan işçilerin hak ve alacaklarını ödediğini belirttiği, ancak bunlara ilişkin bilgiler bildirilmediği, Vergi Dairesi tarafından yapılan tespitte 17.11.2022 tarihinde yoklama fişinde ödevlinin adreste bulunmadığı tespit edilmiştir. B.K. 28. Maddesine göre davanın bir yıl içinde açılması gerekli olduğu, davanın bir yıl içinde açıldığı tespit edilmiş, dava gabin sebebi ile açılmış olduğu, Yargıtay Kararlarına göre gabin nedeniyle akdin konusunu tayindeki serbestiye getirilen sınırlamanın kabul edilebilmesi için üç unsurun bulunması gerektiği belirtilmiş, dosyanın incelenmesinde işyerinin değerinin sözleşmedeki değerden çok fazla olduğu anlaşılmakta olduğu, ivazlar arasındaki fark çok fazladır, ancak bu unsur Yargıtay kararlarına göre tek başına yeterli bulunmaktadır, zarar görenin darda kalması devir alanın devir edenin özel durumunu bilerek ve bu durumdan yararlanmak kasti ile sözleşmenin yapılıp yapılmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava gabin sebebi ile işletme devir sözleşmesinin iptali ve aksi takdirde işletmenin güncel ve gerçek bedelinin tahsili davasıdır.
Davacı dava konusu . . Mamulleri isimli işletmenin sahibi ve işleteni olduğunu, davacının işletmesi için davalı . . . malzeme temini yaptığını, ve davalı şirkete borçlandığını, eşinin de borçları için kefil olduğunu, başlatılan hacizler sonucu işletmenin bedelinin çok altında devir edildiğini beyan ederek devir sözleşmesinin gabi nedeni ile iptalini aksi takdirde işletmenin güncel ve gerçek değerinin tahsilini istemektedir.
Davalı ise devir tarihi itibari ile işletmenin mal alınan firmalara bankalara çalışanlara, vergi dairesine, SGK'ya tefecilere çok miktarda borcunun olduğunu, ticari kayıtların incelenmesi ile ortaya çıkacağını, icra dosyalarına olan borçlarının bir kısmını kendisinin ödediğini, işletmenin borçları nedeni ile iş yerini devam ettirmeye çalışmakta fayda görmediklerinden 31/08/2022 tarihinde işletmeyi kapattıklarını ticari hayatına son verdiklerini belirtmiştir.
Dosyaya gelen vergi kayıtlarında düzenlenen yoklama fişinde işletmenin söz konusu adreste bulunmadığı, 2022/10 dönemi itibari ile beyanname verilmediğinden resen terk işlemi yapıldığı anlaşılmıştır.
... Asliye Hukuk Mahkemesinden dosya görevsizlikle gelmiş olup, görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporunda; dosyaya sunulan cd ve fotoğraflara göre iş yerinin değerinin sözleşmedeki değerden fazla olduğu belirlenmiş ise de ; işletmenin değerinin belirlenmesi için devre konu işletmenin ticari defterlerinin incelenmesi gerektiği, aktif varlığı dışında borçlarınında belirlenmesi, dosyaya sunulan icra dosyalarının, ticari defter ve kayıtlarının da incelenerek, işletmenin değerinin altında devredilip devredilmediğini değerlendirir , devir tarihi itibari ile işletmenin gerçek değerinin belirler , gabinin şartlarının oluşup oluşmadığını belirler rapor alınması gerekmekte olup, dosya kapsamında Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan raporun hüküm kurmak için elverişli olmayıp, davacının kendisine mahkememizce iki kez verilen ( ihtarlı) süreye rağmen dosyaya bilirkişi ücretini yatırmadığı anlaşıldığından davasını ispat edemediğinden haksız davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.707,75 TL indirilmesi ile arta kalan 1.092,35‬ TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalılar yararına hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davalılar vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 08/07/2025 tarihinde karar verildi.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
*