Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan araç hasar bedeli teminatına ilişkin itirazın iptali davasını inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, kasko sigorta poliçesi kapsamında aracı hasar gören davacının, sigorta şirketinin ödemeyi reddettiği onarım masrafları nedeniyle açtığı itirazın iptali davasını özetlemektedir; davacı, aracının kampüs içinde geçirdiği kazada oluşan 32.301 TLlik hasarın karşılanmasını talep ederken, davalı sigorta şirketi hasarın poliçe kapsamı dışında olduğunu savunmuştur, ancak mahkeme, bilirkişi raporları ve davacı vekilinin beyanlarıyla uyumlu olarak aracın kaldırıma çarpması sonucu meydana gelen ve 32.101 TL olarak belirlenen hasarın sigorta teminatı altında olduğuna karar vererek davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1502 Esas 2026/838 Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO : 2024/1502 KARAR NO : 2026/838TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 17/09/2024NUMARASI : 2023/891 Esas-2024/553 KararDAVA : İtirazın İptali (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklı)DAVA TARİHİ : 28/12/2023KARAR TARİHİ : 25/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 08/07/2026Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/05/2022 tarihinde saat 00:07'de ODTÜ Üniversitesi kampüsünde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracın tek taraflı kaza geçirdiğini, kazada kampüs içerisindeki köpeğe çarptığını, kazanın akabinde sigorta şirketine haber verildiğini, ancak gecikecekleri bildirildiğinden ve araç kampüs içerisinde olmasından dolayı acil çekilmesi gerektiğinden görgü tanıkları eşliğinde aracın çekildiğini, aracın kaza sonrası fotoğrafları ve video kayıtlarının alındığını, daha sonra müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın yetkili servise çekildiğini, kaza sonrasında araçta ciddi bir hasar olmayıp yalnızca 32.301,00 TL'lik masraf çıkmış olduğunu, ancak davalı şirketçe yapılan eksper kayıtlarında davalı araçta 238.000,00 TL'lik masrafın çıkacağının bildirildiğini ve 238.000,00 TL üzerinden hasar kaydının oluşturulduğunu, eksper raporunun kabulünün mümkün olmadığını, kaza sonrası araca yapılan tamir masrafları için sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, ancak araç tamir bedelinin poliçe kapsamında olmasına rağmen ödenmediğini ileri sürerek, müvekkilinin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile HMK'nın 107. Maddesine göre belirlenecek 32.301,00 TL araç tamir bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın hukuki yararı olmadığı halde huzurdaki davayı HMK madde 107 kapsamında belirsiz olarak ikame ettiğini, davacı sigortalının hasar beyanı ile araç üzerinde meydana gelen hasarın uyumsuz olması sebebiyle davacının talebinin Kasko Sigortası Genel Şartları gereği teminat haricinde olduğunu, aracın hasarlı fotoğrafları, kaza tespit tutanağı ve sürücünün hasar beyanı birlikte incelendiğinde araçtaki mevcut hasarın dava konusu kazadan evvel meydana geldiğinin görüleceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı otomobildeki değişim ve onarımı gerektiği belirtilen parçaların, aracın kaldırıma çarpıp üzerine çıkması sonucu meydana gelebileceğinin tespit edildiği, sigortalı aracın dava konusu trafik kazasına bağlı olarak kaza tarihi itibariyle uğradığı hasar bedelinin bilirkişilerce yapılan değerlendirme ile de davacının istemi olan KDV dahil 32.301,00 TL olarak belirlenmiş olup, bilirkişilerce söz konusu tutardan 200,00 TL tutarında "hurda malzeme tenzili" yapılması sonucu hasar bedelinin 32.101,00 TL olarak hesaplandığı, davaya konu kazanın belirtildiği şekilde "aracın alt kısmının kaldırıma çarpılması" neticesinde meydana geldiğinin belirlenmiş olduğu, buna göre davacının kazanın oluşumuna ilişkin iddiası ile bu iddia sonucu araçta meydana gelen hasarın birbiri ile uyumlu olup, davacının istemi olan 32.301,00 TL hasar bedelinin bilirkişilerce de araçta meydana gelen hasar tutarı olarak hesaplandığı, ancak yenilenen parça bedeli üzerinden hurda malzeme tenzili olarak yapılan 200,00 TL indirim sonucu KDV dahil toplam hasar bedelinin 32.101,00 TL olarak tespit edildiği, buna göre davacının talep ettiği hasar bedeli ile kazanın oluşumuna ilişkin iddiasının birbiri ile uyumlu olup birbirini doğruladığı, araçta oluşan hasarın sigorta teminat kapsamı dışında kalan bir nedenle oluştuğu, hasar bedelinin sigorta teminatı dışında kaldığına ilişkin davalı sigorta şirketi iddiasının ispatlanamadığı, hasarın davacıya ait aracın sigorta teminat dönemi içinde aracın alt kısmının kaldırıma çarpılması şeklinde oluştuğu, davacı vekili ön inceleme duruşması sırasında verdiği beyanında da "aracın kaldırıma çarptığını" belirtmiş olup, söz konusu beyanın bilirkişi raporu ile de doğrulandığı anlaşılmakla davacının isteminin sigorta teminatı altında bulunduğu sonucuna varılarak, bilirkişilerce belirlenen 32.101,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulü ile hasar bedeli olarak tespit edilen bu tutarın, davalının tazminat ödemesini yapmayacağına ilişkin yazı tarihi olan 20/06/2022 tarihinin temerrüde düştüğü tarih olarak kabulü ile bu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin alacak istemi ile kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin feri nitelikteki isteminin yerinde görülmemesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, rapor incelendiğinde araçta meydana gelen hasarın bahse konu kazadan sonra meydana gelmiş olduğunun açıkça görüleceğini, bu halde hasar ile beyanın uyumsuz olması sebebiyle davacının talepleri haksız ve teminat dışında olduğunu, davacının davasını belirsiz olarak ikame etmesinde hukuki yararı olmadığından usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin usule aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİDava; davalı şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan davacı şirkete ait ... plakalı aracın 11/05/2022 tarihinde yapmış olduğu tek taraflı kaza sonucu araçta meydana gelen 32.301,00 TL'lik tamir bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında yer alan ... Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi incelendiğinde; dava dışı ... plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 29/01/2022 ila 29/01/2023 tarihleri arasında ... Sigorta Şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenmek suretiyle kasko sigortasının yapıldığı, sigorta şirketince sigortalıya 27/06/2022 tarihinde 3.800,00 TL ödeme yapıldığının sigorta şirketince Mahkemeye sunulan hasar dosyası ile sabit olduğu anlaşılmıştır.Sürücü ...'ın anlatımına göre; 11/05/2022 tarihinde saat 00:07 sıralarında Ankara ili, Çankaya ilçesinde bulunan ODTÜ kampüsü içindeki yolda seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile olay mahalline geldiğinde önüne çıkan köpeğe çarpmamak için manevra yaptığında aracının ön kısmını kaldırıma çarpması neticesinde maddi hasarla sonuçlanan dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.Olaydan sonra Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlenmediği anlaşılmıştır.Sürücü ... tarafından ... Sigorta Genel Müdürlüğü'ne hitaben yazılmış olan 11/05/2022 günlü dilekçede; “11.05.2022 günü gece 00.07 sıralarında Ankara Çankaya semtinde bulunan ODTÜ üniversitesi kampüsü içerisinde ... plakalı ... aracım ile seyir halinde iken önüme çıkan başıboş köpeğe çarpmamak için ani manevra yapmamdan dolayı aracımın ön kısmını yüksek kaldırıma çarparak hasarlandı. Olayın şoku İle ve ilk defa kaza yapmamdan dolayı ne yapacağımı bilemediğim için olay yerine gelen arkadaşlarımı aradım ve olay yerinde video çekilerek araç park edildi. Daha sonra servisimizi arayıp kurtarıcı yardımı ile aracımı servise çektirdim. Arabamda oluşan hasarın kasko poliçesinden karşılanmasını rica ederim.” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.Sürücü ... tarafından yazılmış olan 11/05/2022 günlü diğer dilekçede; “araç babamın şirketi olan ... inşaat firması adına kayıtlıdır. Sınavlar nedeniyle aracı sürekli ben kullanırım. Olay günü kampüs içerisinde yabani başıboş dolaşan köpeklerin saldırması sonucu araca binerek uzaklaşmak isterken aracımın kontrolünü kaybettim ve kaldırım taşına çarpmam sonucunda aracımda hasar oluştu. Araçta tek ben vardım. İlk kazam olması nedeniyle panikle polisi aramadım. Arkadaşlarımın beyanla halledileceğini belirtmeleri üzerinde aracıma yardıma gelen öğrenci arkadaşlarımın aracı ile kampüs içinde uygun park alanına çekildi. Olayın paniğiyle olay yeri resmi çekmedim. Ancak aracımı çeken arkadaşlar video çektiler. Sabah olayı babama izah etmem üzerinde yönlendirilen çekici vasıtasıyla araç servise çekildi. Sürücü belgemde alkol cezam yok. Herhangi bir sağlık kuruluşuna gitmedim.” ifadelerine yer verilmiştir.Dosya kapsamında yer alan araştırma tutanağında ; Dosyanın araştırması esnasında ODTÜ içerisi olması nedeni ile görülemediği, sigortalı ve sürücü ile yüz yüze görüşmelerde kaza sonrası olayların aydınlatılabilmesi için telefon kayıtları ve konum bilgileri talep edilmiş ve taraflar durumdan imtina etmiş olduğu, kazayı doğrular nitelikte gönderilen kaza sonrası çekildiği düşünülen video kaydında araç başında 3 (üç) erkek şahsın hasarlı bölümler ile uğraşıyor oldukları, kamera arkasında bir erkek şahsın "arabayı stop edelim" dediği, ancak video kaydında aracın içerisinde veya etrafta sigortalı sürücü olduğu iddia eden bayan şahsın olmadığının görüldüğü, video kaydında aracın bagaj kapağına sıkıştırılmış araç kurulama bezi olduğu, teknik olarak bayan şahsın bu tip araç temizleme işine girmeyeceği, araç ile arkadaşlarının yıkama sonrası kaza yaptığı ve sigortalıdan korku neticesinde bayan şahsın kaza yaptığı gibi gösterildiği kanaati oluşsa da doğrular nitelikte somut delil elde edilemediği, elde edilen bilgi ve belgeler neticesinde hasar beyanının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaza sonrası aracın stop edilmediği ve yanaştırmak adına yürütüldüğü için Motor ve şanzıman üzerinde çıkacak hasarların hasara dahil edilmemesi gerektiği, sigortalı ve sürücünün talep edilen belgeleri vermekten imtina etmeleri nedeni ile yapılan değerlendirme ile hasar talebinin ret edilmesi yönünde karar alındığı ve mevcut tespitler ile rapor kapanışının yapıldığı belirtilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir.6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/(1). maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olup, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün TTK'nın 1409/(2) maddesi hükmü gereğince sigortacıya aittir.Bu bağlamda tüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; Davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunan ... plaka sayılı aracın sürücü ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybederek aracını kaldırıma çarpması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği, davacı tarafça hasarın ödenmesi talebi ile davalı sigorta şirketine başvurulmasına rağmen sigorta şirketince açılan hasar dosyası kapsamında olumsuz görüş bildirilmesi nedeniyle hasarın teminat dışı bırakıldığı, davacı tarafça hasarın tazmini talebiyle eldeki davayı açtığı, mahkemece hasarın teminat kapsamı dışında olduğunun davalı tarafça ispat edilemediğinden davacının davasının kısmen kabulüne karar verildiği ilgili karara karşı her iki taraf vekilinin de istinafa geldiği uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasında davacının aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, sigortalı aracının meydana gelen trafik kazası sonucu hasara uğradığı, hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup olmadığı, davacı aracında meydana gelen hasar miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.Davalı yan eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ve hasarın teminat kapsamında olmadığını ileri sürerek istinafa gelmiştir.Davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde;01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir.6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre, "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.(3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir." hükmüne yer verilmiştir.Hükümet tasarısında yer almayan bu madde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu tarafından, esasen baştan miktar veya değeri tam tespit edilemeyen bir alacakla ilgili hak arama durumunda olan kişinin, hukuk sisteminde karşılaştığı güçlüklerin bertaraf edilerek hak arama özgürlüğü çerçevesinde mümkün olduğunca en geniş şekilde korunmasının sağlanması gerekçesi üzerinde durularak ihdas edilmiş ve nihayetinde kanunlaşmıştır.Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa onu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Belirleyememe hali, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkansızlığa dayanmalıdır.Madde gerekçesinde "Alacaklının bu tür bir dava açması için, dava açacağı miktar ya da değeri tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı ya da bu objektif olarak imkânsız olmalıdır. Açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tespit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz. Çünkü, her davada arandığı gibi, burada da hukukî yarar aranacaktır, böyle bir durumda hukukî yararın bulunduğundan söz edilemez. Özellikle, kısmî davaya ilişkin yeni hükümler de dikkate alınıp birlikte değerlendirildiğinde, baştan tespiti mümkün olan hâllerde bu yola başvurulması kabul edilemez." şeklindeki açıklamayla, alacağın belirli veya belirlenebilir nitelikte olması durumunda, belirsiz alacak davası açılarak bu davanın sağladığı imkanlardan yararlanmanın mümkün olmadığına işaret edilmiştir.6100 sayılı Kanun ile birlikte, yukarıda belirtilen çerçevede belirsiz alacak davası açma imkanı tanınarak belirsiz alacaklar bakımından hak arama özgürlüğü genişletilmiş; bununla bağlantılı olarak da hukuki yarar bulunmadan kısmi dava açma imkanı sınırlandırılmakla birlikte, tamamen kaldırılmamıştır.Zaman zaman, 6100 sayılı Kanun ile birlikte kabul edilen belirsiz alacak davası ile kısmi davaya ilişkin yeni düzenlemedeki sınırın tam olarak tespit edilemediği, birinin diğeri yerine kullanıldığı görülmektedir. Oysa bu iki davanın amacı ve niteliği ayrıdır. Alacak, belirli veya belirlenebilir ise, belirsiz alacak davası açılamaz; ancak şartları varsa kısmi dava açılması mümkündür. Kanun'un kısmi dava açma imkanını sınırlamakla birlikte tamamen ortadan kaldırmadığı da gözetildiğinde, belirli alacaklar için, belirsiz alacak davası açılamasa da, şartları oluştuğunda ve hukuki yarar bulunduğunda kısmi dava açılması mümkündür. Aksi halde, sadece ya belirsiz alacak davası açma veya belirli tam alacak davası açma şeklinde iki imkandan sözedilebilir ki, o zaman da kısmi davaya ilişkin 6100 sayılı Kanun'un 109. maddesindeki hükmün fiilen uygulanması söz konusu olamayacaktır. Çünkü, belirsiz alacak davasında zaten belirsiz alacak davasının sağladığı imkanlardan yararlanarak dava açılabilecek; şayet alacak belirli ise de, o zaman sadece tam eda davası açılabilecektir. Oysa kanun koyucunun abesle iştigal etmeyeceği prensibi gereği, anılan maddeyle kısmi davaya ilişkin düzenleme yapıldığı düşünülerek ve Kanundaki sınırlamalara dikkat edilerek kısmi dava açılabilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi ve 4. Hukuk Dairesinin kararlarında vurgulandığı üzere, davacının tazminat davasını mahiyeti gereği belirsiz alacak davası olarak açılabileceği gibi davacı tarafça dava dilekçesinde davasının HMK'nun 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını beyan ettiği anlaşılmakla, davacının eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağına yönelik istinaf itirazının dinlenme olanağı bulunmamaktadır. (Emsal HGK'nun 01/03/2023 tarih, 2021/15(6)-192 E, 2023/157 K sayılı ilamı)Davalı tarafın hasarın teminat dışı kaldığına ilişkin istinaf itirazı değerlendirildiğinde; Kanunda aksi öngörülmedikçe kural olarak herkesin iddiasını ispatla yükümlü olup, HMK'nın 190. maddesi gereği, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı gibi davalı sigortacının, dava konusu kazanın ihbar edildiği şekilde yapılmayıp hasarın teminat dışı kaldığını TTK'nun 1409/(2). maddesi hükmü gereğince ispat edemediği anlaşılmakla davalı sigorta vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.Hal böyle olunca, mahkemece davalının hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, sigortalı araçta meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 2.192,81 TL harçtan peşin alınan 549,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.643,81 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 25/06/2026Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -