Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan araç hasarı tazminatı davasında ilk derece mahkemesinin kabul kararının sigorta şirketi tarafından istinaf incelemesi.
Özet: Kasko sigortası kapsamında teminat altında olan bir aracın, damperinin devrilmesi sonucu hasara uğraması üzerine açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak aracın 155.000 TL pert total zarara uğradığını tespit ederek bu bedelin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar vermiş; davalı sigorta şirketi ise davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, ikinci ıslahın hukuka aykırı olduğu, zamanaşımı, zarara kendilerinin sebebiyet vermediği, ödeme tekliflerinin davacı tarafından reddedildiği, bilirkişi raporunun hatalı olduğu ve faiz başlangıç tarihinin yanlış olduğu gerekçeleriyle karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1347 Esas 2026/925 Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1347
KARAR NO : 2026/925
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/06/2024
NUMARASI : 2023/225 Esas 2024/366 Karar
DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/03/2023
KARAR TARİHİ : 13/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2026
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, aracın damper üzerinde yüklü mısır sılaçlarının boşaltımı sırasında araç damperi yana devrilmesi sonucu hasara uğradığını, davalı tarafından aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin düşük olarak belirlendiğini, müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin aracı tamir ettirmek zorunda kaldığını belirterek şimdilik 10,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tespit dosya masraflarının yargılama gideri olarak kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini 135.000,00 TL'ye artırarak kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini istemiş, daha sonra ise maddi tazminat talebini toplam 155.000,00 TL olarak ıslah etmek suretiyle anılan bedelin 18.10/2021 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, talebin fahiş olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, 220.000,00 TL rayiç bedel teklifinin davacı tarafından kabul edilmediğini, tespit masraflarının müvekkilinden istenemeyeceğini, davacının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan ve belirsiz alacak şeklinde açılmış maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, olay tarihi olan 01/09/2021 günü sürücü dava dışı ... sevk ve idaresindeki aracın maddi hasarlı ve tek taraflı trafik kazası yaptığı, aracın hasarlandığı, aracın işleteninin davacı olduğu aracın genişletilmiş kasko sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığı, aracın noter satış senedi ile 125.000,00 TL'ye satışının yapıldığı, buna göre kaza tarihinde aracın hasarsız bedelinin 280.000,00 TL'den hasarlı vaziyetteki bedeli için noter satış bedeli olarak belirlenen 125.000,00 TL'nin sovtaj bedeli olarak kabulü halinde pert total işlemi ile zarar miktarının 155.000,00 TL olacağının bilirkişi raporu ile belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam 155.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 18/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, alacak miktarı belirli olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davacının ikinci kez ıslah dilekçesi sunduğunu, hukuka aykırı olarak sunulan 2. dilekçe için mahkemeye sunulan itirazlarının dikkate alınmadığını, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle reddi gerektiğini, müvekkili şirketçe dava açılmasına sebebiyet verilmediğini, davacı tarafın eldeki davayı kötü niyetli olarak haksız ve hukuka aykırı şekilde açtığını, müvekkili şirketçe söz konusu hasar nedeniyle sigortalısına ödeme yapmaya ilişkin tüm çabaları davacı sigortalının ödemeyi kabul etmemesi nedeniyle sonuçsuz kaldığını, müvekkili şirketçe davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, bu nedenle talebin tümden reddi gerektiğini, davacının ıslah dilekçesi dayanağı bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, mahkemece bu itirazlarının karşılanmadığını, hukuki dinlenilme haklarının yok sayıldığını, müvekkili şirketin ödeme niyeti olmasına rağmen ödeme kabul edilmediğinden müvekkili şirketin temerrütünden bahsedilemeyeceğini, kararın bu yönden de hatalı bulunduğunu, davacı tarafça Gölbaşı Sulh Hukuk mahkemesi'nin 2021/55 d. iş sayılı dosyası ile açılan tespit davasında yapılan masrafın yargılama gideri olarak kabul edilemeyeceğini, davacının faiz taleplerine ilişkin itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı olarak uygulandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı yan kasko sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, zarardan davalının sorumlu olduğunu, davalının aracın ikinci el rayiç değerini eksik tespit ettiğini, davalının ödeme yapmadığını iddia etmiş, davalı yan ise belirlenen rayiç değerin davacı tarafından kabul edilmediğini, davacının kendisinden talepte bulunamayacağını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişiden alınan ikinci rapor hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlenen şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu pert olduğu, zarar bedelinin davalı tarafından ödenmediği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, kasko sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu uğradığı hasar miktarı, aracın pert olması nedeniyle davacının davalıdan talep edebileceği tazminat miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davalı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde; 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesinde, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir.
Davalı sigortalı araçta meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğunu, aracın rayiç değerinde tarafların anlaşamadığını ileri sürmesi karşısında somut olayda üzerinde durulması gereken husus kaza tarihinde aracın rayiç değeri, sovtaj değeri, araçtaki hasar miktarı, aracın pert olması nedeniyle davacının zarar miktarıdır.
Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/55 D. İş sayılı dosyasında, makine mühendisi ve fen bilirkişi heyetinden alınan tespit raporunda, araçta 91.718,03 TL + kdv hasar oluştuğu, aracın kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri 240.000,00 TL, sovtaj değeri 145.000,00 TL olup, araca pert işleminin uygulanmasının uygun bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Yargılama aşamasında makine mühendisi ve sigortacı bilirkişi heyetinden alınan birinci kök raporda, hasarın poliçe teminatında olduğu, araca ilişkin düzenlenen faturanın kazayla uyumlu bulunduğu, aracın rayiç değerinin 240.000,00 TL olup, sovtajın 125.000,00 TL'ye satıldığı, araç pert total olup, davacının 115.000,00 TL zararı davalıdan talep edebileceği tespit edilmiş, itiraz üzerine alınan ek raporda ise, aracın rayiç değerinin 280.000,00 TL, sovtajın 125.000,00 TL olduğu, davacı zararının 155.000,00 TL bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Makine mühendisinden alınan ikinci bilirkişi raporunda da, aracın rayiç değerinin 280.000,00 TL, sovtajın 125.000,00 TL olduğu, davacı zararının 155.000,00 TL bulunduğu tespit edilmiştir.
Alınan ikinci bilirkişi raporu ile birinci bilirkişi ek raporu uyumlu nitelikte olup, davacının davalıdan talep edebileceği zarar miktarı tespit edilmiştir. İkinci rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gibi dosya içerisinde yer alan diğer bilgi ve belgelerle de uyumlu niteliktedir.
Hal böyle olunca, mahkemece ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli ikinci bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, işbu dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, davacının dava tarihi itibarıyla zarar miktarının belirsiz olması karşısında belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşıldığı gibi, belirsiz alacak davasında HMK'nun 107/2. maddesi uyarınca davacının bedel artırım talebinde bulunma hakkı olduğu gibi, HMK'nun 176 vd. maddesi uyarınca ıslah hakkı da bulunmakta olup, mahkemece davacı yanın bedel artırım talebi ve ıslah talebi gözetilerek hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Davacı tarafından işbu dava tarihinden önce Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/55 D. İş sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunulmuş olup, tespit dosyasında yapılan masrafların davanın kabulü kararıyla birlikte yargılama gideri olarak hüküm altına alınması isabetlidir.
Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazı incelendiğinde, kaza tarihi 01/09/2021 olup, ihbar + 45 günün sonunda davalı temerrüte düşecektir. Mahkemece de, anılan süreler gözetilerek davalının temerrüt tarihi olan 18/10/2021 tarihi faiz başlangıç tarihi olarak esas alınmıştır.
Davalı vekilinin zaman aşımına yönelik istinaf itirazına gelindiğinde, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davalar, TTK'nun 1420/1. maddesi gereğince iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Nitekim, zamanaşımı süresinin iki yıl olduğuna ilişkin bu düzenlemeye, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.10. maddesinde de aynen ve açıkça yer verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen kasko poliçesi uyarınca davacının aracı kasko poliçesi teminatı altında olup, zarara konu olay 01/09/2021 tarihinde meydana gelmiştir.
Davacının kasko sigorta tazminatı talebi, KTK'nun 109/2. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, eldeki davada uzamış ceza davası zamanaşımı süresi uygulanamayacaktır. Bir başka anlatımla, somut olayda dava zamanaşımı süresi alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıldır.
TTK'nun 1446/1. maddesinde sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildireceği hükme bağlanmıştır. Kasko sigortası genel şartları B.1. maddesinde ise sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi halinde rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde sigortacıya bildirim yapmakla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Sigorta ettirenin ihbar yükümlülüğüne ilişkin yasada açık bir süre belirlenmeyip gecikmeksizin bildirim yapma yükümlülüğü düzenlenmişken kasko sigortası genel şartlarında bu süre açıkça en geç 5 iş günü olarak hükme bağlanmıştır. Bu durumda somut olayın özelliğine göre sigorta ettirenin lehine olan en geç 5 iş günü ihbar süresinin tazminat alacağının muacceliyeti ve bu kapsamda zamanaşımı süresinin değerlendirilmesinde gözetilmesi gerekecektir.
TTK'nun 1427. maddesinde ise sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiş, aynı maddenin 4. bendinde borç muaccel olunca sigortacının ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceği belirtilmiştir (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 13/11/2017 tarih 2016/19039 Esas 2017/10425 Karar, 01/03/2018 tarih 2017/1161 Esas 2018/1453 Karar).
Somut olayda kaza tarihi 01/09/2021 ile dava tarihi 27/03/2023 tarihi arasında 2 yıllık zaman aşımı süresi dolmadığı ve belirsiz alacak davası açılmakla tüm tazminat yönünden zamanaşımı kesilmiştir. Bu durumda mahkemece, zaman aşımı süresinin dolmadığı gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 10.588,05 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.647,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.941,04 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 13/07/2026
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.