Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinde incelenen trafik kazası kaynaklı cismani zarar ve sürekli iş göremezlik tazminatı istinaf davasında maluliyet raporuna ve kusur oranlarına itiraz kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 22.09.2022 tarihinde sigortalı bir aracın yayaya çarparak ve üzerinden geçerek küçük bir çocuğun ağır yaralanmasına neden olduğu trafik kazası sonucu açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin sigortalı sürücüyü %30 kusurlu bulup, %7 maluliyeti tespit edilen çocuğa 270.049,15 TL sürekli iş göremezlik ile 1.941,30 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 271.990,45 TL tazminat ve yasal faiz ödenmesine hükmetmesine karşı davalı sigorta şirketinin maluliyet raporunun hatalı olduğunu ve hesaplamaların yanlış yapıldığını iddia ederek yaptığı istinaf başvurusunu incelemektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/153 - 2026/1114
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/153
KARAR NO : 2026/1114
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20.11.2024
NUMARASI : 2023/374 Esas 2024/761 Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ : 18.06.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 18.06.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 22.09.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olup... idaresindeki ... plakalı aracın yaya konumundaki davacı küçük...’a çarptığını, ne olduğunu anlamadığı gerekçesiyle araçla geri gelerek davacının aracın altında ezilmesine sebebiyet verdiğini, kaza nedeniyle davacının ağır şekilde yaralandığını, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporda özür oranının % 9 olduğu, iyileşme süresinin 6 ay olduğu ve 3 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirtildiğini, davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri ile 100,00 TL adli tıp muayene ücreti alacağının temerrüt tarihi olan 04.05.2023 tarihinden itibaren avans yada yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 270.049,15 TL, bakıcı gideri talebini 1.941,30 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, davacının maluliyetine ilişkin olarak Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, ibraz edilen maluliyete ilişkin raporu kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, kaza ile ilgili kaza tespit tutanağı düzenlenmediğini, kusura ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını istediklerini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, davacı çocuk olup geçici iş göremezlik tazminatı talebinin haksız olduğunu, faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin kabul edilebileceğini ve uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkin olduğu, 22.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğu, davacı küçük...'ın ebeveyninin % 70 oranında kusurlu olduğu, davacı hakkında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından ÇÖZGER hükümleri ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 15.01.2024 tarihli raporda özür oranının % 7 olduğu, erişkin olması halinde 2 ay iş göremez halde kalacağı, 1 ay bakıcı ihtiyacının bulunduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 19.07.2024 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalara göre davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine, davacının adli tıp gideri talebinin yargılama gideri olarak dikkate alınmasına, davacının daimi iş gücü kaybı ve bakım giderine yönelik taleplerinin kabulüne, 270.049,15 TL daimi iş göremezlik zararı, 1.941,30 TL bakım gideri tazminatı olmak üzere toplam 271.990,45 TL'nin temerrüt tarihi olan 11.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvuru yapılmış, davacının istinaf peşin karar ve ilam harcını yatırmaması nedeniyle muhtıra tebliğ edilmiş ancak süresi içerisinde harcın yatırılmaması nedeniyle istinaf başvurusunun reddine dair ek karar verilmiş, ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılamamıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece davacının maluliyeti yönünden hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olup davacının kaza nedeniyle maluliyeti bulunmadığını, skar izine konu maluliyet oranı verilmesi için vücut yüzey alanının %1'in üstünde olması gerektiğini, ancak davacının meydana gelen skar izinin bu oranın çok altında olduğunu, ayrıca raporda plastik cerrahi uzmanı bulunmadığını, davacının 5 yaşında olup yaşı nazara alındığında iyileşmesinin nazara alınması gerektiğini, Adli Tıp Kurumundan maluliyete ilişkin rapor alınması gerektiğini, Adli tıp kurumu rapor ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasının haksız olup davacının talebi üzerine haricen rapor alındığını, raporun yargılamaya elverişli olmadığını ve poliçe teminatlarında bu ücret için teminat verilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda teknik faiz nazara alınmadan hesaplama yapılmasını kabul etmediklerini, teknik faiz yöntemine göre yeniden bir hesap raporu alınmasını talep ettiklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın yaya konumundaki davacıya çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinin kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvurusun 24.01.2025 tarihli ek- kararla yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, yargılama sırasında davacının maluliyetine ilişkin olarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 14. maddesi hükmü uyarınca Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesinin uygun olduğu kanaati ile anılan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği belirtilen 15.01.2024 tarihli raporda, şahıstaki skar dokusu için Deri Bölümü-Deri Tümörleri/Hipertrofik skar ve Keloid Madde 1'e göre kişinin özür oranını % 5, şahıstaki burun eğriliği için KBB bölümü, Yüz/Sınıf 1 yüzdeki anormallik daha çok cilt yapısındaki bozukluklar ve dış görünümle sınırlı/Edinsel nedenlerle fiziksel görümünü bozan burun eğriliğine göre kişinin özür oranının % 2 olup oranlar Balthazard formulü ile birleştirildiğinde kişinin engel oranının % 7 olduğu, erişkin olması halinde 2 ay süre ile iş göremez halde kalacağı, 1 ay başkasının yardımına ihtiyaç duyacağının belirtildiği, mahkemece bu rapor esas alınarak yargılama sürdürüldüğü anlaşılmıştır.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. 2022/9633 K. )
Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde; Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmelik'in 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda Yönetmelik'in EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmelik'in amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK'nın 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan raporda Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 14. maddesi hükmü uyarınca Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesinin uygun olduğu kanaati ile maluliyet oranı belirlenmiş ise de 20.02.2019 tarihinden sonraki kazalarda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre sürekli iş göremezlik oranı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.(Yargıtay 4. HD'nin 10.03.203 tarih ve 2023/3420 E. - 2023/10672 K. )
Bu durumda açıklandığı üzere kaza tarihi olan 22.09.2022 tarihi itibariyle Yargıtay uygulamasına göre Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanmakta olup hükme esas alınan maluliyet raporunda kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken anılan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet değerlendirmesi yapılmadığının anlaşılması karşısında, söz konusu rapor maluliyet oranı tespitine elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersiz olup, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.
Mahkemece davacının maluliyet oranının tespiti için tüm tedavi evraklarının getirilip son durumunun değerlendirilmesi ve gerekli muayeneleri yapılmak suretiyle Adli Tıp Kurumuundan davacının mevcut yaralanmasına göre davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek içerisinde cildiye/plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve varsa oranı, iyileşme süresi, bakıcı ihtiyacı olup olmadığı ve süresi konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran açıklamalı maluliyet raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,
3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
5-Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/84348 esasına yatırılan 510.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.