Orman vasfı tartışmalı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla tescil talebine karşı Hazine ve Orman İdaresinin mülkiyet uyuşmazlığına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir davada, davacı, İzmirde yaklaşık 6.000 metrekarelik bir taşınmazın satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle adına tescilini talep etmiş, davalılar Hazine ve Orman İdaresi ise taşınmazın orman niteliğinde olduğunu ve zilyetlikle iktisabın mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiş, ancak ilk derece mahkemesi taşınmazın orman vasfında olmadığına, uzun süredir tarımsal amaçlı kullanıldığına ve zilyetlik şartlarının oluştuğuna karar vererek tescil talebini kabul etmiş, bu karar bölge adliye mahkemesince de davalıların istinaf başvuruları reddedilerek onanmış; davalılar ise eksik inceleme, orman vasfının yeterince belirlenmemesi ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçeleriyle temyiz yoluna gitmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/787 E., 2024/1880 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2019/586 E., 2022/303 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; İzmir ili .... ilçesi ... Mahallesinde bulunan sınırları bildirilen yaklaşık 6.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, yörede 1969 yılında kadastro tespit çalışmaları yapıldığını, dava konusu taşınmazın tespit harici bırakıldığını, taşınmazın güney doğusunda Devlet ormanı bulunduğunu, ormanların Anayasal koruma altında olduğunu ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1953 yılında orman tahdidi, 1993 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulama çalışmasının yapılarak kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın mahallinde yapılacak keşif neticesinde kesinleşen orman tahdit hattı içinde kaldığının belirlenmesi halinde davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini ve Devlet ormanlarının özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın müvekkili idareye yöneltilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, süresinde açılmadığını, davacı tarafından dava konusu taşınmazın aralıksız ve fasılasız olarak kullanıldığına ilişkin herhangi bir delilin sunulmadığını, satış senedinin hukuken bir anlamı bulunmadığını, bu nedenle kabul etmediklerini belirterek, davanın öncelikle usulden, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.4. Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, davanın öncelikle usulden, İlk Derece Mahkemesinin aksi kanaatte olması halinde ise esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, 1953 yılından itibaren imar ve ihyasının tamamlandığı, tarımsal amaçlı tarla olarak kullanıldığı, taşınmaz üzerine 1960 yılından sonra asma omçaları dikilerek 1980 yılına kadar üzüm bağı, 1980 yılından dava tarihine kadar üzüm bağı ve kiraz bahçesi olarak kesintisiz olarak kullanıldığı ve davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 24.01.2022 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 5.849,28 m²lik taşınmazın tarla vasfıyla en son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı lehine mülkiyet edinme şartlarının gerçekleştiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerinin cevaplandırılmadığını, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulduğunu, dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisap edilemeyeceği hususunun fotoğraflar ile ortaya konulduğu halde İlk Derece Mahkemesince dikkate alınmadığını ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla tescil şartlarının oluşmadığını belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında yapılan orman araştırmasının yetersiz olduğunu, taşınmazın orman ya da orman içi açıklık olup olmadığının belirlenmediğini, bilirkişi raporuyla %15-20 eğime sahip olduğu belirlenen dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 1/j maddesi kapsamı dışında orman sayılan yerlerden olduğunu, taşınmazın orman vasfında bulunduğu hususunun kesinleşen komisyon kararı ile de sabit olduğunu, taşınmaz üzerindeki orman örtüsünün yok edilmesinin taşınmazın orman vasfını ortadan kaldırmayacağını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla tescil koşullarının gerçekleşmediğini, dava konusu yerin tescil dışı bırakılmışsa da orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, Devlet ormanlarının özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.