Uygulama kadastrosu sırasında parsel yüzölçümündeki küçülmenin, ilk tapulama çalışmalarındaki yazım hatasından kaynaklandığı ve güncel kadastro ölçümlerinin doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddedilmesine dair istinaf kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Bu dava, tapuda kayıtlı yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçültülmesine itiraz eden davacının talebiyle ilgili olup, mahkemeler taşınmazın tapu kayıtlarına esas tesis kadastro çalışmalarında yüzölçümünün hatalı olarak yüksek yazıldığını, güncel uygulama kadastrosunun ise ilk doğru ölçümleri yansıttığını belirterek, yüzölçümü azalmasının ilk kayıttaki hatadan kaynaklandığına hükmetmiş ve davacının itirazını reddederek kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/103 E., 2025/88 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin Kadastro MahkemesiSAYISI : 2021/119 E., 2022/182 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 08... parsel sayılı 560,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 08... parsel numarasıyla ve 294,88 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü belirterek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Bilirkişi kurulu raporundan ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; dava konusu taşınmazın güney hududunda mevcut asfalt yolun sabit sınır kabul olunarak keşfen koordinatlandırılan ölçü değerlerinin, diğer hudutlar yönünden ise sabit sınır esasına göre belirlenebilecek bir sınır hattının bulunmadığı gözetilerek tapulama çalışmalarına ilişkin takeometrik ölçü karnelerindeki değerlerin sayısallaştırılmak suretiyle, güncelleme kadastrosuna ilişkin ölçü değerleriyle karşılaştırılması neticesinde yapılan güncelleme kadastro çalışmasının doğru olduğu, herhangi bir hataya rastlanmadığı anlaşıldığı, parsel yüzölçümünde meydana gelen azalmanın ise esasen parsele ait tesis tapulama alanı 280,00 metrekare iken hataen tapulama tutanağına ve tapu kütüğüne 560,00 metrekare olarak yazılmasından kaynaklandığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan tespit gibi tapu kütüğüne aktarılmasına karar verilmiştir.III. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "İlk Derece Mahkemesince getirtilen belgeler ve sonrasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda dava konusu parselin ilk tesis kadastrosu takeometrik ölçü değerlerinde pafta ve zemine aynen uyulduğu, yüzölçümü hesap karnesinde ise, parselin yüzölçümünnün thomson yöntemine göre 280,00 metrekare şeklinde doğru hesaplanmasına rağmen kesin yüzölçümünün hatalı olarak 560,00 metrekare olarak yazıldığı, böylece yüzölçümünün tutanak, askı cetveli ve tapu kütüğne hatalı olarak geçtiği, dava konusu taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalmanın bundan kaynaklandığı, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uygulama çalışmalarında ise sınırlandırmasının ve ölçüsünün doğru yapıldığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.