Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, tanınmış OGS markasıyla iltibas oluşturduğu iddia edilen yeni bir marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı gerekçesiyle tescil kararı iptali ve hükümsüzlüğü davası.
Özet: Davacı kurum, kamuoyunca tanınan ve belirli hizmet sınıflarında tescilli olan kendi seri markalarıyla görsel, anlamsal ve işitsel olarak karıştırılacak derecede benzer olduğunu iddia ettiği davalı şahsın marka başvurusuna yaptığı itirazın marka kurumu tarafından kısmen reddedilmesi üzerine, bu kararın iptali ile söz konusu başvuru markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talebiyle dava açmış, davalı markasının tescilinin kendi tanınmışlığını ve haklı kullanımını olumsuz etkileyeceğini, iltibasa yol açarak haksız kazanç sağlayacağını ve kötü niyetli olduğunu öne sürmüştür.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/56 Esas - 2025/259
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2024/56 KARAR NO : 2025/259DAVA : Marka ... Kararı İptali- HükümsüzlükDAVA TARİHİ : 08/02/2024KARAR TARİHİ : 02/07/2025 Yazıldığı Tarih : 16/07/2025İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: “Davacının 35/36/39. sınıflarda tescilli ve tanınmış markası olan ... esas unsurlu seri markaları ile Davalı şahıs adına 35/36/39/43. sınıflarda tescil edilmek istenen ... sayılı ... markasının anlamsal, görsel ve işitsel anlamda iltibasa neden olacak derecede benzer olduğu halde, Davalın kurumca başvuruya itirazlarının reddine karar verildiği; Başvuru markasında da esas ve baskın unsurunun "..." kısaltması olduğu; "..." kelimeleri gözle görülemeyecek kadar küçük yazıldığı ve aynı ve ilişkili sınıflarda tescil edildiği; alıcıların, davalı başvurusuna konusu olan işaretin davacının seri markalarından biri olduğu izlenimine kapılacağı; "... (...), ....geçişlerinde ödemenin pasif .... teknolojisi kullanılarak gerçekleştirildiği Türkiye'de 17.09.2012’de kullanılmaya başlanan bir ücretlendirme sistemi olduğu; ücret toplama işlevi gişelerde yer alan antenler aracılığı ile araç üzerindeki etiketin algılanması ve bu etiket ile ilişkilendirilmiş hesaptan tahsil edilmesi esasına dayandığı; gişelerde ödeme yapmak için duraksamadan hızlı bir geçiş sağladığı; gişelerden geçen aracın dört farklı açıdan görüntüsünü çekerek sınıf ve plakasını tespit eden akıllı kameralar kullanıldığı; .... kısaltması ... ibaresinin kullanımı ve hizmeti için devlet eliyle yetkili kılınan tek kurumun Davacı olduğu; bu uygulamanın tüm sürücü ve hatta vatandaşlar tarafından bilindiği; başvuru markasının tescilinin, Davacının ... ibareli ticaret markasının tanınmışlığını ve haklı kullanımını olumsuz yönde etkileyeceği ve iltibas neticesinde haksız kazanç sağlamasına vesile olacağı; Başvuru sahibinin markayı Davacı ile aynı sektörde ve haksız bir şekilde kullanmak istediği, Davacı markasının aynı sektörde tanınan bir marka olması nedeniyle, söz konusu markanın doğrudan Davacıyı andıracağı ve seri markası olarak anlaşılacağı; Davalının "..." ibareli benzerlik/aynılık teşkil edecek düzeyde başka marka başvurularının da bulunduğu; tanınmış ... markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ve halk nezdinde iltibas ve haksız rekabet oluşturabilecek ... ibaresinin tescili talebinin kötüniyetli olduğu” öne sürülerek; ... ve Marka Kurumunun ... sayılı ... Kararının İptali ile ... başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talep edilmiştir.SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası (başvurunun kabul edilen kısımları açısından) ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/4-5 maddesine göre tanınmışlık , SMK 6/6 maddesine göre isim ve diğer fikri hak , SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ... ... sayılı ... Kararının bu davanın tarafları açısından iptali gerekip gerekmediği, davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği, noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 20/01/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 08/02/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ..... ŞİRKETİ TARAFINDAN YAPILAN İTİRAZ;... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun .... sayılı "... ...", "... ", "... " ibareli markalar ile karıştırılma ihtimalİ ve aşağıda açıklanan diğer gerekçelerle 6769 s. SMK'nın6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ve bilgileri yukarıda verilen markanın benzer oldukları ve kısmen aynı/aynı tür/ilişkili malları/hizmetleri kapsadıkları ve ilgili durumun ... kararında da tespit edilmiş olduğu görülmüş ve ancak başvurunun eşya listesinde kalan mallar/hizmetler açısından karıştırılma ihtimali oluşmayacağı kanaatine varıldığından 6769 s. SMK 6/1 maddesi çerçevesinde başvurunun tümden reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz reddedilmiştir. Bu çerçevede yapılan değerlendirme neticesinde başvuruya konu "... ..." markasının başvurunun eşya listesinde yer alan mallar ve hizmetler açısından 6769 s. SMK'nın 6/III maddesinde tanımlanan ve reddini gerektirecek düzeyde itiraz sahibi lehine hak sahipliği doğuracak nitelikte tescil başvurusundan önce Türkiye?de markasal olarak aktif ve yoğun kullanımının ispatlanamadığı kanaatine varılmış olduğundan bu yöndeki iddianın da reddi gerekmiştir. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/IV ve 6/V maddeleri hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz da haklı görülmemiştir. Diğer taraftan yine 6769 s. SMK 6/VI maddesi "Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. " hükmüne amir olup, itiraz dilekçesinde sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde bu yöndeki iddia da yerinde görülmemiştir. İtiraz sahibinin, markaların benzer olduğu iddiasının ötesinde, kötü niyet hususunu ispatlar nitelikte herhangi bir kanıt sunmaması dikkate alındığında ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığından kötü niyet gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır. Son olarak, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi de haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle, işbu itirazın reddi gerekmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) .... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ;Paris sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları .... ...+ ... ....Bilirkişi heyetinden alınan 15/04/2025 tarihli raporda ÖZETLE; "(1) SMK 6/1 kapsamında, ... sayılı, esas unsuru “...” ibaresi olan “... ...” ibareli başvuru markasının, Davacının itiraza ve davaya mesnet gösterdiği .... sayılı “... ”, “.... sayılı “... ” ve “.... sayılı “... Kurumsal” markalarıyla bütünsel genel izlenimde görsel ve işitsel olarak yüksek düzeyde benzerlik taşıdığı; ancak, başvuru markasının başvuru markasının tesciline karar verilen “43.sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri”nin, Davacı markalarının kapsadığı 9, 35, 36 ve 39. sınıflara konu hizmetler ile aynı/aynı tür/veya benzer değil, farklı mal ve hizmet niteliği taşıdığından iltibas olasılığının bulunmadığı;(2) SMK 6/3 ve 6/6 kapsamında, dosya münderecatında, davaya konu marka başvurusunun yapıldığı 01.06.2022 tarihinden önce, Davacı tarafından, başvuru markasının da esas unsurunu oluşturan ... ibaresini ihtiva eden bir ...., Isim altında başvuru markasının tesciline karar verilen 43. sınıf hizmetler veya benzer nitelikte bir mal veya hizmetin fiilen tanıtılıp sunulduğuna dair hiçbir iddia veya delile rastlanmadığı;(3) SMK 6/4 ve 6/5 kapsamında, itiraz veya dava aşamasında, dava konusu markasının başvuru tarihi itibarıyla Davacının “...” ibareli herhangi bir markasının herhangi bir mal veya hizmet bakımından refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış bir marka” olduğunun ve başvuru markasının 43. sınıfta tescili ve kullanımı halinde SMK 6/5’de düzenlenen Davalının haksız menfaat temin etmesi, Davacı markalarının itibarına veya ayırt edici karakterine zarar verilmesi sonuçlarından birinin doğabileceğinin somut olgu veya delillerle ortaya konulamadığı;(4) SMK 6/9 kapsamında, Davacının kötüniyet itirazına ilişkin iddia ve delilleri ile tespitlerimizin yukarıda ( "Davalının “....” ibareli başvuru markasında, Davacının “...” ibareli markalarıyla iltibas yaratarak haksız menfaat temin etmek niyetiyle marka örneği, mal ve hizmet seçiminde bulunduğunun veya bu başvurunun markayı işlevine aykırı olarak markayı gerçekte kullanmayıp yedeklemek, marka ticareti yapmak veya şantaja yönelik veyahut davacının marka tescil ve kullanımlarını engellemek amacının güdüldüğünün somut olgu ve delillerle ispatlanıp ispatlanamadığının takdiri gerekmektedir. " şeklinde ) belirtildiği;" şeklinde ifade edilmiştir.Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının ".... " ibareli marka başvurusu ile davacının " .... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;Diğer yönden dava konusu başvuru markasının kapsamında bırakılan 43/1 sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri". İle bilirkişi heyet raporunda sayfa 6-7 de karşılaştırma tablosunda görüleceği üzere davacının markasının kapsamındaki 35.nci sınıftaki 29 , 30 ve 32.nci sınıftaki malların satış hizmetleri arasında benzer/ilişkili ve bağlantılı emtialar olduğundan kısmen emtia benzerliği de gerçekleştiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen hizmetler açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi ".... " ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasındaki baskın ... ibaresindeki benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, bu hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında bu hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Bu emtialar açısından aksi yöndeki ... kararı yanlış olarak değerlendirildiği;( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih....sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.)Bunun dışında kalan emtilarda ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı;Diğer yönden ise ;Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı,Somut olayda SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( yani davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı başvurusu nedeniyle " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Ancak bu durumlar yukarıda açıklanan kısmi iltibası ortadan kaldıran sebepler oluşturmadığından dava kısmen kabul edilmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın KISMEN KABULÜNE,2-Dava konusu ...'in ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 43. Sınıftaki "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden ... kararının KISMEN İPTALİNE, markanın bu emtialar yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına,3-Diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE,4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 6-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,7-Davacının yaptığı; 8.000 TL bilirkişi ücreti, 1.810,00 TL tebligat gideri, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 10.237,60 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 5.118,80 TL nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 02/07/2025Katip ....E-imza Hakim .... E-imza