Danıştay 13. Daire, Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş. tarafından ihale yoluyla satışına itiraz edilen hurda malzemelerin harp sanayii kullanımına uygunluğu ve devri zorunluluğu konusundaki temyiz başvurusunu inceledi.
Özet: Davacı bir şirket, kamu kurumlarına ait hurda metal, ahşap, plastik ve elektronik malzemelerin açık teklif usulüyle satışına yönelik ihalenin iptali talebiyle açtığı davada, 3284 sayılı Kanun kapsamında harp sanayisinde kullanılacak maden hurdalarının kendine devredilmesi gerektiğini savunmuş; ancak ilk derece mahkemesi, tartışma konusu malzemelerin niteliği itibarıyla doğrudan harp sanayisinde kullanıma uygun olmadığını ve davacının uzun süre almaması üzerine ihale ile satışında hukuka aykırılık bulunmadığına karar vererek davayı reddetmiştir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2025/488 E.  ,  2025/1536 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/488
Karar No:2025/1536
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : .... Endüstrisi A.Ş. (...)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Diyarbakır Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce 44 adet genel bütçe kapsamındaki kamu kurumunun deposunda yer alan hurda metal, ahşap, plastik, makine, elektronik vb. malzemenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle satışına yönelik 28/11/2024 tarihinde yapılacak ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen kararda; davalı idare tarafından, listede belirtilen idarelerin elektrik ve elektronik aksamlı malzemelerinin davacı şirket personeline 08-09-10/01/2024 tarihinde teslim edildiğine ilişkin teslim tesellüm tutanağı sunulduğu, metal malzemelerin 06-09-10-11-12/09/2024 tarihlerinde teslim alındığı ve geriye kalan hurda malzemelerin ise davacı şirketle yapılan yazışmalara ve 212 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliği'nde öngörülen beş aylık süreden çok daha fazla beklenilmesine rağmen davacı şirket tarafından teslim alınmaya gelinmemesi nedeniyle satışı için ilana çıkıldığının beyan edildiği; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden ise satışa konu malzemelerin, ahşap tabureler, berber koltukları, kuaför koltukları, okul sıraları, kanepeler, lazer yazıcılar, çalışma koltuğu, misafir koltuğu, dosya dolapları, makine halıları, oyun takımları (okey), sehpa, tava, tencere, kazan, yemek masaları, yemek sandalyeleri, yemek servis takımları, çay makineleri, ocak, kahve makineleri, blenderler, elektrikli tost makineleri, sosis pişirme makinaları, buzdolapları, bulaşık yıkama makineleri, limonata ve ayran makineleri, televizyonlar, uydu alıcıları, yazar kasalar, klima ve havalandırma sistemleri, sabit telefonlar, sabit kameralar, ahşap kütüphane, kitaplık, sabit hat, ekspresso makinası, dosya dolabı, derslik haritaları, yazı tahtaları, büro malzemeleri, ofset baskı makinaları, pvc pencere, pencere camları-korkulukları-körkasaları, pvc yağmur iniş-oluk borusu, kanal ızgaraları, ahşap kapılar, ütü masaları, çocuk oyuncak dolapları, boy aynaları, su sebilleri, ankastre ocakları, askılıklar, çamaşır makinaları, elektrik süpürgeleri, tablolar, projeksiyon cihazları, hoparlör, fotokopi makinaları, tüplü monitörler, ankesörlü telefonlar, vantilatörler gibi malzemelerin olduğunun görüldüğü,
7330 sayılı Kanun'un 4. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamındaki mal ve malzemelerin davacı şirketçe satın alınabileceği veya devralınabileceği açık olmakla birlikte, uyuşmazlık konusu malzemelerden davacı kurumun teslim aldıkları dışında geriye kalanların niteliği itibarıyla doğrudan (nitelikli bir ayrıştırma işlemine tabi tutulmadan) harp sanayisinde kullanımı mümkün olan malzemeler olmadığı, bu nedenle söz konusu malzemelerin 3284 sayılı Kanun kapsamında davacı kuruma devri zorunlu olan hurda malzeme niteliğinde sayılamayacağı gibi davacı kuruma birçok kez bu hususta bildirimde bulunulduğu halde anılan malzemelerin aradan geçen uzun zamana rağmen teslim alınmadığı, bu durumun da davalı idareyi bu malzemeleri belirsiz bir süre boyunca güvenli bir şekilde muhafaza etme yükümlülüğü ile karşı karşıya bıraktığının anlaşıldığı,
Bu itibarla, söz konusu mal ve malzemelerin davalı idarece ihale yoluyla satışında hukuki bir engel bulunmadığı ve dava konusu ihalenin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, maden hurdası ihtiva eden hurda malzemelerin ihale tarihinden önce Ocak ve Eylül aylarında idarelerine teslim edilmediği, teslim edilmiş olsaydı Kasım ayındaki ihaleye konu edilemeyeceği, maden hurdaları ihaleye konu edildiği için taraflarınca iptal davası açıldığı, Mahkeme kararının gerekçesinin tutarsız olduğu, dava konusunun maden hurdaları olup, bu hurdaların ... A.Ş. geri dönüşüm işletme müdürlüklerinde ayıklama ve ayrıştırmaya tabi tutularak, evsafına göre ... A.Ş. fabrikalarında eritilerek harp sanayisinde kullanılacak ham maddeye dönüştürüldüğü, zira 3284 sayılı Kanun'da da maden hurdalarının ... A.Ş.'ye devredileceği yönünde düzenleme yapıldığı, hurdanın ingot çelik halinde olması ile çamaşır makinesi yahut fırın halinde olması arasında Kanun nezdinde bir ayrım bulunmadığı, dolayısı ile Mahkemenin bu gerekçesinin de yasal dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 14/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.