Üste fiilen taarruz suçunda verilen mahkumiyet hükmünde, HAGB sonrası zamanaşımı iddiasına dayalı kanun yararına bozma talebinin 5252 sayılı Kanunun 9/4 maddesi gereğince reddi.
Özet: Üste fiilen taarruz suçundan 2002’de mahkum olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrasında yeni suç işlemesi nedeniyle 2025’te idari para cezasına çarptırılan hükümlü hakkında, Adalet Bakanlığı’nın zamanaşımı gerekçesiyle yaptığı kanun yararına bozma talebi, kesinleşmiş hükümlerde lehe kanun uygulaması yargılamaları bakımından dava zamanaşımı hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
7. Ceza Dairesi         2025/6613 E.  ,  2026/7831 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/481 E., 2025/87 K.
SUÇ : Üste fiilen taarruz
SUÇ TARİHLERİ : 25.11.2001
İNCELEME KONUSU
HÜKÜM : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili hükmün kanun yararına bozulması
Üste fiilen taarruz suçundan hükümlü ...'un 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 91/1, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 51... /1 maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ağrı 12. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 31.12.2002 tarihli ve 2002/935 Esas, 2002/981 Karar sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7/2 maddesi gereğince adı geçen hükümlü yararına olan ve hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi uyarınca yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, hükümlü hakkında Ağrı 12. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 29.05.2008 tarihli ve 2002/935 Esas, 2008/554 Karar sayılı duruşmasız işlere dair kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 12.03.2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip, hükümlünün denetim süresi içerisinde 12.02.2010 tarihinde işlediği
kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ilişkin Erzurum 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 12.10.2016 tarihli ve 2015/1778 Esas ve 2016/1128 Karar sayılı kararının hükümlü temyizi üzerine onanmasına dair Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 21.10.2019 tarihli 2019/29792 Esas, 2019/13124 Karar sayılı ilamına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.11.2021 tarihli ve 2020/19-246 Esas, 2021/592 Karar sayılı kararı ile onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına müteakip, yeniden yapılan yargılama sonucunda hükümlünün üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 91/1, 647 sayılı Kanun'un 51/son, 59... /1. maddeleri gereğince 25,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ağrı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2025 tarihli ve 2023/481 Esas, 2025/87 Karar sayılı hükmünün, kanun yolu incelemesinden geçmeksizin 26.03.2025 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 94660652-105-04-18181-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.12.2025 tarihli ve KYB-2025/144246 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.12.2025 tarihli ve KYB-2025/144246 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre,
Sanığın eylemine uyan anılan suçun kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre suç tarihi itibariyle sanık lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince 5 yıl olağan, 7 yıl 6 ay olağanüstü zamanaşımı süresine tâbi olduğu, suçun 25.11.2001 tarihinde işlendiği, sanık hakkında verilen 29.05.2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 12.03.2009 tarihinde kesinleşmesi ile 5 yıllık denetim süresinin başladığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesinin son cümlesi gereğince dava zamanaşımının durduğu, ancak sanığın denetim süresi içinde 12.02.2010 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediği ve bu suça ilişkin mahkûmiyet hükmünün de kesinleşmiş olması karşısında, suç tarihi olan 25.11.2001 gününden hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 05.02.2025 tarihine kadar geçen 23... ay 10 günden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 12.03.2009 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun suç tarihi olan 12.02.2010 tarihleri arasında geçen 11 aylık durma süresi çıkarıldığında olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un "Lehe hükümlerin uygulanmasında usul" kenar başlıklı 9/4. maddesinde yer alan; "Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında; kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilemeyeceğinden talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.