Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen marka tecavüzü ve haksız rekabet davasında, tescilli bileklik markasının taklidiyle oluşan itibar ve kazanç kaybının tespiti, durdurulması ve maddi/manevi tazminat talebi.
Özet: Davacı, kendi markası altında geliştirdiği ve çevrimiçi platformlarda yüksek satış başarısı yakaladığı ürünlerin tasarımlarına ve markasına davalı tarafından tecavüz edildiğini iddia etmektedir. Davalı, önce markasız, sonra kendi markasıyla davacının ürünlerini taklit ederek haksız rekabet yarattığını, bu durumun davacının itibarını zedeleyip ciddi kazanç kaybına neden olduğunu belirtmiştir. Bu sebeple davacı, marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ödenmesi, taklit ürünlere el konularak imha edilmesi ve üretimin durdurulmasını talep etmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/360 Esas - 2025/277
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2023/360 KARAR NO : 2025/277DAVA : Marka Tecavüzünün Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi , Sonuçlarının Ortadan Kaldırılması ,TazminatDAVA TARİHİ : 27/07/2023KARAR TARİHİ : 07/07/2025 Yazım Tarihi: 15/07/2025İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin 15.02.2022 tarihinde şahıs şirketi kurduğunu, .... yerinde “...” isimli mağazasını açtığını, 2022 Mart ayında tasarlayıp ürettiği ürünlerin satışına başladığını, “...” markasını ... unsuru ile oluşturduğunu, Online Pazar yerlerinde ürünlerini satışa sunduğunu ve ... sitesinde en çok satanlar kategorisinde yer aldığını; hızlı satıcı başarılı satıcı unvanları verildiğini, davalının ...’da “...” adında mağaza açarak müvekkilinin tasarladığı iki adet bilekliği satışa sunduğunu, bu bilekliklerin müvekkil tarafından “... ..., Ağırlık bilekliği, destek bilekliği, ....” ve ... ... (2Adet) .... ” olduğunu bu bilekliklerin kadın ve erkek bileklik kategorisinde en çok satan ve en çok değerlendirilen ürünler olduğunu, davalının bu iki bilekliği aynı isimlerle ve aynı görsellerle satışa sunduğunu, davalının kısa yoldan haksız kazanç temini amacında olduğunu, Davalının satış aşamasında ... marka etiketli olan kendi ürünlerini sattığını, müşterilerin satıcısına dikkat etmeden sipariş verdikleri ürünlerin kalitesinden dolayı şikayetçi olduklarını ve bu durumun müvekkilinin itibarını zedelediğini, Davalının zaman içerisinde sadece ürünün adını ve fotoğrafını kullanmakla kalmayıp ürünü de taklit ettiğini, üründe ciddi hatalar yaparak müvekkilinin kazanç kaybına neden olduğunu, Müvekkilinin ve müşterilerin şikayeti üzerine ...’da davalının “...” mağazasının kapatıldığını, ancak davalının bir süre sonra “...” adı altında mağaza açarak müvekkilinin tasarladığı yukarıda anılan iki adet bilekliği üzerlerine “...” markasını bastırarark satışa sunduğunu, ürünlerin kalitesinin ve fiyatlarının daha düşük olduğunu, davalının düşük fiyatla ürün satmasından dolayı müvekkilinin de fiyat düşürerek zarar ettiğini, 120,00 TL civarında sattığı ürünü davalının haksız rekabeti nedeniyle bir yıl sonra 50,00 TL’ye satmak zorunda kaldığını, davalı haksız kazanç sağlarken müvekkilinin maddi/manevi zarara uğradığını, ...’a yaptıkları müracaattan netice alamadıklarını, bu nedenle markadaki ... unsurunda değişiklik yaparak 07.02.2023 tarihinde yeniden marka tescil başvurusu yaptıklarını, Çözüm sürecini hızlandırmak için davalıya ihtar göndererek marka ihlalinin durdurulmasını istediklerini, 07.02.2023 tarihli başvurularının 01.07.2023 tarihinde tescil edildiğini, bu tescili bildirerek trendyola şikayette bulunduklarını ve ... tarafından başvurularının kabul edildiğini 05.07.2023 tarihinden itibaren davalının davaya konu iki adet bilekliği satıştan kaldırdığını, Davalının elinde 70-80 bin adet bileklik bulunduğunu ve bu bileklikleri amazon, hepsiburada vb. sitelerde satışa sunduğunu, Müvekkilinin tescilden önce 2022 Mart ayında markayı kullanmaya başladığını, davalının ise 2022 Mart ayından belli bir süre sonra “...” mağazasında ve 2022 Aralık ayında ...’de tecavüze konu markalı ürünleri satışa sunduğunu, davalının ürünleri ilk satışa sunduğu tarihten itibaren tazminat hesabının gerektiğini ve bu tarihin mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, önceye dayalı bu kullanım tarihi dikkate alınmaz ise markanın ilk tescil tarihi olan 16.12.2022 tarihinden itibaren ve bu tarih de dikkate alınmaz ise ikinci markanın tescil tarihi olan 01.07.2023 tarihinin esas alınması gerektiğini, Müvekkilinin uğradığı zarar hesaplanırken sadece fiili kaybın değeri olarak değil yoksun kalınan kazancın da hesaplanması gerektiğini, davalının rekabeti olmasaydı elde edilecek kazanç ile davalının tecavüz nedeniyle elde ettiği kazancın yekün olarak hesaplanmasının zorunlu olduğunu, bu zararın kendilerince tespit edilemeyeceğini, trendyoldan istenecek bilgilerle belirlenebileceğini, bu nedenle belirsiz alacak olarak 1.000,00 TL tazminat talepleri bulunduğunu, Davalının haksız rekabeti ve markaya tecavüzü nedeniyle müvekkilinin itibar kaybına uğradığını, müşterilerinin yanıltıldığını ve bu nedenle 150.000,00 TL manevi tazminat talepleri bulunduğunu, beyanla davalının haksız rekabet ve markaya tecavüzünün tespiti ile durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının yaptığı satış miktarına göre hesaplanacak maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne, davalıya ait olan ve üzerinde markanın basılı olduğu ürünlere ve etiketlere el konularak dava sonunda davacıya verilmesine ya da imhasına, davalı tarafından markalı ürünlerin üretiminin durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. Davacı vekili 14/04/2025 Tarihli dilekçesinde ise " 17/03/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda hesaplanan maddi tazminat bedeli ... gelen ilgili beyannamelere göre 104.045,65 TL olarak belirlenmiştir. maddi tazminat talebimizin; 104.045,65 TL'ye çıkardığımızı bildirir, davamızın maddi tazminat (Harcını ikmal ettiğimiz/bedelini artırdığımız yukarıdaki bedel üzerinden) ve manevi tazminat (Dava dilekçemizde belirttiğimiz bedel üzerinden) açısından talep ettiğimiz rakamlar üzerinden kabulüne karar verilmesini" şeklinde bedel artırım talebinde bulunmuştur.SAVUNMA: Davalı Şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacının marka başvurularının 28. sınıfta olduğunu, ancak dava konusu edilen ağırlık destek bilekliklerinin 28. sınıfta yer almadığını; tekstil ürünü olarak 25. sınıfta yer aldığını, davacının tescili bulunmayan sınıf açısından SMK korumasından yararlanamayacağını, Davacı markalarının 12.01.2023 ve 13.03.2023 tarihlerinde bültende yayına çıktığını, bu tarihlerden önce korunamayacağını, mahkemece, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayınlanmasından önce karar verilemeyeceğini, Davacının, davalıya ait olmayan, başka mağazalardan alınmış etiketsiz, sökük, kalitesiz ürünleri görsel olarak ekleyerek, müvekkilin satıcı olduğu mağaza hakkında olumsuz yorumlar yaptığını ve yaptırdığını, müvekkilinin bunun üzerine ... ile iletişime geçtiğini, sipariş verenin üyeliğinin ... tarafından şüpheli görülerek yapılan satıcı değerlendirmesinin kaldırıldığını, davacı tarafın son derece kötüniyetli olduğunu, Müvekkilinin, davalı iddiasının aksine amazon online satış platformunda mağazası bulunmadığını, ... hızlı satıcı, başarılı satıcı ünvanları almanın çok zor olmadığını, bu durumun davacının sektörde öncü olduğunu göstermeye yetmeyeceğini, davacının 2022 yılında kurulmuş yeni bir firma olduğunu, Talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.) b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer aldığı;6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan);Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlarb) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;e) İş şartlarına uymamak;f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.; "hükmü yer almaktadır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın .... tescil sayılı marka hakkının davalı tarafça e ticaret ortamında satışa sunulduğu belirtilen ürünler dolayısıyla marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşup oluşmadığı, buna bağlı olarak tespit, durdurma, önleme, kaldırma, ilan, maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafın ;16.12.2022 başvuru ,26.05.2023 tescil tarihli ... sayılı "...+..." ibareli 28.nci sınıfta "Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar. Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları." emtialarını kapsar markası;07.02.2023 başvuru ,01.07.2023 tescil tarihli ... sayılı "...+... ..." 28.nci sınıfta " Yukarıdakilerle aynı." emtialarını kapsar markası; Dava tarihinde koruma altında oldukları, ... kayıtları ile tespit edilmiştir.Karşılıklı sunulan delil ve belgeler, celbedilen kayıtlar, Uyuşmazlık tespitinden sonra tahkikata geçilip teknik yönü nedeniyle bilirkişi raporu alınmıştır.24.09.2024 tarihli bilirkişi heyeti KÖK raporunda ÖZETLE; "DAVACININ DELİLLERİDavacı tarafından sunulan deliller arasında 25.04.2023 tarihinde davacı tarafça davalıya, iltibasın giderilmesi yönünde ihtarname çekildiği,2 adet CD içerisinde kayıtlı olan görüntülerde; 22.03.2023 tarihli sipariş bilgilerini içeren görüntüde göndericinin davalı ... ve alıcısının ... olduğu sipariş edilen ürünün ... ..., .... adlı ürün olduğu,... ekranından çekilen görüntülerde; Satıcısı ... olan “... ” tanımlı ürünün görselinin yer aldığı ürün üzerinde “... ...” yazılı olduğu ve fiyatının 90,00 TL olduğu,Bir başka görüntüde; Satıcısı ... olan “... ” tanımlı ürünün görselinin yer aldığı ürün üzerinde “... ...” yazılı olduğu ve fiyatının 81,00 TL olduğu,Bir başka görüntüde; Satıcısı ... olan “... ” tanımlı ürünün görselinin yer aldığı ürün üzerinde “... ...” yazılı olduğu ve fiyatının 58,00 TL olduğu,Bir adet 03.03.2023 tarihli faturanın ...- ... tarafından kesildiği ve 87,00 TL tutarlı faturada mal hizmet kısmında “... ” yazılı olduğu, dosyaya sunulan internet çıktılarında; müşteri şikayetlerinin bulunduğu sayfalarda ürünün farklı olduğu, ilk kullanımdan itibaren pamuklandığı, ürün kalitesinin kötü olduğu v.b şikayetler olduğu görülmüştür.Yine dosyaya sunulan evraklar içinde davacının trendyola gönderdiği şikayet dilekçelerinin bulunduğu, ... tarafından verilen cevaplarda inceleme yapıldığının bildirildiği görülmektedir.... tarafından mahkemeye gönderilen 09.02.2024 tarihli yazıda; ... mağaza isminin ... (davalı) tarafından kullanıldığının, mağaza isminin 05.12.2023 tarihinden itibaren “...” olarak değiştirildiğinin “...” isimli mağazanın satıcısının ... olduğunun satıcı hesaplarında “...” markalı ürünlere ulaşıldığının; “... isimli markanın “...” adlı mağazada ... (davacı) isimli satıcı tarafından satışa sunulduğunun bildirildiği görülmüştür.MARKAYA TECAVÜZ ve HAKSIZ REKABET HÜKÜMLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRMESomut uyuşmazlıkta; davalının ... e-ticaret sitesinde davacı adına tescilli “...” isimli markayı ürünlerin üzerinde kullandığı, satış sayfasında ürünün adının yazılı olduğu kısımda “...” ibaresinin yazılı olduğu ve bu şekilde davalının davacı adına tescilli markayı ürün üzerinde aynen kullandığı dosyaya sunulan deliller ve ...’un mahkemeye gönderdiği 09.02.2024 tarihli yazısından anlaşılmaktadır.Davalı taraf savunmasında davacı markasının 28. sınıfta tescilli olduğunu, davaya konu ... şeklinde tanımlanan ürünün 25. sınıfa dahil olduğunu ve davacının bu sınıfta tescili bulunmadığını beyan etmekte ise de davaya konu ürün spor yaparken ve ağırlık kaldırırken bileği desteklemek için kullanılan dolayısıyla 28. sınıfta bulunan jimnastik ve spor aletleri sınıfı ile ilişkili olan bir üründür. Bu durumda davacının kullanımının markasının tescilli olduğu sınıf ile uyumlu olduğu ve davalının kullanımının da davacının tescil kapsamında bulunan “jimnastik ve spor aletleri” malları ile benzer olduğu görülmüştür.SMK’nın 29. maddesinin yollaması ile 7. maddede sayılan “tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” markaya tecavüz sayılan fiillerdendir. Dolayısıyla davalının kullanımının davacıya ait tescilli markanın kapsamında bulunan mal/hizmet sınıfı ile birebir aynı olması şartı aranmamış benzer ürünlerde kullanılması da markaya tecavüz sayılan fiillerin kapsamına alınmıştır. Burada önemli olan husus, halk tarafından tescilli marka ile karıştırılabilecek olmasıdır.Davaya konu edilen ürünün spor yaparken kullanılıyor olması davacının tescil kapsamında bulunan “jimnastik ve spor aletleri” ile doğrudan bağlantısının bulunması nedeniyle karıştırılmaya yol açacağı açıktır.Davacının tescilli her iki markası da “...” ibaresinden oluşmakta olup markalar ... unsuru dışında kelime unsuru olarak aynıdır. Davalının ürün üzerinde ve satış sitesinde ürün adı kısmında “...” ve “...” ibarelerini aynen kullandığı, kullandığı ürünün de davacının tescilli markaları kapsamında bulunan “jimnastik ve spor aletleri” malları ile benzer olduğu görülmüştür.“6102 Sayılı TTK'nın 55/1-5 maddesine göre; "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet hâli olarak belirtilmiştir. Bu durumda, kişinin bir başkasının haklı olarak kullandığı mal veya iş ürününün ya da ticaret unvanı veya markasının aynısını ya da benzerini kendi iş ve faaliyetinde ticari amaçla kullanması, ilgili malı veya iş ürününü piyasaya sunması iltibasa yol açar ve haksız rekabet teşkil eder. O hâlde 556 Sayılı KHK'nin 61. maddesindeki tecavüz fillerinden birini işleyen mütecavizin eylemi aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmektedir.” (....)Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yukarıda bahsedilen kararında belirtildiği üzere, markaya tecavüz fiillerinden birinin gerçekleşmesi halinde TTK’nın 55. maddesinde tanımlanan haksız rekabet hükümleri de ihlal edilmiş olacaktır.Sonuç olarak; davalı fiillerinin 29. maddede tanımlanan markaya tecavüz ve TTK 55. maddesinde tanımlanan haksız rekabet fiilini oluşturduğu kanaatine varılmıştır.Maddi/Manevi Tazminat Talebine İlişkin Değerlendirme;Kanunun 149. maddesine göre: Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden; fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini, tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması, elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması taleplerinde bulunabilir.Markaya tecavüzün varlığına ilişkin heyetimiz kanaati neticesinde davacı tarafın SMK 149. madde kapsamında bulunan; markaya tecavüzünün tespiti ile durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, maddi/manevi tazminat talepleri ile davalıya ait olan ve üzerinde markanın basılı olduğu ürünlere ve etiketlere el konularak dava sonunda davacıya verilmesine ya da imhasına, davalı tarafından markalı ürünlerin üretiminin durdurulmasına ve önlenmesine şeklindeki taleplerinin kanun kapsamında yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.Net Kazancın hesabında; davalının markalı ürüne ait satmış olduğu (sadece bileklik ise satmış olduğu markanın kullanıldığı tüm bilekliklere ilişkin) tüm markalı ürünlere ait satış faturaları, bu satışlara ilişkin maliyet tutarları için gerekli alım faturaları ve gider faturalarına ihtiyaç duyulmaktadır.NET KAZANÇ = SATIŞ TUTARI – SATIŞI YAPILAN ÜRÜN MALİYET TUTARIDavacı tarafın tescilli her iki markası da ‘‘...”’ ibaresini taşıdığından dolayı ilk tescil başvurusunun yapıldığı 16.12.2022 tarihi ile davanın açıldığı 27.07.2023 tarihi arasına ait davalı tarafın markayı kapsar şekilde satmış olduğu tüm satış faturaları ve/veya satış tutarları, satış milktarlarını gösteren bilgi ve belgeler ile bu satışların her bir satışa ilişkin birebir maliyet tutarını belirleyecek alış faturaları, üretim faturaları ve gider faturaları sunulduğu takdirde davacı tarafın talep etmiş olduğu yönteme göre maddi tazminat hesaplaması yapılabilecektir.SONUÇ : 1- Davalı kullanımlarının davacının ... ve ... sayı ile tescilli “...” ibareli markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu,2- Davacının SMK 149. madde kapsamında bulunan; markaya tecavüzünün tespiti ile durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, maddi/manevi tazminat talepleri ile davalıya ait olan ve üzerinde markanın basılı olduğu ürünlere ve etiketlere el konularak dava sonunda davacıya verilmesine ya da imhasına, davalı tarafından markalı ürünlerin üretiminin durdurulmasına ve önlenmesine şeklindeki taleplerinin kanun kapsamında yerinde olduğu,3- Manevi tazminatın tayininin Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu,4- Maddi tazminat hesabının davalı tarafça dosyaya gerekli fatura ve bilgiler sunulduğu takdirde hesaplanabileceği," şeklinde ifade edilmiştir.Mahkememizce bu kez "Bilirkişi heyet raporunda geçen 16/12/2022 tarihi ile davanın açıldığı 27/07/2023 tarihi arasına ait üzerinde "..." ve "..." ibareleri yer alan ... ürünlerine ait tüm satış faturaları veya buna ilişkin satış tutarlarına ait belgeler , bu satışların mali tutarını belirleyecek alış faturaları , üretim faturaları ve gider faturalarına ilişkin TÜM KAYIT VE BELGELERİN HMK 220/3 maddesine göre 1 aylık kesin süre içerisinde dosyaya ibraz edilmesi gerektiği konusunda davalı tarafa ihtarda bulunulmasına, Yukarıda belirtilen kayıt ve belgelere ilişkin vergi beyannamesi varsa ilgili vergi dairesine bu konuda müzekkere yazılmasına, İlgili belgeler temin edildiğinde , temin edilmiş sayıldığında dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdi edilerek tazminat hesabı dahil ve ayrıca davalı vekilinin 26/09/2024 tarihli itiraz dilekçesinde belirtilen hususlar ve davacı vekilinin 30/09/2024 tarihli dilekçesinde belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle heyetten EK RAPOR alınmasına, " şeklinde ara kararı tesis edilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından tazminat hesabına dair ve kök rapora yönelik itirazlara cevap verir şekilde 17/03/2025 tarihli ek rapor tanzim edilmiş ve bu ek rapor taraflara tebliğ edilmiştir.17/03/2025 tarihli Ek Raporda ÖZETLE;" DAVALI TARAFIN İTİRAZLARININ DEĞERLENDİRİLMESİDavalı taraf itiraz dilekçesinde özetle: Davacının tescil sınıfının 28. sınıfta olduğunu, dava konusu edilen ağırlık destek bilekliklerinin 28. sınıfta yer almadığını; tekstil ürünü olarak 25. sınıfta yer aldığını, dava konusu ürünün sor yaparken giyilmesi nedeniyle “jimnastik ve spor aletleri” ile ilişkili olamayacağını, bununla ilgili olarak emsal marka tescilleri bulunduğunu ve bu emsaller dikkate alınmadan rapor hazırlandığını, sınıfsal ayırım yönünden raporun fahiş hatalar içerdiğini, hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu, raporda hukuki değerlendirme yapıldığını, beyanla rapora itiraz etmiştir.Davalının sınıfsal ayırımın hatalı olduğu itirazı, kök raporumuzun 4. Sayfasında değerlendirilmiş olup: “Davalı taraf savunmasında davacı markasının 28. sınıfta tescilli olduğunu, davaya konu ... şeklinde tanımlanan ürünün 25. sınıfa dahil olduğunu ve davacının bu sınıfta tescili bulunmadığını beyan etmekte ise de, davaya konu ürün spor yaparken ve ağırlık kaldırırken bileği desteklemek için kullanılan dolayısıyla 28. sınıfta bulunan jimnastik ve spor aletleri sınıfı ile ilişkili olan bir üründür. Bu durumda davacının kullanımının markasının tescilli olduğu sınıf ile uyumlu olduğu ve davalının kullanımının da davacının tescil kapsamında bulunan “jimnastik ve spor aletleri” malları ile benzer olduğu görülmüştür.SMK’nın 29. maddesinin yollaması ile 7. maddede sayılan “tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” markaya tecavüz sayılan fiillerdendir. Dolayısıyla davalının kullanımının davacıya ait tescilli markanın kapsamında bulunan mal/hizmet sınıfı ile birebir aynı olması şartı aranmamış benzer ürünlerde kullanılması da markaya tecavüz sayılan fiillerin kapsamına alınmıştır. Burada önemli olan husus, halk tarafından tescilli marka ile karıştırılabilecek olmasıdır.” Şeklinde yapmış olduğumuz değerlendirmeyi ve ulaşılan sonucu değiştirecek bir husus bulunamamıştır.Davacı taraf, benzer konuda verilmiş emsal tescillerin incelenmediğini ileri sürmüş ve “...” markasında olduğu gibi tekstil ürünü olan bilekliklerin 25.sınıfta tescil edildiğini beyan etmiştir. Ancak yukarıda arz ettiğimiz üzere, ihlale konu markanın kullanıldığı ürünlerin, itiraza mesnet markanın tescil kapsamında birebir yer alması şart olmayıp, ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunması yeterlidir. Mal/hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken, anılan mal/hizmetlerin aynı/benzer tüketici çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, aynı yerlerde satışa sunulup sunulmadığı gibi kriterler dikkate alınarak karıştırılma ihtimalinin varlığı aranmalıdır.Dava konusu edilen “fitnes bilekliği, ağırlık bilekliği” adıyla satışa sunulan ürünlerin spor yaparken ve ağırlık kaldırırken bileği desteklemek için kullanılan ürünler olması nedeniyle 28. sınıfta bulunan jimnastik ve spor aletleri sınıfı ile ilişkili olduğu, benzer tüketici çevresine hitap ettiği, aynı mağazalarda satışa sunulduğu, benzer ihtiyaçları giderdiği ve bu nedenle tüketici çevresince karıştırılma ihtimali bulunduğu kanaatine varılmıştır.Davacının bir diğer itirazı, bilirkişi heyetince hukuki yorum yapıldığına ilişkindir. Ancak heyetimizce yapılan değerlendirme Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında olup, görevlendirme dışına çıkan bir yorum ya da kanaat bildirilmemiştir.MADDİ TAZMİNAT BAKIMINDAN DEĞERLENDİRMEMaddi tazminatın hesaplanmasına ilişkin olarak; davacı tarafın seçmiş olduğu SMK 151/2-b maddesine göre davalının dava konusu marka ürün ile ilgili olarak elde ettiği net kazancın hesaplanması gerekmektedir.Net Kazancın hesabında; davalının markalı ürüne ait satmış olduğu (sadece bileklik ise satmış olduğu markanın kullanıldığı tüm bilekliklere ilişkin) tüm markalı ürünlere ait satış faturaları, bu satışlara ilişkin maliyet tutarları için gerekli alım faturaları ve gider faturalarına ihtiyaç duyulmaktadır.Davalı tarafa ait tüm gerekli belgeler talep edilmiş olup davalı tarafça dosyaya bilgi ve belge sunulmamıştır.Mahkeme tarafından 15.12.2023 tarihinde ... ve Satış Tic. A.Ş. – ...’a müzekkere çıkartıldığı ve çıkartılan müzekkerenin; ‘‘…….A)... isimli uygulamanızda "..." mağazasının davalı ... adlı kişiye ait olup olmadığı, ait ise ne zamandan beri açılıp faaliyet gösterdiği; B)... isimli uygulamanızda ...'' adlı mağazanın davalı ... adlı kişiye ait olup olmadığı, ait ise ne zamandan beri açılıp faaliyet gösterdiğinin, kapatılmış ise ne zaman ve hangi sebeple kapatıldığı; C) ... isimli uygulamanızda ... 'A ait olduğu belirtilen "..." mağazası ile ''...'' adlı mağazada davacıya ait "... ..." adlı markalı ürünlerden SATILIP SATILMADIĞI, satılmış ise ne tür ürün, kaç adet ve hangi fiyat üzerinden ürün satıldığı, satılan ürünlerden varsa ürün görsellerinin de gönderilmesi,………belirtilen hususların mahkememize yazılı olarak cevap verilmesi’’ şeklinde olduğu,... ve Satış Tic. A.Ş. – ... tarafından 07.03.2024 tarihinde cevap verildiği ve verilen cevabi yazının yaklaşık 750 sayfa ekinin bulunduğu,Davalıya ait ... üzerinden ..., ... ve ... mağaza ... isimli satıcı işyerinden 16.12.2022-27.07.2023 tarih aralığında satışı yapılan ... üzerinden varsayımsal olarak hesaplanan maddi tazminat tutarının;-23.01.2023 - 28.02.2023 tarih aralığında ... isimli mağaza satış dökümü;... isimli mağaza üzerinden 04.12.2022-16.12.2022 (Başvuru Tarihi) tarihleri arasında ... adı ile ürün satışının olduğu görülmüş olup tazminat dönemi içerisinde bulunmadığından hesaplamaya dahil edilmemiştir.... adı ile 102 adet işlemin bulunduğu bu işlemlerden 3 tanesinin iptal edildiği, 1 tanesinin ise iade edildiği,Bu durumda; 102 adet – (3 adet iptal + 1 adet iade) =98 adet işlem karşılığında ürün satışının yapıldığı,98 adet işlem karşılığında yapılan ürün satış fiyatının KDV Dahil 16.523,70 TL olduğu ve %8 KDV mahsup edildiğinde satış tutarının 15.299,72 TL olduğu,NET KAZANÇ = SATIŞ TUTARI – SATIŞI YAPILAN ÜRÜN MALİYET TUTARI15.299,72 TL üzerinden %20 kar marjı ile maddi tazminat tutarının 15.299,72 TL * % 20 = 3.059,99 TL TL olduğu,-02.02.2023 – 05.07.2023 tarih aralığında ... ve ... isimli mağaza satış dökümü;... ve ... isimli mağazalar üzerinden 27.07.2023 (Dava Tarihi)-21.08.2023 tarihleri arasında ... MARKA adı ile ürün satışının olduğu görülmüş olup tazminat dönemi içerisinde bulunmadığından ve ... Marka adı ile satış yapıldığından hesaplamaya dahil edilmemiştir.... adı ile 2.018 adet işlemin bulunduğu bu işlemlerden 68 tanesinin iptal edildiği 45 tanesinin ise iade edildiği,Bu durumda; 2.018 – (68 adet iptal + 45 iade) =1.905 adet işlem karşılığında ürün satışının yapıldığı,1.905 adet işlem karşılığında yapılan ürün satış fiyatının KDV Dahil 128.938,14 TL olduğu ve %8 KDV mahsup edildiğinde satış tutarının 119.387,17 TL olduğu,NET KAZANÇ = SATIŞ TUTARI – SATIŞI YAPILAN ÜRÜN MALİYET TUTARI119.387,17 TL üzerinden %20 kar marjı ile maddi tazminat tutarının 119.387,17 TL * % 20 = 23.877,43 TL olduğu,... üzerinden yapılan satışlar üzerinden varsayımsal olarak hesaplanan tazminat tutarı;... isimli mağazadan 3.059,99 TL, ... ve ... isimli mağazalardan 23.877,43 TL olmak üzere toplam 26.937,42 TL olarak hesaplanmıştır.Mahkeme tarafından 21.10.2024 tarihinde ...’ne müzekkere çıkartıldığı ve çıkartılan müzekkerenin; ‘‘…..TC si belirtilen ... (...) 'a ait olduğu belirtilen "..." mağazasına ait 16/12/2022 tarihi ile davanın açıldığı 27/07/2023 tarihi arasına ait markayı kapsar şekilde satmış olduğu ürünlere ait VERGİ BEYANNAMESİ varsa mahkememize gönderilmesine’’ şeklinde olduğu,.... tarafından 24.10.2024 tarihinde ekinde davalı ...’a ait beyannamelerinde olduğu cevabi yazının gönderildiği,Davalıya ait 16.12.2022-27.07.2023 tarih aralığında yapmış olduğu tüm satışlar üzerinden varsayımsal olarak hesaplanan maddi tazminat tutarının;Toplam satış tutarının 5.202.282,39 TL olduğu,Bu tutarın %10’unun dava konusu markalı ürünlere ait olduğu varsayımı ile satış tutarının 520.228,24 TL olduğu,NET KAZANÇ = SATIŞ TUTARI – SATIŞI YAPILAN ÜRÜN MALİYET TUTARISMK 151/2-b kapsamında; Markalı ürün satışlarının % 20 Kar marjı ile satıldığı varsayımı ile maddi tazminat tutarının 104.045,65 TL olduğu hesaplanmıştır.Davalı ...’un ... dışında dava konusu markalı ürün satışı yapıp yapmadığının tespitinin mümkün olmadığı, ... dışında da satışı olduğu varsayımı ile tüm satışlarını belgeleyen beyannameler üzerinden de ayrıca varsayımsal hesaplama yapılmaya çalışılmıştır.SONUÇ : Dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;1- Kök raporda ulaşılmış olan kanaatimizi değiştirecek bir hususun bulunmadığı,2- Manevi tazminatın tayininin Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu,3- Maddi tazminat tutarının varsayımsal olarak;a- ... üzerinden gönderilen listelere göre; 23.877,43 TL olduğu,b- ... gelen ilgili beyannamelere göre; 104.045,65 TL olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir.Davalı şahıs vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması yönündeki talebi HMK 30. Maddesi kapsamında değerlendirilerek sunulan rapor ve ek rapor denetlenebilir olduğundan bu talebinin reddine, GEREKÇE;Marka tecavüzü açısından;SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir.Davacı taraf .... tescil sayılı marka hakkının davalı tarafça e ticaret ortamında satışa sunulduğu belirtilen ürünler dolayısıyla davalı eyleminin marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmektedir.Davalı taraf ise Davacının markasının 28. sınıfta olduğunu, dava konusu edilen ağırlık destek bilekliklerinin ise 28. sınıfta yer almadığını; tekstil ürünü olarak 25. sınıfta yer aldığını, davacının tescili bulunmayan sınıf açısından SMK korumasından yararlanamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davacının ... sayılı "...." ibareli ve ... sayılı "...+... ..." ibareli 28.nci sınıfta ".... Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; ......" emtialarını kapsar markaları olduğu; dava tarihinde koruma altında oldukları, ... kayıtları ile tespit edildiği;24.09.2024 tarihli bilirkişi heyeti KÖK raporunda "2 adet CD içerisinde kayıtlı olan görüntülerde; 22.03.2023 tarihli sipariş bilgilerini içeren görüntüde göndericinin davalı ... ve alıcısının ... olduğu sipariş edilen ürünün ... adlı ürün olduğu,... ekranından çekilen görüntülerde; Satıcısı ... olan “... ” tanımlı ürünün görselinin yer aldığı ürün üzerinde “... ” yazılı olduğu ve fiyatının 90,00 TL olduğu,Bir başka görüntüde; Satıcısı ... olan “... ” tanımlı ürünün görselinin yer aldığı ürün üzerinde “... ...” yazılı olduğu ve fiyatının 81,00 TL olduğu,Bir başka görüntüde; Satıcısı ... olan “... ” tanımlı ürünün görselinin yer aldığı ürün üzerinde “... ...” yazılı olduğu ve fiyatının 58,00 TL olduğu,Bir adet 03.03.2023 tarihli faturanın ...- ... tarafından kesildiği ve 87,00 TL tutarlı faturada mal hizmet kısmında “... ” yazılı olduğu, dosyaya sunulan internet çıktılarında; müşteri şikayetlerinin bulunduğu sayfalarda ürünün farklı olduğu, ilk kullanımdan itibaren pamuklandığı, ürün kalitesinin kötü olduğu v.b şikayetler olduğu görülmüştür.Yine dosyaya sunulan evraklar içinde davacının trendyola gönderdiği şikayet dilekçelerinin bulunduğu, ... tarafından verilen cevaplarda inceleme yapıldığının bildirildiği görülmektedir.... tarafından mahkemeye gönderilen 09.02.2024 tarihli yazıda; ... mağaza isminin ... (davalı) tarafından kullanıldığının, mağaza isminin 05.12.2023 tarihinden itibaren “...” olarak değiştirildiğinin “...” isimli mağazanın satıcısının ... olduğunun satıcı hesaplarında “...” markalı ürünlere ulaşıldığının; “... isimli markanın “...” adlı mağazada ... (davacı) isimli satıcı tarafından satışa sunulduğunun bildirildiği görülmüştür.Somut uyuşmazlıkta; davalının ... e-ticaret sitesinde davacı adına tescilli “...” isimli markayı ürünlerin üzerinde kullandığı, satış sayfasında ürünün adının yazılı olduğu kısımda “...” ibaresinin yazılı olduğu ve bu şekilde davalının davacı adına tescilli markayı ürün üzerinde aynen kullandığı dosyaya sunulan deliller ve ...’un mahkemeye gönderdiği 09.02.2024 tarihli yazısından anlaşılmaktadır.Davalı taraf savunmasında davacı markasının 28. sınıfta tescilli olduğunu, davaya konu ... şeklinde tanımlanan ürünün 25. sınıfa dahil olduğunu ve davacının bu sınıfta tescili bulunmadığını beyan etmekte ise de davaya konu ürün spor yaparken ve ağırlık kaldırırken bileği desteklemek için kullanılan dolayısıyla 28. sınıfta bulunan jimnastik ve spor aletleri sınıfı ile ilişkili olan bir üründür. Bu durumda davacının kullanımının markasının tescilli olduğu sınıf ile uyumlu olduğu ve davalının kullanımının da davacının tescil kapsamında bulunan “jimnastik ve spor aletleri” malları ile benzer olduğu görülmüştür.Davaya konu edilen ürünün spor yaparken kullanılıyor olması davacının tescil kapsamında bulunan “jimnastik ve spor aletleri” ile doğrudan bağlantısının bulunması nedeniyle karıştırılmaya yol açacağı açıktır.Davacının tescilli her iki markası da “...” ibaresinden oluşmakta olup markalar ... unsuru dışında kelime unsuru olarak aynıdır. Davalının ürün üzerinde ve satış sitesinde ürün adı kısmında “...” ve “...” ibarelerini aynen kullandığı, kullandığı ürünün de davacının tescilli markaları kapsamında bulunan “jimnastik ve spor aletleri” malları ile benzer olduğu görülmüştür. " şeklindeki tespit ve kanaate mahkemece de aynen iştirak edilerek Davalı tarafın ... mağazası adı altında internet ( e ticaret) ortamında davacının 28.nci sınıftaki " Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; " tescilli markası kapsamındaki emtia ile ilişkili ve bağlantılı emtia niteliğindeki “...” markalı ... ürün ve benzerini satması eylemi davacının markası ile iltibas oluşturduğundan davalı eyleminin davacıya ait ... ve ... sayılı tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğu sonucuna varılmıştır.Haksız rekabet açısından ise;TTK Madde 54 " (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." haksız rekabet sayılmıştır.Yukarıda belirtilen Bilirkişi heyet raporunda geçen "“6102 Sayılı TTK'nın 55/1-5 maddesine göre; "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet hâli olarak belirtilmiştir. Bu durumda, kişinin bir başkasının haklı olarak kullandığı mal veya iş ürününün ya da ticaret unvanı veya markasının aynısını ya da benzerini kendi iş ve faaliyetinde ticari amaçla kullanması, ilgili malı veya iş ürününü piyasaya sunması iltibasa yol açar ve haksız rekabet teşkil eder " şeklindeki tespit ve kanaate mahkemece de aynen iştirak edilerek Davalı tarafın ... mağazası adı altında internet ( e ticaret) ortamında davacının tescilli markası ile ilişkili ve bağlantılı emtia niteliğindeki “...” markalı ... ürün ve benzerini satması eylemi TTK 54 ve devamı maddesindeki haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Bu açıdan davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalı eyleminin durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, İhlal oluştuğu belirtilen ürünlere el konulmasına, karar kesinleştiğinde imha edilmesine, karar verilmiştir.Maddi Tazminat talebi ; Davacı taraf SMK 151/2-b maddesine göre davalının dava konusu marka ürün ile ilgili olarak elde ettiği net kazanç yöntemine göre hesaplanacak şekilde tazminat talep etmiştir.Davalı eyleminin yukarıda izah edildiği şekli ile marka ihlali ve haksız rekabet oluştuğundan bilirkişi heyetinin ek raporunda tazminat hesabı ".... gelen ilgili beyannamelere göre; 104.045,65 TL olduğu, " şeklinde geçen kısım dikkate alınarak (zira davalının net kazancı ... gelen kayıtlar resmi belge olduğundan bu miktara göre tazminat kabul edilmiştir.) 104.045,65 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren (ihlal tarihi bilirkişi raporunda net olarak tespit edilemediğinden) en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacıya verilmesine, şeklinde karar verilmiştir.Manevi Tazminat talebi ; Davacı taraf dava dilekçesinde "150.000,00 TL manevi tazminat." şeklindeki talebi incelendiğinde yukarıda izah edildiği şekli ile davalı eylemi marka ihlali ve haksız rekabet oluştuğundan "25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, ( bu oran belirlenirken davalı taraf eylemi i nedeniyle davacının tesçilli markalarının müşteri potansiyelinde yaratabileceği zararın davacı üzerindeki olumsuz etki / zarar dikkate alınıp takdiren tayin edilmiştir ) şeklinde hüküm tesis edilmiştir.Neticeden dava kısmen kabul edilmiştir.Davacının tüm taleplere göre haklılık oranı 5/6 ( beşte /altı) oranında davacı lehine (yargılama gideri için) olduğu değerlendirilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, davalı eyleminin durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 3-İhlal oluştuğu belirtilen ürünlere el konulmasına, karar kesinleştiğinde imha edilmesine, 4-Davacı tarafça talep edilen ve bilirkişi raporunda hesap edilen 104.045,65 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça talep edilen manevi tazminat talebinden takdiren 25.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.815,10 TL karar ilam harcından peşin alınan 2.578,71 TL+1.760,00 TL= 4.338,71 TL düşümü ile bakiye 4.476,39 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,7-AAÜT uyarınca maddi tazminat yönünden 40.000,00 TL vekalet ücreti, manevi tazminat yönünden 25.000,00 TL vekalet ücreti, manevi tazminat dışındaki istemler yönünden 40.000,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 105.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,8-AAÜT uyarınca reddedilen manevi tazminat yönünden 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,9-Davacının yaptığı; 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 511,00 TL tebligat gideri, 4.338,71 TL harç masrafı olmak üzere toplam 13.849,71 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 5/6 oranında 11.541,425 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 07/07/2025 Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır