Danıştay Onuncu Daire tarafından, Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Yönetmeliğinin bazı maddelerinin iptali istenen dava dilekçesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesine aykırı ve taleplerde tutarsızlık içermesi sebebiyle reddedilmesi kararı.
Özet: Davacı tarafından, Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin belirli maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, dava dilekçesinin "dava konusu" ve "netice ve talep" kısımları arasında çelişki bulunması, iptali talep edilen her bir hükme ilişkin davacının menfaat bağının ve ileri sürülen hukuka aykırılık sebeplerinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesinde öngörülen açıklık, belirlilik ve somutluk kriterlerine uygun şekilde ortaya konulmaması, özellikle psikologların serbest meslek icrası kapsamı dışındaki durumuna ilişkin özel talebin de eksiklikler içermesi nedeniyle, dava dilekçesinin usulüne uygun olmadığı belirtilmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2025/4073 E.  ,  2025/3923 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/4073
Karar No : 2025/3923
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
UETS:16225-22684-55475
DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA
UETS: 35756-76579-89740
DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, 29/03/2025 tarih ve 32856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin 5., 6. ve 11. maddeleri ile kendisini ilgilendiren bütün hükümlerinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek veya noksanlıklar tamamlanarak dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.
İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi mümkün ise de, düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki ve/veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddiasında ve iptal isteminde bulunulduktan sonra, mutlaka işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülen ve iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir.
Ayrıca, yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, mahkemelerce iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "Dava Konusu" kısmında "Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin 5., 6. ve 11. maddeleri ile kendisini ilgilendiren bütün hükümlerinin iptaline" yönelik istemde bulunulduğu, "Netice ve Talep" kısmında ise Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi, 5. maddesinin 1. ve 2. fıkraları, 11. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (d) bentleri ile 2. fıkrası ve 5. fıkrasının, 13. maddesinin 1. fıkrasının, 16. maddesinin 1. fıkrasının ve 3. fıkrasının (e) bendinin, 21. maddesinin 1. ve 9. fıkralarının, geçici 1. maddesinin iptalleri istemine yer verildiği, bu haliyle dilekçenin anılan kısımları arasında uyumsuzluk bulunduğu görülmektedir.
Ayrıca, dilekçe içeriği incelendiğinde; Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi yönünden, "psikologların sağlık meslek mensubu sayılmaması ve serbest çalışma kapsamı dışında bırakılmasına yönelik ilgili maddelerin iptal edilmesi" istemine yer verildiği, ancak ilgili maddelerin neler olduğu konusunda bir açıklamaya yer verilmediği, eğer anılan maddede psikologlara yer verilmemesi sebebiyle eksik düzenleme bulunduğu iddia ediliyorsa bunun açıkça belirtilmesi gerektiği; dilekçenin "Netice ve Talep" kısmında 11. maddenin 5. fıkrası ve 16. maddesinin 1. fıkrası yönünden de iptal istemine yer verilmiş olmakla birlikte, içerikte bu kısımlara yönelik herhangi bir hukuka aykırılık iddiasında bulunulmadığından, bu kısımların iptalinin istenilmesi halinde düzenlemelere yönelik menfaatin ne şekilde etkilendiği ve hukuka aykırılık iddialarının belirtilmesi gerektiği; yine 16. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinin iptali istemine yer verilmiş olmakla birlikte, anılan maddenin 3. fıkrasının (e) bendinin bulunmadığı görüldüğünden, iptali istenen düzenlemenin tereddüte mahal vermeyecek şekilde gösterilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava dilekçesinin kendi içerisinde uyumlu ve tutarlı olmadığı, ayrıca "müvekkili ilgilendiren bütün hükümlerinin iptali" ve "ilgili maddelerin iptal edilmesi gerekmektedir." gibi muğlak ve taleple bağlılık ilkesine aykırı istemlere yer verilmiş olması nedeniyle, Yönetmeliğin tamamının mı yoksa belli kısım veya kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin anlaşılamadığı, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmeliğinin hangi kısımlarının (madde, fıkra, bent, ibare vb.) dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde, yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun şekilde düzenlenecek imzalı dilekçe ile yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2- Aynı Kanun'un 15. maddesinın 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacıya duyurulmasına,
3- Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, 18/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.