7499 sayılı Kanun değişikliğiyle temyiz edilebilir hale gelen kaçakçılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Yargıtay tarafından tüm kaçak eşyanın müsaderesi hükmü eklenerek düzeltilerek onanması.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı temyiz edilmiş olup, Yargıtay incelemesinde yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olduğu, sanığın eyleminin sabit olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluştuğu belirlenmiştir; ancak, suça konu kaçak sigaraların müsaderesine ilişkin hükümde, imha edilenler de dahil olmak üzere tüm kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmesi gerekirken eksik hüküm kurulduğu anlaşıldığından, bu husus düzeltilerek ilk derece mahkemesinin hükmü onanmıştır.
7. Ceza Dairesi         2025/4045 E.  ,  2026/7609 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/780 E., 2025/210 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme uyarınca sanık hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia, savunma ve toplanan tüm delillerle birlikte 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesinde yer alan koşulların varlığının gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesindeki hak yoksunlukları uygulanmamış ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
İmha edilenler de dâhil olmak üzere suça konu kaçak sigaraların tümünün müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden kararın, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; hükmün müsadereye ilişkin bendinde yer alan "Soruşturma sırasında el konularak Hopa ... Müdürlüğüne teslim edilen ve imha edilenler dışında numune olarak alınan ... kaçağı niteliğindeki sigaraların" ifadesinin çıkartılarak yerine "Suça konu kaçak sigaraların tümünün" ifadesinin eklenmesi suretiyle usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık içermeyen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.