Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, ticari satıştan kaynaklanan ayıplı araç davasında ilk derece mahkemesinin bedel indirimi kararına yapılan istinaf başvurularını inceliyor.
Özet: Ticari bir alım-satım uyuşmazlığında, davacı, satın aldığı minibüsün fabrikasyon dışında boyalı ve orijinal olmayan bağlantılarla ayıplı olduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini ya da bedel indirimi talep etmiş; ilk derece mahkemesi, araçtaki ayıbı kabul etse de değişimi gerektirmeyecek nitelikte bulup bu talebi reddederek yalnızca 5.897,00 TL bedel indirimi ile faizine hükmetmiştir, bu karara davacı tarafından hükmedilen miktarın yetersiz olduğu, davalı tarafından ise genel olarak aleyhlerine olduğu gerekçesiyle istinaf yoluna başvurulmuştur.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:.
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ.... HUKUK DAİRESİDOSYA NO :.KARAR NO :.T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R I.İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ .NUMARASI.DAVACI : . DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : .KARAR YAZIM TARİHİ : . Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin 16/06/2017 tarihinde 170600139 sayılı fatura ve 48.897,80 TL bedelle davalıdan ... marka bir adet minibüs satın aldığını, alınan aracın yine müvekkiline ait ....plaka ile trafik siciline kaydedildiğini, aracın alındığı tarihten bu yana müvekkili fabrikanın tek işçi servisi olarak 3 vardiya çalışan fabrikada aralıksız olarak kullanıldığını, söz konusu aracın uydu üzerinden 7/24 takip edildiğini, kontağı açıldığı andan itibaren tüm hareketlerinin sisteme kaydedildiğini, müvekkili şirketin çalışanı tarafından 19/04/2018 tarihinde duvara sürtünme nedeniyle aracın ön tamponundaki açılan kısmının boyanması için bölgedeki usta eller kaporta firmasına gidildiğinde firma yetkilisinin müvekkilinin haricen anlayamayacağı ancak konudaki eksperlerin anlayacağı şekilde aracın daha önce fabrikasyon boya dışında boyanmış olduğunu araç sürücüsüne bildirdiklerini, o tarihe kadar müvekkilinin aracında bir kaporta boya işlemi yaptırılmadığı, kasko sigorta ile teminatlı, hiçbir kazaya veya darbeye maruz kalmadığını, aracın kaportasının tamamının bu konuda eksper olan Dynoplus firmasına incelettirildiğini, dynoplus firmasınca yapılan incelemede, aracın tavanının, sağ ön ile arka kapıları ile tavanının fabrikasyon boya dışında kalın bir boya tabakası ile tamamen boyanmış olduğu, motor kapağının bir yanının da sonradan orjinal olmayan farklı şekilde bağlandığının tespit ettiklerini, aracın müvekkiline teslim edilmezden önce bir şekilde kaza yaptığı, orjinal boya dışında farklı kalın bir boya tabakası ile boyandığı, motor kaputunda da orjinal olmayan bağlantı yapıldığının anlaşıldığını, bu hususun Bursa ..... Noterliğinin .... sayılı ihtarnamesi ile davalıya ihtar edildiğini, aracın ayıpsız olan misli ile değişimi talep edildiğini, ancak bu talebe bir cevap alınamadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile dava konusu ayıplı .... plaka sayılı aracın ayıpsız misli ile değişimine veya bedelde indirime karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının, aynı talepli davasını Bursa ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ...Esas sayı ile ikame ettiğini, bu davada istinaf kanun yoluna başvurmuş olup, davanın halen derdest olduğunu, derdest davanın yargılaması sürerken açılmış olan mükerrer davanın reddi gerektiğini, yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının, ihbar ve muayene yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini, T.T.K. 25/3 maddesi gereği teslimden sonraki 6 aylık sürede açılmayan davanın zamanaşımına uğradığını, dava hakkının makul sürede kullanılmamış olmakla davanın reddi gerektiğini, terditli taleple açılan davanın reddi gerektiğini, davacının kullanımındaki aracın üreticisi müvekkil MAİS A.Ş. olmadığını, MAİS A.Ş., Renault marka araçların Türkiye’de distribütörlüğü üstlenen ithalatçı ve dağıtıcı firma olduğunu, BK. ve TTK hükümleri gereği, ayıba karşı tekeffül hükümlerinin satıcı haricinde, ithalatçı-dağıtıcıya vb. yüklenmesi hukuken mümkün olmadığını, davanın usule ilişkin nedenlerle esasa girilmeksizin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, "Dava konusu araç üzerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda düzenlenen 02/06/2020 tarihli bilirkişi heyetinin raporu ve 21/12/2020 tarihli ek bilirkişi raporunun gerekçeli denetime açık ve olaya uygun olduğundan itibar edilerek, aracın boyalı, ayıplı olduğunun tespit edildiği, ayıbın niteliğinin araç değişimini gerektirmediği, ağır kusur şartlarının oluşmadığından ayıpsız misli ile değişim talebinin reddine, semenden tenzil kararı verilmesi ayıbın niteliği dikkate alındığında hakkaniyete uygun olup bilirkişi heyetinin 21/12/2020 tarihli ek raporunda nispi metoda göre hesaplanan 5897,00 TL talebinin kabulüne , davacı tarafından davalıya ayıpsız misli ile değişime dair noter ihtarnamenin tebliği ve 7 günlük süreden sonra 04/05/2018 tarihi itibariyle temerrüt oluştuğundan bu tarihten itibaren avans faizi işletilmesine" karar verilmiştir.Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; bedel indirimi olarak hükmedilen tutarın çok düşük olduğundan bahisle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; cevap dilekçesini tekrarla, yetki itirazının olduğunu, davacının ihbar muayene yükümlülüğünü süresinde yerine getirmediğini, husumet itirazlarının kabul edilmediğini, değer kaybının araç distribütöründen istenemeyeceğini, bilirkişilerin tespit ettiği boya kalınlıklarının standarda uygun olduğunu, serviste yapılan incelemede aracın motorunda parça değişimlerinin olduğunu bu nedenle de aracın servis dışında boyama işlemi gördüğünü, aracın boyalı olarak davalı tarafından teslim edildiğini davacının ispatlayamadığını, aracın orjinal olarak davacıya teslim edildiğini, faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, ticari nitelikteki aracın ayıp nedeniyle misli ile değişimi, aksi halde bedel indirimi istemine yöneliktir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. Madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamına göre taraflar arasındaki çekişmenin; davacının davalı firmadan sıfır kilometre olarak satın almış olduğu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği, şayet ayıplı bir mal ise bu ayıbın kullanım hatasından mı yoksa üretim hatasından mı kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır.Davalı aracın yetkili distribütörü olup, eldeki davada pasif husumetli konumundadır.Somut olayda, mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporuna göre, davalı şirketten satın alınan otomobilin imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Aracın satın alındıktan sonra boyandığına dair dosyada bir delil olmayıp, bu yöndeki davalı itirazı yerinde değildir.Araçtaki ayıp, gizli ayıp niteliğinde olup, davacı tarafından dava dışı ekspertiz firmasına yaptırılan inceleme sonucunda, 26/04/2018 tarihinde ayıp ihbarı süresi içerisinde davalıya bildirilmiştir. Davacı misli ile değişim aksi halde bedelde indirim talebinde bulunmuştur. Bilirkişi kurulu tarafından ibraz edilen raporda bu ayıp nedeniyle araçtaki değer kaybının bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olarak belirlendiği anlaşılmış olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, taraf vekillerinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 127,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 488,40 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-) İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-)Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. Başkan ... ¸(e-imzalıdır) ...Üye ... ¸(e-imzalıdır) ...Üye ...¸(e-imzalıdır) ...Katip ...¸(e-imzalıdır)