Danıştay 8. Daire, terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş üniversite öğretim üyesinin görevden çıkarılması ve parasal haklarının iadesine ilişkin kararın temyiz incelemesini yapıyor.
Özet: Kırklareli Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası almasına rağmen, bu cezanın Yargıtay aşamasında derdest olması ve kesinleşmemesi gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılması işleminin hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesine ve mahrum kaldığı parasal hakların faiziyle ödenmesine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararına, üniversite tarafından suçun niteliği gereği kesinleşme aranmayacağı iddiasıyla temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/6390 E.  ,  2025/5923 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6390
Karar No : 2025/5923
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kırklareli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi doktor öğretim üyesi kadrosunda görev yapan davacı tarafından, 2547 sayılı Kanun'un 53/B maddesi uyarınca görevden uzaklaştırıldıktan sonra 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-(4) ve (5). maddesindeki şartları taşımadığından,... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarihli ve E:...K:... sayılı kararına istinaden; yine aynı Kanun'un 98/b maddesi uyarınca kadrosu ile ilişiğinin kesilmesi suretiyle görevden çıkarılmasına ilişkin... tarihli ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; uyuşmazlıkta, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, davacı hakkında açılan ceza davasında yapılan yargılama sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve ... Esas,... sayılı dosyasında; davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf kanun yolu aşamasında istinaf talebinin esastan reddedildiği ve temyiz aşamasında dosyanın Yargıtay'da derdest olduğu görüldüğü, bu durumda, davacının eğitim - öğretim faaliyetinde bulunan bir kurumda öğretim görevlisi olması ve işlemiş olduğu fiilin de "silahlı terör örgütüne üye olmak" gibi nitelikli bir suç olması hususları göz önüne alındığında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve...Esas, ... sayılı kararı ile kasten işlenen bir suçtan dolayı 1 yıldan fazla hapis cezasına mahkum edildiği, dolayısıyla davacının kanunda öngörülen şartları kaybettiği anlaşılmakla davacının kadrosu ile ilişiğinin kesilmesi suretiyle görevden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden davacının işlem nedeniyle yoksun kalınacağı ileri sürülen parasal hakların tazmini istemi de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, davacı hakkında açılan ceza davasında yapılan yargılama sonucunda,... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve ...Esas, ... sayılı kararı ile davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf kanun yolu aşamasında istinaf talebinin esastan reddedildiği ve temyiz aşamasında dosyanın Yargıtay'da derdest olduğu görüldüğü, 657 sayılı Kanun'un 48/A-5 maddesinde sayılmak suretiyle belirtilen suçlardan mahkum olmanın Devlet memurluğuna kabule engel olduğu hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte, anılan müeyyidenin uygulanabilmesi için belirtilen suçlardan yapılan ceza yargılaması sonucu verilen kararın kesinleşmiş olması gerektiği açık olduğu, bu durumda, davacının hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığından, işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla 657 sayılı Kanun'un 48/A-5 maddesinde düzenlenen şartları kaybettiğinden söz edilemeyeceğinden, aynı kanunun 98/b maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönünde verilen istinafa konu ilk derece Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı, öte yandan, davacının açıkta kaldığı süre içerisinde başka bir kurumda çalıştığı ya da kazanç getirici bir faaliyette bulunduğunun tespiti halinde, mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi için, elde ettiği gelirin mahsup edilerek, davacının hukuka aykırı işlem nedeniyle uğradığı mali kayıplarının Anayasanın 125. maddesi uyarınca ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının hukuka aykırı işlem nedeniyle uğradığı mali kayıplarının, davanın açıldığı 03/03/2023 tarihinden önceki hakları için dava tarihinden itibaren, yargılama sürecindeki haklarının ise her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında ceza mahkemesince FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, suçun vasfı ve mahiyeti gereği ceza mahkemesi kararının kesinleşmesine gerek olmadığı, davacının terör örgütü ile irtibat ve iltisakının olduğunun sabit olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun almadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 19/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.