İşten dönüş yolunda servis aracında meydana gelen kaza sonucu kuyruk sokumu kemiği kırılan işçinin maddi ve manevi tazminat talepli davasında temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki süreç, bir işçinin mesai sonrası servis aracının kasise sert girmesiyle yaşadığı kaza sonucu kuyruk sokumunda kırık oluşması ve %22 vücut fonksiyon kaybına uğraması nedeniyle işveren ve taşıma hizmeti veren şirketten müştereken ve müteselsilen talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasına odaklanmaktadır; ilk derece mahkemesi davanın kabulüne hükmetmiş, davalıların karara karşı istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş ve dosya, davalı vekillerinin temyiz talebi üzerine yüksek mahkemeye taşınmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2026/3492 E.  ,  2026/3523 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/166 E., 2025/2243 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...24. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/439 E., 2024/631 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 11.05.2018 tarihinde davalı ...’ in ... Alışveriş Merkezinde bulunan şubesinde çalışmaya başladığını, aylık kazancının aldığı primler ile birlikte 2.700-3,000 TL arasında değiştiğini, diğer davalı ... şirketi davalı ...’in çalışanları için servis hizmeti verdiğini, davacının 06.07.2018 tarihinde mesaisini tamamladıktan sonra davalı ... şirketine ait ...... plakalı araç ile evine dönmek için yola çıktığını, araç, servis şoförünün dikkatsizliği nedeniyle yolda bulunan bir kasise seri bir şekilde girdiğini, aracın en arka sırasında oturan davacı kasise sert ve hızlı giren araç nedeniyle koltuğundan yukarı doğru zıpladığını ve kalçasını arka sırada koltuklann arasına sıkıştırılmış olan bir tabureye çarptığını, davacının çarpmanın etkisini ilk önce hissetmemiş ancak olaydan bir gpn sonra kuyruk sokumunda devam eden ağrılara dayanamayarak doktora başvurduğunu, yapılan tetkikte kuyruk sokumu kemiğinde (sakrum) kırık ve kemik iliği ödemi tespit edildiğini, İstanbul ... ... ... ve Araştırma Hastanesinde yapıhn tetkiklerde davacının %22 oranında vücut fonksiyon kaybına uğradığının tespit edilerek heyet raporu düzenlendiğini belirterek davacının geçirdiği iş kazası nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ....... vekili davaya cevap dilekçesinde özede; davacının, 11.05.20 18... .10.2018 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, davacının son görevinin ... ... mağazasında satış danışmanlığı olup, son temel brüt ücretinin 2.050,00 TL olduğunu, davacının, temel ücret + satış primi esasına göre çalıştığını, davacının yaşadığı iş kazası sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia etmekle ve işbu dava aracılığıyla kaza sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini talep ettiğini, davalı şirketin tazmin yükümlülüğünün bulunmadığını, davalı şirket ... markasıyla perakende sektöründe hiznlet verdiğini, mağazalarda çalışan personelin ulaşımının ise hizmet alımı yoluyla sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ilgili maddesi gereğince davacının maddi ve manevi zararlarının diğer davalı ... tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, davalı şirketin tazmin zorunluluğunun bulunmadığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde; ...... plakalı aracın şirkete dışarıdan taşıma hizmeti veren ... isimli bir şahsa ait olduğunu ve bu kişi tarafından bizzat işletildiğini, davalı şirketle anılan kişi arasındaki ilişki tamamen ticari boyutta olup, bu kişi veya bu kişinin şoförü davalı şirket personeli olmadığından, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu nun 66. maddesi anlamında da müvekkil şirketin kusursuz sorumluluğunun bulunmadığını, zararın davacının asli kusuru ve üstüne düşen zorunlu ve mutad tedbirleri almaması nedeni ile meydana geldiğini, söz konusu zarardan davalı şirketin sorumlu olmaması gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.ştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı "..1-Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davalı tarafın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz sebepleri olarak; davanın davalı şirket bakımından husumetten reddi gerektiğini, iddiayı ve sorumluluğu kabul manasına gelmemek kaydı ile bir an için davacının iddia ettiği üzere ... plakalı aracın tümsekten geçmesi esnasında yaralandığı varsayımında dahi; araç seyir halinde iken güvenliği için gerekli yasal ve mutad tedbirleri almayan davacının, iddia ettiği zararlı sonucun doğumuna asli kusuru ile bizzat neden olduğunu, dolayısı ile olay nedeni ile davalı şirketin tazminat sorumluluğu olmadığı gibi davanın da esastan reddinin gerektiğini, davacının illiyet bağını kesecek nitelikteki müterafik kusurunun hüküm verilirken gözetilmemesi de usul ve yasaya aykırı olduğunu, araç maliki ve işleteni ihbar olunan ...'in kusursuz olduğuna ve diğer ihbar olunan ...'nin %10 oranında kusurlu olduğuna dair mahkemece itibar edilen bilirkişi tespitinin hiçbir dayanağının bulunmadığını, bu hususun, kusur dağılımına ve doğrudan davanın sonucuna etkili bir eksiklik olduğunu, kusur durumu ve maluliyet oranına ilişkin itirazlarını tekrarla birlikte dava konusu olaydaki kusur durumu ve dava konusu kaza nedeniyle davacının malüliyet oranı bakımından adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının kazancının ...'ya bildirlenden daha fazla olduğu hususunda herhangi bir davacı iddiası bulunmamakla birlikte ilk derece mahkemesince itibar edilen bilirkişi raporu uyarınca asgari ücretin 1,... katı oranlamasıyla davacının ücretinin tespiti dosyadaki delillere aykırı olduğunu, 24.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacı yana 01.07.2015 tarihinden itibaren ... tarafından yaşlılık aylığı bağlandığı ve davacının fiilen çalışmayı bıraktığı 31.10.2018 tarihi itibarıyla pasif döneme girdiği belirlendiğini,
Davacının 01.07.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakla ve nihayet 31.10.2018 tarihinden itibaren aktif olarak çalışmamakla birlikte 31.10.2018 tarihinde başlayan pasif dönemi için herhangi bir işgörmezlik tazminatına hak kazanmadığını, hal böyleyken davacı lehine pasif dönem için işgörmezlik tazminatı hesaplanması yerinde olmadığını, yine davayı, iddiayı ve sorumluluğu kabul manasına gelmemek kaydı ile davacı yanın, talebi doğrultusunda hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek temyiz talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz sebepleri olarak; davalı şirket tarafından gerekli önlemlerin alındığını, kaza sonrasında davacının tedavi masraflarının davalı şirket tarafından karşılandığını, davacının istirahatli olduğu süre boyunca tüm sosyal hak ve alacaklarını eksiksiz bir şekilde almaya devam ettiğini, manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, davalılar arasında imzalanan sözleşme gereği zararlardan diğer davalı ...'un sorumlu olduğunu belirterek temyiz talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı sigortalıya verilen kusur oranı yerinde olup davalılar için belirlenen kusur oranı kendi aralarında açılması mümkün rücu davasında tartışılabilme imkanının bulunmasına göre, bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının iş bu dosya yönünden bozma sebebi olarak kabul edilemeyeceği gözetilerek, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, davalılar vekilleri tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
2. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.