Vekaleten tahsil edilen paranın iade edilmemesi ve vekalet görevine aykırılık iddiasıyla açılan davada ispat yükü ile avukatın sorumluluğu üzerine Yargıtay değerlendirmesi.
Özet: Davacılar, vekil tayin ettikleri avukatın kendileri adına tahsil ettiği ancak kendilerine ödemediği ve izinsiz ibranamelerle zarara uğrattığı iddiasıyla alacak davası açmış; ilk derece mahkemesi başlangıçta davacıları haklı bularak alacağa hükmetmişse de, Yargıtay önceki bir bozma kararında davacıların avukatın belirli icra dosyalarında vekâlet ilişkisi ve tahsilatına dair ispat yükünü yerine getiremediğini, avukatın vekalete aykırı davrandığına ilişkin delil sunulamadığını belirterek hükmü bozmuş; bozmaya uyan ilk derece mahkemesi de davacıların alacaklı olduklarını ispat edemedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, davacıların bu kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay, davalı avukatın vekalet yükümlülüğüne aykırı davrandığına dair ispat külfetini yerine getiremediklerini teyit ederek davanın reddine ilişkin kararı onamıştır.

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/280 E., 2025/596 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; müvekkillerinin dava dışı ... ve ...'in ortağı olan dava dışı limited şirket lehine ödemeler yaptıklarını, yapılan ödemelerin tahsili amacıyla davalı avukatın vekil tayin edildiğini, davalı avukatın müvekkilleri lehine başlatılan icra dosyalarında haricen tahsilat yapmasına rağmen müvekkillerine ödemede bulunmadığını,müvekkillerinin bilgisi ve izni dışında borçlular lehine ibraname düzenlediğini ve davalı avukatın yönlendirmesi üzerine müvekkillerinin dosyadan feragat ettiklerini belirterek, şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini 655.250,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı; davacıların alacaklarını dava dışı ... adlı şahsa temlik ettiğini, alacak temlik edildiğinden herhangi bir hak ve alacaklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 06.07.2022 tarihli kararıyla; davalı avukatın vekil olarak tayin edildiği, davacılar adına icra takipleri başlattığı, davacılara vekaleten dava dışı borçlular ..., ... ile dava dışı limited şirket hesabına yatırılan 450.000,00 TL yönünden ibra ettiği, davalı avukatın davacılara vekaleten aldığı ödemeleri davacılara iade ettiğine dair bilgi ve belgeleri dosyaya ibraz edemediği, 05.03.2022 tarihli bilirkişi ek raporundaki hesaplamalara itibar edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 655.250,00 TL'nin 10.000,00 TL'sinin 31.03.2019 tarihinden, kalan 645.250,00 TL'nin ıslah tarihi olan 28.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2024 tarihli kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Dairece verilen 25.06.2025 tarihli ilamla; davacıların vekâlet ilişkisine dayanarak eldeki davayı açtıkları, davalının davacıların iddia ettiği dava dosyaları açısından vekâlet ilişkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istediği, dosyaya kazandırılan vekâletin olduğu ileri sürülen icra dosyalarının incelenmesinde, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği alacaklısı davacı ... olan Bursa 9. İcra Müdürlüğünün 2015/11448, 2015/114 50... 1452 Esas sayılı dosyalarında davalı avukatın vekâletinin bulunmadığı, vekâlete dair işlem veya talepte bulunmadığı, bu takip dosyalarından davalı avukatın davacılar adına tahsil ettiği bir paranında bulunmadığı, davacıların tahsil edildiğini belirttiği tutarların davalı avukat tarafından tahsil edildiğine dair delil sunulmadığının anlaşıldığı, hal böyle olunca, soyut beyanlara dayanılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı gibi .... Noterliğinde düzenlenen 11.05.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı ibraname nedeniyle davalı aleyhine hüküm kurulmuş ise de davacılar vekili tarafından yargılama sırasında sunulan 10.07.2020 tarihli dilekçe ile ibraname konusu yapılan Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü 2016/4596 Esas sayılı dosyasından vazgeçildiği belirtildiği halde davalı avukatın vekalet yükümlülüğüne aykırı davrandığına dair ispat külfetinin davacılarda bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar tarafından vekâlet ilişkisinden kaynaklı olarak alacak talebinde bulunulmuş ise de dosya kapsamında davacıların davalıdan alacaklı olduğunun ispat olunamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili; ispat yükünün hatalı belirlendiğini, vekilin hesap verme yükümlülüğünün göz ardı edildiğini, davalı tarafça temlik iddiasının belgelendirilmediğini, 30.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda eksik olduğu belirtilen belgeler toplanmadan karar verildiğini, dinlenen tanık beyanlarının hükümde gereği gibi değerlendirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vekâleten tahsil edilen paranın iade edilmediği iddiasıyla uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olmasına, davalı avukatın vekalet yükümlülüğüne aykırı davrandığına dair davacıların ispat külfetini yerine getiremediği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.