Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin, şirket esas sözleşmesine aykırılık ve pay sahipliği iddialarıyla açılan yönetim kurulu üyesi atanması davasında ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı hissedar, şirket ana sözleşmesine aykırı olarak yönetim kuruluna seçilmediğini ve hissedarlar arasından üç üyeden oluşması gereken yönetim kurulunun eksik bırakıldığını iddia ederek mahkemece yönetim kurulu üyeliğine atanmasını talep etmiş; davalı şirket ise, davacının hisse sahipliğinin vasiyetnameye ilişkin ve genel kurul iptaline yönelik devam eden davalar nedeniyle belirsiz olduğunu, ana sözleşmede yönetim kurulu üye sayısının bire düşürüldüğünü savunarak davanın reddini istemiş, ilk derece mahkemesi de davanın koşulları oluşmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/845 Esas 2026/1025 Karar

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/845
KARAR NO : 2026/1025
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/09/2023
NUMARASI : 2023/588 Esas 2023/557 Karar
DAVA : Yönetim Kurulu Üyesi Atanması
DAVA TARİHİ : 28/08/2023
KARAR TARİHİ : 16/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/07/2026
Taraflar arasındaki yönetim kurulu üyesi atanması istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın koşulları oluşmadığından reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette pay sahibi olduğunu, şirketin 30 hissesinin ..., 30 hissesinin ..., 30 hissesinin ..., 30 hissesinin de müvekkiline ait olduğunu, ...'nun 15/04/2018 tarihinde vefat ettiğini, murisin sağlığında Kuşadası 4. Noterliği 03/01/2013 tarih ve ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde vasiyetname ile davalı şirkette bulunan tüm hisselerini müvekkili ...'na sattığını, bedelini tamamen ve nakden aldığını, müvekkilini ibra ettiğini yazılı olarak beyan ettiğini, davalı şirketin 05/04/2022 tarihli son genel kurulu ve alınan tüm kararların Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/312 Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde iptal edildiğini, ancak henüz kesinleşmediğini, yapılan bu genel kurulda müvekkiline husumet ve haset duyan şirket ortakları ve müvekkilinin kız kardeşleri ... ve ...'ın müvekkilinin şirketle ilgili haklarını ve söz sahibi olmasını engellemek amacıyla sadece kendilerini yönetim kurulu üyesi seçtiğini, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olarak seçilmediğini, bu hususun esas sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, şirket ana sözleşmesinde yönetim kurulunun şirket hissedarları arasından seçilecek 3 kişiden oluşacağının düzenlendiğini, yine müvekkilinin, şirkette annesinden kendisine kalan paylarla birlikte düşünüldüğünde %50, annesinden kendisine kalan paylar dikkate dahi alınmasa bile %25 ortak konumunda olup müvekkilinin haklarını kısıtlar şekilde genel kurulda karar alınmasının mümkün olmadığını, yönetim kurulunun şirket ana sözleşmesine aykırı bir şekilde 2 üyeden oluştuğunu, esasen şirketin diğer ortaklarının yapması gerekenin TTK'nın 363. maddesi uyarınca yönetim kurulu üye sayısının esas sözleşmede belirtilen rakama çıkartılması için esas sözleşmeye göre hissedarlar arasından birisini seçmeleri gerektiğini, davalı şirketin diğer ortaklarının müvekkiline karşı besledikleri duygular sebebiyle kanun maddesini işletmekten imtina ettiklerini belirterek müvekkilinin davalı şirkete yönetim kurulu üyesi olarak atanması isteğinde bulunmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun ve yersiz açıldığını, dava dışı diğer mirasçıların iş bu vasiyetnamelerin iptali, olmadığı takdirde tenkisi için Kuşadası 2. Asliye Hukuk 2018/321 Esas sayılı dava dosyası ile dava açtıklarını, vasiyetnameler kapsamında olan muris ...’nun ... A.Ş.'de bulunan hisselerinin akıbetinin henüz belli olmadığını, öncelikle Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/321 Esas sayılı dava dosyasının neticesinin beklenmesi gerektiğini, ... A.Ş.'de bulunan muris ... hisselerinin temsil ve idaresi amacıyla Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/503 Esas sayılı dava dosyasında kayyım tayini amacıyla şirket ortakları ... ve ... tarafından dava açıldığını, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verildiğini, dosyanın istinaf incelemesine gönderilmek üzere beklediğini, bu davanın da sonucunun beklenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtildiği gibi 05/04/2022 tarihinde alınan Genel Kurul Kararlarının İptaline dair Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/312 Esas 2022/976 Karar sayılı dava dosyasının kesinleşmediğini, iş bu dosyanın da bekletici mesele yapılması gerektiğini, diğer yandan dava dışı şirket ortakları ... ve ...’nun davada taraf olarak bulunmaksızın yargılama yapılmasının savunma hakkını engeller nitelikte olduğunu, açılan davanın bu yönü ile de husumet eksikliğinden reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuş, yargılama sırasında beyanında dava dilekçesini tekrarla ana sözleşmenin 7.maddesi yönetim kurulu üye sayısına ilişkin olup 2013 yılında yapılan değişiklikle yönetim kurulu üye sayısının bire indirildiğini bildirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Davacı taraf, davalı şirketin 05/04/2022 tarihli genel kurul toplantısında 2 yönetim kurulu üyesi atandığı, ana sözleşmede ortaklar arasından 3 yönetim kurulu üyesi seçilmesinin gerektiği, bu gereğin yapılmadığı iddiası ile kendisinin 3.yönetim kurulu üyesi olarak mahkemeden atanması isteğinde bulunmaktadır. Yönetim kurulu üyesi atanması hususu, davalı şirketin iradesine ilişkin olduğu, toplantıda alınacak kararlarla atamanın şirket tarafından yapılacağı, mahkemenin şirketin iradesi yerine geçerek yönetim kurulu üyesi atayamayacağı anlaşılmakla yönetim kurulu üyesi atanması talebine ilişkin işbu davanın yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirket esas sözleşmesinde yönetim kurulunun 3 ortaktan oluşması gerektiğinin düzenlendiğini, bu kapsamda müvekkilinin yönetim kurulu üyesi seçilmesinin bir zorunluluk olduğunu keza ondan başka yönetim kurulu üyesi olabilecek başka bir ortak bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda müvekkilinin davalı şirkete "yönetim kurulu üyesi" olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davalı şirkete 2 yönetim kurulu üyesi atandığı, ana sözleşme kapsamında 3 üyeden oluşması gerektiği iddiası ile davacının yönetim kuruluna üye atanması isteğine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara Asliye 12. Ticaret Mahkemesinin 2022/312 E, 2022/976 K sayılı kararı incelendiğinde; davacının ..., davalının ... A.Ş., davanın, davalı şirketin 05/04/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali davası olduğu 8.maddede alınan kararın, yeni yönetim kurulu seçimi ve görev sürelerinin belirlenmesine ilişkin olup, oy çokluğuyla ... ve ...'nun 3 yıl süre ile seçilmelerine karar verildiği, yapılan yargılama sonucu 30/11/2022 tarihli kararla, Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/2022 esasına kayıtla açılan davada verilen tedbir kararına aykırı olarak veraset yoluyla pay devri işlemi ile ortaklık ve sermaye yapısının değiştirilmesine ilişkin 7.maddenin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, tüm paydaşlığın genel kurulda temsil ettirilmemesi nedeniyle, oylama ve alınacak kararların neticesinin değişecek olması nazara alınarak TTK'nın 446.maddesi gereğince alınan tüm kararların iptaline karar verildiği,
İlgili kararın davalı vekilince istinafı üzerine Dairemizin 27/03/2026 tarih, 2023/502 E, 2026/369 K sayılı ilamı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kabulü ile, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/11/2022 tarih ve 2022/312 Esas 2022/976 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca 05/04/2022 tarihli genel kurulda alınan kararlar iptali istemli dava yönünden kaldırılmasına, davacının davasının 05/04/2022 tarihli genel kurul kararı yönünden kabulü ile, davalı şirketin 05/04/2022 tarihli tarihli genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verildiği, ilgili kararın ın henüz kesinleşmediği görülmüştür.
Davacı yan kendisinin üçüncü yönetim kurulu üyesi olarak mahkemeden atanması taleni ile eldeki davayı açmıştır.
TTK 408 maddelerine göre yönetim kurulu üyesi atanması 363. Maddesi yönetim kuruluna verilen istisna dışında Genel Kurula ait münhasır yetkidir. TTK'da anonim şirkete mahkemece yönetim kurulu üyesi atanması yetkisi verilen bir madde bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, yönetim kurulu üyesi atanması hususu, davalı şirketin iradesine ilişkin olduğu, toplantıda alınacak kararlarla atamanın şirket tarafından yapılacağı, mahkemenin şirketin iradesi yerine geçerek yönetim kurulu üyesi atayamayacağı , yönetim kurulu üyesi atanması talebine ilişkin işbu davanın yasal koşulları oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/07/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -