Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, bilirkişi raporları ve tüketici iltibasıyla tescilli ... markasına tecavüzün tespiti, meni ve maddi tazminat talepli sucuk ürünü davası.
Özet: Davacı, tescilli "..." markasına davalının, müvekkilinden izinsiz şekilde kendi ürünlerinde benzer biçimde "..." ibaresini kullanarak yaptığı marka hakkı tecavüzünün tespiti, meni ve maddi tazminat ödenmesi talebiyle dava açmıştır; davacının 2003 ve 1991 yıllarına dayanan çeşitli sınıf tescilleriyle koruma altında olan markasının davalı tarafından birebir aynı şekilde öne çıkarılan "..." ifadesiyle, özellikle sucuk ürünlerinde ve zincir marketlerde satışa sunularak kullanılması, önceki davalardaki bilirkişi raporları ve sosyal medyadaki tüketici yorumları ile iltibasa yol açtığı ve hak ihlali oluşturduğu iddia edilmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/490 Esas - 2025/297
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2024/490 KARAR NO : 2025/297DAVA : Marka Tecavüzü Tespiti, Men'i (önlenmesi) Maddi TazminatDAVA TARİHİ : 26/11/2024KARAR TARİHİ : 10/07/2025 Yazıldığı Tarih: 10/07/2025İDDİA:Davacı vekili 26/11/2024 tarihli dava dilekçesinde ÖZETLE: KONU : Davalı şirketin, müvekkile ait tescilli markasına vaki tecavüzünün tespiti ve men'i ile SMK m .151/2(b) uyarınca maddi tazminat talebimizden ibarettir.1-Müvekkilimizin Davacı taraf olduğu ... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan davada, davalı taraf ... Ürt. Tic. ve Paz. Ltd. Şi isimli firmanın, müvekkilimizin marka hakkına tecavüz ettiği ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu alınan Bilirkişi raporlarıyla da sabittir. İlgili dava dilekçemiz içerisinde hükümsüzlük, haksız rekabet ile ayrıca tecavüzün tespiti talebimiz de bulunmuş olsa da, dava açılışında ve devamında tecavüzü tespitine ilişkin henüz olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması sebebiyle, daha fazla hak kaybı yaşamamak adına iş bu davayı açma zorunluluğumuz doğmuştur.2-Müvekkilin “...” markası Türkiye'de ... nezdinde;29 Sınıftan 2003 yılında ... tescil numarasıyla,29. Sınıftan 2003 yılında ... tescil numarasıyla,29, ve 30. Sınıflardan 1991 yılında ... tescil numarasıyla, 29, ve 34. Sınıflardan 2003 yılında ... tescil numarasıyla,marka tesciliyle ... nezdinde de müvekkil adına koruma altındadır..............................4-Davalının "..." şeklindeki markası, müvekkilden sonra tescil edilmesini yanında, müvekkil markasıyla birebir aynı şekilde “...” ifadesi öne çıkarılıp, büyütülüp vurgulanarak, yine müvekkile ait "..." markalı sucuk ürünüyle aynı isim ürünü başta ... market zincirleri başta olmak üzere satışa çıkardığı sabittir.5-Müvekkilimizin Davacı tarafı olduğu ... Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan davada, davalı taraf ... Ürt. Tic. ve Paz. Ltd. Şt İsimli firmanın, müvekkilimizin marka hakkına tecavüz ettiği alınan 2 kök Bilirkişi raporu ve 2 ek raporla da sabittir.6-Davalı şirket, tescil ettirdiği markayı hiçbir geçerli hakkı olmaksızın kullanarak müvekkilin marka hakkına tecavüz etmektedir. Söz konusu işletmenin dışında, 15-21 Nisan 2023 tarihlerinde tespit ettiğimiz üzere ... zincir market afişlerinde vb. yerlerde müvekkile ait olan "..." marka: hiçbir hakka ve izne dayanmadan kullanılmış ve satışa sunulmuştur.Kaynak:(... )7- Yeminli Bilirkişi ( ...), Yönetim Bilişim Sistemleri Bilim Uzmanı ... tarafından; ... zincir market içerisinde “...” isimli 1 adet ürünün 200 ağırlığındaki tekli paket içerisinde “...” Barkod numarasına sahip olduğu ve “ ...” koli barkod numarasıyla da 12 adetli koliler halinde olduğu görülmüştür. ... market içerisinde “...” isimli 200 g ağırlıklı “...” Barkod numarasına sahip ürün, 25/04/2023 günü saat 19:35 sıralarında “...” belge “... numara ve ... fiş numarasıyla 58,50 TL tutardan 23,60 tutar indirimle 34,90 TL tutar ödenerek satın alınmıştır.8-Anılan mal ve hizmetlerin ortak, benzer türden ve doğrudan ilişkili türden mallar ve hizmetler olmaları dolayısıyla, bu durumun iltibasa neden olduğu da açık olup, Yeminli Bilirkişi (...), Yönetim Bilişim Sistemleri Bilim Uzmanı ... tarafından hazırlanan iş bu dilekçe ekinde sunulan uzman görüşü içerisinde:“...” internet adresi üzerinde de teknik şüpheden uzak biçimde sabit olduğu üzere;........“...'de böyle bir sucuk var dana eti, fiyatı 19.90 TL muadili 80-100 lira arası. Normal mi? Değil...!” Şeklinde davalıya ait “...” isimli sucuk ürününün 01/07/2023 tarihinde fotoğrafıyla bir kullanıcı tarafından paylaşıldığı görülmüştür............Şeklinde sosyal medya kullanıcılarının yorum yaptığı, Davalıya ait "..." isimi ürünün üzerinde ... ibaresinin bulunması nedeniyle, müvekkile ait "..." markasıyla ve yine müvekkile ait "..." marka ürünle karıştırıldığı, tüketiciler tarafından iltibas neden olduğu şüphesizdir.9-6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile de sabit olduğu üzere marka hakkı münhasıran sahibinde aittir Bu hak başkaları tarafından yalnızca marka hakkı sahibinin izni ile ve verdiği izin sınırları içerisinde kullanılabilir. Davalı şirket , müvekkile ait “...” markası hakkında müvekkilden herhangi bir izin almadan faaliyete geçirmiş, ... isimli zincir marketler aracılıyla pazara sunmuştur.10-... Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan davada — 15/04/2024 düzenleme tarihli bilirkişi — raporunun sonuç bölümün: kısaca;..........SONUÇ VE İSTEM; Yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; Öncelikle DAVAMIZIN KABULÜNE25/04/2023 günü saat 19:35 sıralarında “...” belge, “... ... numara ve ... fiş numarasıyla 58,50 TL tutardan 23,60 tutar indirimle 34,90 TL tutar ödenerek ... marketten satın alınması sebebiyle, ... Mersis numaralı ... A.Ş. (...) isimli firmaya yazı yazılarak;1 adet kangal sucuk/ürün şeklindeki “...” isimli 200 Gram ağırlıklı “...” Barkod numarasına sahip üründen, 12 adetli koli şeklindeki “...” isimli “8 ...” koli barkod numaralı üründen, bugüne kadar yapılan toplam satışa ait tüm adet ve tutarların istenilerek sonrasında hesaplanması talep olunur. (4/01 satın alma fiş örneği ekte sunulmuştur.)Müvekkilin şu an için miktarı belirsiz olan H.M.K. 107.madde gereğinde artırma haklarımız ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla 6769 sayılı Kanunu'nun 151/2.b fıkrası uyarınca Sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden Davalının ticari defter kayıtları üzerinde "..." isimli sucuk/üründen elde ettiği net kazanç üzerinden yoksun kalınan kazanç karşılığı şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, " şeklinde talep ve dava etmiştir.SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE "USULE İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ1-) Davacı Yanın Tazminat Talebi Zamanaşımına Uğramıştır.Davacı yanın davasında haklı olduğunu hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile; davacı yanın tazminat talebi zamanaşımına uğramış olup davanın esasına girilmeksizin usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.2-)Marka Tecavüzüne İlişkin İkame Edilen Dava Derdest Olup Kesinleşmesinin Bekletici Mesele Yapılması Gerekmektedir. Davacı yan marka hakkına tecavüz edildiği iddiası ile müvekkil şirket aleyhine ... Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile dava ikame etmiştir. İlgili davada son duruşmada mahkemece ek rapor alınmasına karar verilmiş olup henüz bir karar verilmemiştir. Huzurdaki davada davacı yanın tazminat talebi hakkında karar verilebilmesi için marka hakkına tecavüz edilip edilmediği hususunda karar verilmesi ve verilen kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekmektedir. 3-)Davacı Yanın Delil Dilekçesinin Ekinde Sunmuş Olduğu Deliller Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Amir Hükümlerine Aykırı Olacak Şekilde Tarafımıza Tebliğ Edilmemiştir. Davacı yan dava dilekçesinin ekinde 1 adet CD disk sunulduğunu beyan etmiştir. Ancak bu CD veya içerisindeki belgeler tarafımıza tebliğ edilmemiştir. Bu husus yargılama usulünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili amir hükümlerine aykırıdır. Davacının davasını dayandırmış olduğu delillerin içeriği bilinmeksizin gereği gibi cevap verilemeyeceği mahkemenizin malumudur. Bu nedenle deliller tarafımıza tebliğ edildiğinde buna ilişkin cevap dilekçesi ve karşı delil sunma hakkımızı saklı tutmaktayız.Usule ilişkin itirazlarımız saklı kalmak kaydı ile esasa ilişkin itirazlarımız aşağıda mahkemenize sunulmuştur.ESASA İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ :1-) Davacı Yanın Dava Konusu Ettiği Markayı Kanunun, Uluslararası Mevzuatın ve İçtihadın Aradığı Şartlar Dahilinde Kullandığını İspat Etmesi, Aksi Halde Davanın Reddine Karar Verilmesi Gerekmektedir.Davacı yanın davasının dinlenebilmesi için ilgili markanın kanunun 9. maddesinde, içtihatlarda ve uluslararası mevzuatta belirlenen şartlar dahilinde kullanılıyor olması gerekmektedir.Kanun koyucu, markaların sicilde yer kaplamasını önleyerek tescilli marka nedeniyle doğabilecek uyuşmazlıkların sayısını azaltmak, marka olarak tescil edilebilecek işaretlerin kapsamının gereksiz yere daralmasını önlemek aynı zamanda markanın tescili ile hedeflenen “mal ve hizmetleri birbirlerinden ayırt etme işlevi”nin gereği gibi yerine getirilebilmesi için kullanılmayan markaların iptal edileceğine ilişkin düzenleme getirmiştir. Kanun koyucunun amacı Yargıtay kararlarına da yansımıştır.Uluslararası mevzuat gereği de marka tescilinin amacına ulaşabilmesi markanın kullanımının gerçek ve ciddi olması gerekmektedir. Kanun koyucu uluslararası mevzuata ve içtihada uygun olarak alelade bir kullanımı yeterli görmemiş ve ciddi biçimde kullanma şartı getirmiştir. Markanın mevzuatta aranan şartlar dahilinde kullanıldığını ispat yükü ise marka sahibine aittir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı da bu yöndedir..... 17.3.2021 T., .... Sayılı kararı ;Yukarıdaki açıklamalar, yargı kararları ve mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulduğunda davacı yanca dava konusu markanın aranan şartlar dahilinde kullanıldığı ispatlanamaz ise değil müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi markanın iptali gündeme gelecektir. Bu nedenle davacı yanın dava konusu markayı kullandığını ispatlamasını talep etmekteyiz. Davacı yanca bu husus ispatlanamaz ise davanın reddine karar verilmesini talep ederiz.2-) Davacı Yanın İddialarının Gerçeği Yansıtmadığı ... Tarafından Yürütülen Soruşturma Neticesinde Ortaya Çıkmıştır.Davacı yan marka tecavüzü iddiası ile aynı zamanda müvekkil hakkında ...'na suç duyurusunda da bulunmuştur. Suç duyurusu neticesinde açılan ... numaralı soruşturma dosyasında savcılık makamı tarafından müvekkilin savunması alınmış ve tarafımızca dosyaya ilgili belgeler sunulmuştur. Bu kapsamda ... tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; şikayete konu markanın müvekkil adına tescilli olduğu, tescilli olan bu markanın başka marka hakkına tecavüz etmesinden bahsedilemeyeceği gerekçesi ile ... soruşturma, ... karar numaralı, 16/11/2023 tarihli karar ile müvekkil hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. İlgili karar kesinleşmiştir. Söz konusu karar dilekçemiz ekinde mahkemenize sunulmakta olup savcılığa yazılacak müzekkere ile soruşturma dosyasının istenilmesini talep ederiz.Mahkemenizin de malumu olduğu üzere ceza yargılaması hukuk yargılamasından farklı olarak, savcılar ve hakimler tarafından re'sen yürütülmekte olup maddi gerçekliğin ortaya çıkması için sınırlamaya tabi olmaksızın araştırma yapılmakta ve kesin deliller neticesinde sonuca varılmaktadır. Bu nedenledir ki; ceza yargılaması sonucunda bir suçun işlenmediğine dair verilen karar, haksız eylemin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği yönünden hukuk mahkemelerini bağlayıcı niteliktedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı da bu yöndedir....., 21.03.2018 T., ... Sayılı kararı ;Yargıtay içtihadından da açıkça anlaşılacağı üzere kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karar müvekkilin haksız eylem olan marka hakkına tecavüz eylemini gerçekleştirmediğine dair bir kesin delil olup bu kapsamda aynı iddia ile ikame edilen huzurdaki davada davacının davasının reddine karar verilmesi gerekmektedir.3-) "..." İbareli Marka ... Nezdinde Müvekkil Şirket Adına Tescilli Olup Davacı Yan Adına Tescil Dahi Edilmemiş "..." İbareli Markaya Tecavüz Edilmesinden Bahsedilmesi Mümkün Değildir.Davacı yan, müvekkil şirket adına tescilli "..." ibareli markanın, kendi adlarına tescil dahi ettirilmeyen "..." ibareli markaya tecavüz ettiği iddiası ve tazminat talebi ile huzurdaki davayı ikame etmiştir.Bizzat davacı yan tarafından dava dilekçesinde kendi adlarına yalnızca "..." ibareli markanın tescil edilmiş olduğu, müvekkil şirket adına ise "..." ibareli markanın tescil edilmiş olduğu belirtilmiş ancak her nasıl ise müvekkilin tescilli markasının kendi adlarına tescil dahi edilmeyen markaya tecavüz ettiği iddia edilmiştir.Tescilli bir markanın tescilsiz bir markaya tecavüz edemeyeceği, somut olayda tek marka tecavüzünün davacı yan tarafından tescil edilmeksizin "..." ibareli markanın kullanımından kaynaklandığı, bu nedenle müvekkilin davacının marka hakkına tecavüz ettiğinden bahsedilemeyeceği izahtan varestedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı da bu yöndedir. Nitekim; ... Hukuk Dairesi'nin 08.05.2014 T., .... Sayılı kararı;"Tescilli Markanın, Tescilli Olduğu Sınıflarda Kullanımı Marka Hakkına Tecavüz Teşkil Etmez."Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 25.11.2020 T., .... Sayılı kararı da;"Gerçekten De, Hükümsüz Kılınıncaya Kadar Tescilli Bir Markanın Tescil Kapsamında Kullanımı Markaya Tecavüz Ve Haksız Rekabet Teşkil Etmez." şeklindedir. Yargıtay kararlarına daha çok örnek vermek mümkündür. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı uyarınca tescilli bir markanın kullanılması marka tecavüzüne sebebiyet vermemektedir. Aksinin kabulü, tüm sınai mülkiyet mevzuatının, ...'nun, marka tescil prosedürünün varlığını inkar anlamına gelecektir. Tüm bu nedenlerle davacı yanın iddialarına itibar edilemeyeceği izahtan vareste olup haksız davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.4-) Davacı Yanın Markası İle Müvekkil Şirket Adına Tescilli Markalar Arasında İltibas Tehlikesi Bulunmamaktadır. Dolayısıyla Marka Hakkına Tecavüzden Söz Edilebilmesi Mümkün Değildir."..." ibareli markanın tescilli olması nedeni ile söz konusu markanın kullanılmasının haksız bir eyleme sebebiyet veremeyeceğini tekrarla; müvekkile ait marka ile davacı yanın markası arasında iltibas tehlikesi dolayısıyla davacının kazanç kaybı da bulunmamaktadır.Markalar komplike yapılar olup içerisinde çok sayıda unsur barındırmaktadır. Anlamsal bütünlük, şekil, renk, kompozisyon, ve lafız markayı oluşturan başlıca unsurlardır. Müvekkile ait dava konusu markanın ana unsuru "..." ibaresidir. Davacı yanca tescili bulunmayan "..." ibaresi markayı şekillendiren unsurdur. Ayrıca müvekkile ait marka tasarımı ve kompozisyonu ile davacı yana ait "..." markasının tasarım ve kompozisyonu çok farklıdır. Kullanıcılar tarafından birbirine ne anlamsal ne de şekilsel olarak benzemeyen bu iki markanın karıştırılması mümkün değildir.Kaldı ki müvekkil şirket sektöründe öncü olup 50 yıllık bir ticari tarihi bulunmaktadır. Bu süreç içerisinde "... ibareli onlarca markayı kendi adına tescil ettirmiş ve marka lisans sözleşmeleri imzalayarak "..." ibaresinden oluşan markalarla bir marka ailesi yaratmıştır. ... nezdinde müvekkil adına tescilli olan "..." ibareli kırk üç (43) adet marka bulunmaktadır. Müvekkil bununla da yetinmeyip yukarıda da bahsedildiği üzere marka lisans sözleşmeleri imzalamaktadır. Dilekçemiz ekinde örneği sunulan bu sözleşmelerden yalnızca birinde dahi otuz bir (31) adet "..." ibareli marka bulunmaktadır. Neredeyse yüz adete yakın "..." ibareli markayı kullanan şirket, 29. Sınıfta kullanıcılarda yaratmış olduğu güvenle bir marka ailesi yaratmıştır. 29. Sınıfa dahil "..." ibareli herhangi bir mal veya hizmet ile karşılaşan kullanıcının aklına yalnızca müvekkil şirkete ait ürün ve hizmetler gelmektedir. Müvekkilin marka ailesine sahip olduğunu örneklerle ispat etmek gerekirse; Müvekkil şirkete ait dava konusu marka ve bu marka ile aynı kompozisyona sahip diğer markalar şu şekildedir şu şekildedir;Görüleceği üzere müvekkil şirketin kendi adına tescilli aynı kompozisyonda birden fazla tanınmış markası bulunmakta iken davacı yanın markası ile karıştırılma ihtimali olduğundan söz edilemez.Daha önce "..." ibareli markalar ile ilgili açılan davalarda alınan bilirkişi raporlarında müvekkil şirkete ait "..." ibareli markaların tanınmış marka olduğu tespit edilmiştir. Müvekkil şirkete ait markaların tanınmış marka olması da iltibas hususunda göz önünde bulundurulmalıdır. Tüm bunlarla beraber müvekkil şirket ile özdeşleşmiş marka şu şekildedir;Bu marka müvekkil şirket adına tescil edilmiştir. Söz konusu marka müvekkil şirketi tanımlamaktadır. Bu markayı gören herhangi bir tüketicinin müvekkil şirketin ürününü karıştırma ihtimali bulunmamaktadır.Son olarak görsel olarak da söz konusu markaların karıştırılması mümkün değildir.Görsel olarak da dava konusu markaların karıştırılması mümkün değildir. Hal böyle iken davacı yanın iltibas iddiası haksız olup iltibas iddiasına dayanan tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.6-) Davacı Yanın Tazminat Talebi Haksızdır.Davacı yan dava dilekçesinde müvekkile ait "..." ibareli markaları ürünlerin satışından kaynaklanan kazanç kaybını talep etmiştir. Yukarıda belirttiğimiz üzere davacı yan kendisine ait markayı Türkiye'de kanunun aradığı şartlar dahilinde kullanmamaktadır. Davacı yan yurt dışı pazarında faaliyet göstermekte olup Türkiye pazarında bir payı bulunmamaktadır. Bu nedenle müvekkilin tescilli markası ile ürün satması nedeniyle davacı yanın kazanç kaybı yaşamasından söz edilemez. Türkiye'nin 81 ilinde binlerce markette faaliyet gösteren müvekkil şirketin kendisine ait tescilli marka ile ürettiği ürünleri satması davacı yanı nasıl bir kazançtan yoksun bırakmıştır bunun açıklanması gerekmektedir. Davacı yan Türkiye'de hiçbir faaliyeti olmamasına rağmen et ve et ürünleri pazarının en büyük aktörlerinden biri olan müvekkil şirketin ticari faaliyetleri üzerinden haksız kazanç elde etmek istemektedir. Bu nedenle kötü niyetle ikame edilen davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Dava dilekçesindeki sair aleyhe hususları kabul etmiyoruz ve itiraz ediyoruz." şeklinde beyanda bulunulmuştur.6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU ;Madde 114/1 " ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması." dava şartlarındandır.Madde 115 " (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder."hükmü, 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU;Madde 4/1-d "Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ( taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren) ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. " ,Madde 5/A "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."hükmü,6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU Madde 18/A-2 " Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. "hükümleri yer almaktadır.DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE;1)Cevap dilekçesinde ; davacının " Marka Tecavüzü Tespiti, Men'i " talebi hakkında DERDESTLİK itirazı ileri sürülmüştür.... de görüldüğü ileri sürülen ... esas sayılı dosyası celbedilip ilgili belgeler incelendiğinde aynı davacı tarafından aynı davalıya yönelik aynı iddia çerçevesinde 26/07/2023 tarihli dava dilekçesi sunduğu, DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE " Davalının 29 /30./35./43., Sınıftan 25/02/2019 tarihli başvurusu ve 10/12/2020 tescil tarihi, ... tescil nolu “...” markasının, dosya üzerinden delil tespiti ile hükümsüzlüğüne karar verilmesi, mümkün değil ise anılan markalardan “...” ifadesinin çıkartılması, müvekkilin tescilli "..." markasına tecavüzün tespiti ve önlenmesi talepli dava dilekçemizin sunumundan ibarettir............................................7-DAVALININ TESCİLLİ MARKASINDAKİ “...” KELİMESİNİ MÜVEKKİLİN MARKASIYLA AYNI OLACAK ŞEKİLDE KULLANARAK SEBEP OLDUĞU TECAVÜZÜN ÖNLENMESİ TALEBİMİZ HAKKINDA;Davalının "..." şeklindeki markası, müvekkilden sonra tescil edilmesinin yanında, müvekkil markasıyla birebir aynı şekilde “...” ifadesi öne çıkarılıp, büyütülüp, vurgulanarak, yine müvekkile ait "..." markalı sucuk ürünüyle aynı isimli ürünü başta ... market zincirleri başta olmak üzere satışa çıkardığı tespit edilmiştir.8-Yeminli Bilirkişi ... (... Sicil: ...) tarafından hazırlanan ve iş bu dilekçemiz ekinde sunulan uzman görüşünde de görüleceği üzere;... market içerisinde raf üzerinde koliler halinde “...” isimli ürünün 200 g ağırlığındaki tekli paket içerisinde “...” Barkod numarasına sahip olduğu, ... marketiçerisinde “...” isimli ürüne ait 12 adetli “...” Barkod numarasına sahip kolilerin bulunduğu,... market içerisinde “...” isimli 200 g ağırlıklı “...” Barkod numarasına sahip ürün, — 25/04/2023 günü saat 19:35 sıralarında “...” belge, “... numara ve ... fiş numarasıyla 58,50 TL tutardan 23,60 tutar indirimle 34,90 TL tutar ödenerek satın alındığı,Tespit edilmiştir. Davalının satışını yaptığı "..." markalı sucuk ürünü ile müvekkilimize ait "..." markalı ürünün tüketiciler tarafından karıştırılmaması mümkün değildir.SONUÇ VE İSTEM; Yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle;1) “...” markası 20 /30./35./43. Sınıfta 25/02/2019 başvuru tarihi, 10/12/2020 tescil tarihi, ... tescil numaralı markasının, özellikle 29. Sınıftan hükümsüzlüğüne karar verilmesine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise anılan markalardan “...” ifadesinin çıkartılmasına,2) Davalının müvekkile ait markayı haksız kullandığının "Nitelikli hesap uzmanı", "Marka vekili" ve "bilişim" uzmanından oluşacak en az 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak dosya üzerinden tespitine, devamında tecavüzün önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına,3)Müvekkile ait '...” markasının, izinsiz kullanımının dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına,4) "..." ibaresi içeren her türlü reklam, afiş, ambalajın ve bu ibareyi içeren her türlü araç gerecin üçüncü kişiler elinde olsa dahi imhasına, 5)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının ülke çapında yayın yapan bir gazetede masrafları davalıya ait olmak üzere ilanına, " şeklinde TALEPLİ açılan ... de ... esas sayılı dosyasında görülen davada YARGILAMANIN HALEN DEVAM ETTİĞİ görülmüştür.Nitekim davacı vekili de dava dilekçesinde " dava dilekçemiz içerisinde hükümsüzlük, haksız rekabet ile ayrıca tecavüzün tespiti talebimiz de bulunmuş olsa da, dava açılışında ve devamında tecavüzü tespitine ilişkin henüz olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması sebebiyle, daha fazla hak kaybı yaşamamak adına iş bu davayı açma zorunluluğumuz" şeklindeki anlatımdan davacının da tespit/men talepli daha önce açtığı davada henüz olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması kendisine yeniden bir dava açma hakkını bahşetmediği gibi bu konu "derdestlik" dava şartı ile aynı konuda yeniden dava açmasını önleme şeklinde usul engeli olarak ortaya çıkmaktadır.Diğer yönden dava dilekçesinin başlığında yer alan "KONU : Davalı şirketin, müvekkile ait tescilli markasına vaki tecavüzünün tespiti ve men'i ile SMK m .151/2(b) uyarınca maddi tazminat talebimizden ibarettir." şeklindeki kısım sonuç kısmında sadece maddi tazminat talebi ( ....Davalının ticari defter kayıtları üzerinde "..." isimli sucuk/üründen elde ettiği net kazanç üzerinden yoksun kalınan kazanç karşılığı şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ) geçse de ; Dava dilekçesinin birinci sayfasındaki talep konusu ile 7. Sayfasındaki talep konusu kısmı çelişki davacı vekiline HMK 31. Maddesine göre taleplerinin ne olduğu konusunda açıklama yapması istenildiğinde; Davacı vekili: Dava dilekçemizin 1. Sayfasında geçen marka tecavüzünün tespiti, meni, ve maddi tazminat şeklinde talebimiz mevcuttur " şeklinde beyanda bulunduğundan mahkememize açılan davada temel uyuşmazlığın; davacı tarafın ..., tescil sayılı markalarının varlığı karşısında davalı tarafın ... marketinde satışa sunulan kangal sucuk ürünü dolayısıyla davacıya ait marka hakkının ihlal edilip edilmediği, davalı tarafın savunmasında geçen ... tescil sayılı markasının savunma gerekçesi olarak ileri sürülüp sürülemeyeceği, davacı tarafın talebine bağlı olarak tespit men, ve maddi tazminat taleplerinin yerinde ve doğru olup olmadığı , davacı tarafın mesnet markalarının davalının kullanmama defi üzerine satışa sunulan ürün dolayısıyla kullanım ispatını yerine getirip getirmediği noktasında olduğu tespiti yapılmıştır.Tüm bu açılardan bakıldığından mahkememizde görülen "Tespit, Men (önleme)" konulu davada davalı tarafın aynı konuda daha önce açılan ... de ... esas sayılı dosyasında görülen "Tespit, Men (önleme"davası nedeniyle derdestlik itirazı haklı bulunarak bu talep yönünden HMK 114 ve 115.nci maddeye göre dava şartı eksikliğine bağlı davanın usulden reddine karar verilmiştir. .2) Dava dilekçesinde geçen "MADDİ TAZMİNAT " talebi hakkında ise;Yukarıda geçen 6102 TTK 4/1-d ve 5/A maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-2 maddesine göre davacıya , bu davanın açıldığı 26/11/2024 tarihinde ÖNCE " arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini ihtarın tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde MADDİ TAZMİNAT davasının usulden reddedileceği" şeklinde meşruhatlı İHTARNAME gönderilmiş olup , İHTARNAME davacıya 25/06/2025 tarihinde TEBLİĞ edilmesine rağmen ARABULUCULUK SON TUTANAK örneği 7 günlük sürede ibraz edilmediğinden bu talep açısından da HMK 114-115 maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-2 maddesine göre dava şartı eksikliği nedeniyle USULDEN REDDİNE Karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-"Marka Tecavüzü Tespiti, Men'i (önlenmesi)" talebi hakkında açılan dava derdestlik nedeniyle HMK 114 -115.nci maddeye göre davanın USULDEN REDDİNE,2-"Maddi Tazminat " talepli davanın ise HMK 114-115. maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-2 maddesine göre arabuluculuk son tutanağı olmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle USULDEN REDDİNE,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcının başlangıçta yatırılan alınan 1.707,75 TL peşin harçtan düşümü ile bakiye 1.092,35 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,4-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5- Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda (tarafların yokluğunda) 6100 sayılı HMK 341 ile 345. maddelerine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine açıkça karar verildi. 10/07/2025Katip ...E-imza Hakim ...E-imza