Yargıtay 3. Ceza Dairesinden, silahlı terör örgütü üyeliği suçunda hüküm sonrası sunulan etkin pişmanlık beyanlarının, sanık dinlenerek faydalılık ve yeterlilik yönünden detaylıca yeniden değerlendirilmesi gerektiği kararı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, sanığın hükmün kesinleşmesinden önce başka bir soruşturmada etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma isteğiyle, örgüt faaliyetlerine ve mensuplarına dair daha önce belirtilmeyen bilgiler vermesine rağmen, ilk derece mahkemesinin bu beyanları sanığın örgütteki konumu, süresi ve verilen bilgilerin yeterliliği, faydası ve mevcut bilgilerle uyumu açısından detaylıca araştırmadan karar vermesi nedeniyle, hakkında Türk Ceza Kanununun 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi amacıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/740 E., 2021/1294 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 20. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/14 E., 2020/14 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM :TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E., 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.) TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirtildiği ve dosyadaki mevcut ifade suretinden anlaşıldığı üzere, sanığın hükümden sonra başka bir soruşturma nedeniyle Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/386 Soruşturma sayılı dosyasında alınan 21.02.2020 tarihli ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini bildirerek kendisinin örgütsel faaliyetlerine ve yargılama aşamasında bildirmediği birtakım örgüt mensuplarına ilişkin bilgiler vermesi nazara alındığında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek detaylı bir şekilde beyanlarının alınıp, gerekirse kollukta yeniden teşhis işlemi de yaptırılmak suretiyle verdiği bilgilerin örgütte geçirdiği süre, konum ve faaliyetleri itibariyle yeterli ve faydalı olup olmadığı değerlendirilip, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de ilgili birimlerden sorularak sonucuna göre, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.