Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, iş sözleşmesine katılma yoluyla bağlantılı şirketlerde çalışan idari işler müdürünün ek ücret talebinin reddine karar verdi.
Özet: Davacı işçinin, davalı ana işverenin talebiyle aynı anda grup şirketi niteliğindeki başka bir firmada da ek ücret ödenmeksizin çalışmayı kabul etmesi ve bu durumun iş sözleşmesine katılma kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle, söz konusu dönemdeki hizmetleri için ayrı bir ücret alacağına hak kazanamayacağına, tek iş ilişkisi kapsamında tek ücret ödemesinin yeterli olduğuna hükmedilerek, işçinin ek ücret talebinin reddine karar verilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2026/1203 E.  ,  2026/3685 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1703 E., 2025/2934 K.
DAVA TARİHİ : 15.01.2020
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/369 E., 2024/326 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı işyerinde 01.04.2010 tarihinden 30.09.2018 tarihine kadar Genel Müdürlük Departmanında idari işler müdürü olarak çalıştığını, 15.08.2011 tarihinden 22.12.2016 tarihine kadar davalı Şirketin talebi üzerine.......(Turkey) Ltd. Şti. (... Şirketi) adlı işyerinde çalıştığını, bu dönemde hem davalı Şirkette çalışmaya devam ettiğini, hem de ... Şirketinin işlerini yürüttüğünü, bu iki Şirketin birbiri ile bağlantılı olduğunu, ... Şirketi tarafından davacıya ücret ödenmediğini, 14.08.20211-21.12.2016 tarihleri arasında davalı Şirket tarafından davacının emek ve fazla çalışmalarının karşılığı olan ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek 14.08.2011-21.12.2016 tarihleri arasında alacağı ücretin tespit edilerek ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının özlük dosyası incelendiğinde, davacı ile kendi talebi doğrultusunda geçerli ibra ve ikale sözleşmesi yapıldığını, idari işler müdürü olarak asgari ücretin misliyle üstünde bir ücretle çalışan davacının uzun yıllar ücret almadan çalıştığını ve hatta bunun üzerinde kendi iradesi ve icap talebi ile ikale sözleşmesi imzalamasının davadaki talepleri ile çelişkili olduğunu, davacının uzun yıllar hiçbir ihtirazı kayıt, niza ve aralık olmadan aynı şekilde çalıştığını, aynı şekilde tüm ücret bordroları, çalışma çizelgeleri vb. tüm belgeleri itirazsız olarak imzaladığını, davacının ücretinin aynı tutarlılıkla yıldan yıla arttığını, davacının bu artışlara da itirazı olmadığını ve işine devam ettiğini, davacının son aldığı brüt ücretin 11.233,26 TL olduğunu, bu bedelin, davacının kıdemi, pozisyonu ve tecrübesi dikkate alındığında olması gereken ücretin dahi üstünde olduğunu, sadece ... Kurumu nezdindeki bordro kaydını esas alarak haksız kazanç sağlamaya çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçiye ait hizmet döküm cetveli ile işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri incelendiğinde, davacının 01.04.2010-14.08.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde, 15.08.2011- 21.12.2016 tarihleri arasında dava dışı ... Şirketi adlı işyerinde, 22.12.2016-30.09.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığına dair hizmetlerinin bildirildiği; özlük evrakı incelendiğinde, 22.12.2016 düzenleme tarihli, davacının imzası bulunan görev tanımı belgesinde (5.29 No.lu madde) davacının, davalı Şirkette, davalı Şirketin grup şirketlerinde (... Şirket adlı şirket de sayılmış olup), ... ofiste veya gösterilecek işyerlerinde herhangi bir ek ücret söz konusu olmadan çalışacağının düzenlendiği, dava dışı ... Şirketi adlı işyerinin, davalı Şirketin markasını kullanan firma olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının, dava dışı ... Şirketi ünvanlı işyerinde 14.08.2011-21.12.2016 tarihleri arasında hem davalı Şirketin hem de sigortasının bildirildiği dava dışı ... Şirketi işlerini aynı anda takip etmesinden dolayı ayrı aylık ücrete hak kazanıp kazanmayacağı noktasında toplandığı, iş sözleşmesine katılma ayrı bir kural olarak öngörülmemiş ise de sözleşmeye katılmanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 206. maddesinde düzenlendiği, iş sözleşmesine katılmada başlangıçta tek bir işverenle kurulan iş ilişkisine zamanla diğer bir işverenin de katıldığı ve işçinin iş görme edimini bu katılan Şirkete karşı da yerine getirdiği, birlikte istihdam ve iş sözleşmesine katılmada tek bir iş ilişkisi ve dolayısı ile tek bir ücret ödemesi söz konusu olduğu, işçinin diğer şirketlere karşı iş görme ediminin, fazla iş olarak değerlendirilemeyeceği ve bu nedenle ayrıca ücretin ödenmesi gerekmeyeceği, tanık beyanları, Kurum kayıtları, davacı özlük dosyası içeriği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının, ... Şirketi ile davalı Şirkete aynı tarihlerde hizmet vermesinden dolayı (iş sözleşmesine katılma yoluyla) ayrıca ücrete hak kazanamayacağı, davanın reddine yönelik İlk Derece Mahkemesi kararında herhangi bir hata görülmediği gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalı Şirketin grup şirketi olmadığını, tüzel kişilikleri, ortakları ve adresleri farklı şirketler olduğunu, dava konusu uyuşmazlığa 6098 sayılı Kanun'un 206. maddesinin uygulanamayacğını,
2. Müvekkilinin her iki Şirkete de üst düzey hizmet verdiğini, davalı Şirketten olan alacaklarını tahsil edemediğini,
3. Belirsiz alacak davası olarak açıldığından alacakların zamanaşımına uğramadığını,
4. İkale sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.