Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçunda eksik araştırma ve temel cezanın hatalı belirlenmesi nedenleriyle ilk derece mahkemesi hükmünü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün bölge adliye mahkemesince onanmasına dair kararın temyiz incelemesinde; sanık aleyhindeki tanık anlatımlarına ilişkin yürütülen soruşturma dosyalarının getirtilip incelenmemesi, tanığın mahkeme huzurunda dinlenmemesi ve sanık ile müdafiine bu hususta beyanda bulunma fırsatı verilmemesi suretiyle adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi ile temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilerek alt sınırdan hukuka aykırı şekilde uzaklaşılması sebepleriyle, sanık müdafiinin temyiz istemi doğrultusunda hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/31764 E.  ,  2025/30023 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1410 E. 2021/625 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/22 E., 2020/134 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 3, 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-İstinaf kanun yolu aşamasında dosyaya gelen; 12.11.2020 tarihli Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilen evrakta;.....'nin alınan ifadesinde sanık ile ilgili anlatımları bulunduğu anlaşılan ..... hakkında yürütülen soruşturma/kovuşturma dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmesinin sağlanılması ile 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiisine diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekliliği,
2-Kabul ve uygulamaya göre;
Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.