Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, eksik araştırma, ceza tayinindeki hatalar ve rutin banka hareketlerinin tek başına örgütsel delil sayılmaması sebebiyle bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararını bozmuştur; zira alt mahkemeler, sanığın örgütteki üst düzey rolü ve operasyonel faaliyetler sonrası örgütsel eylemleri hakkında eksik araştırma yapmış, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarını teşdit sebebi sayarak alt sınırdan hukuka aykırı şekilde uzaklaşmış ve rutin ticari bankacılık işlemleri ile iltisaklı dernek üyeliğini sempati boyutunu aşan yeterli örgütsel delil olarak hatalı değerlendirerek yeniden yargılama ve delil takdiri gerektiğini belirtmiştir.
3. Ceza Dairesi         2022/37071 E.  ,  2026/7183 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/1504 E., 2021/668 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/48 E., 2019/163 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM:TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü .../PDY'nin Malatya ilinde örgüt yapılanmasında üst mütevelli heyetinde bulunup bulunmadığı, örgüte eleman ve maddi kaynak temin edip etmediği, il genelinde üst yöneticiler tarafından belirlenmiş spesifik faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için yapılan belirleme ve organizasyonlar dışında genel olarak örgüt faaliyetleri hakkında strateji belirleme, alt grup ve diğer örgüt mensuplarını sevk ve idare etme, talimat verme ve denetleme gibi yetkileri olup olmadığın belirlenmesi ve .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin tespit edilebilmesi açısından bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştılılarak varsa bu beyan yahut ifadelerle birlikte; duruşmada sanık ve müdafiine okunup CMK'nın 217. maddesi uyarınca diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi ve eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
a. Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
b. Dosya kapsamında yer alan ... hesap hareketleri dökümü ve bilirkişi raporu nazara alınarak; ilk açılış tarihi 26.11.2004 olan ticari işletme hesabı olarak kullanılan ve bankanın TMSF'ye devrinden sonra da devam eden rutin bankacılık işlemlerinin, iltisaklı dernek üyeliğinin sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyet ve delil olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.