Danıştay, süresi dolan geçici kanun hükmüne dayalı sözleşmeli aile hekimi uzmanlık eğitiminin, toplu sözleşmede mali ve sosyal haklar kapsamında düzenlenmesinin hukuka uygunluğunu değerlendiriyor.
Özet: Dava, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarına ilişkin toplu sözleşmede yer alan sözleşmeli aile hekimi uzmanlık eğitimi düzenlemesinin ve buna dayanak oluşturan Sağlık Bakanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Davacı taraf, süresi sona ermiş bir kanun maddesinin toplu sözleşme ile yeniden yürürlüğe konulamayacağını, toplu sözleşmenin kapsamının mali ve sosyal haklarla sınırlı olup tıpta uzmanlık eğitimini içermediğini ileri sürmektedir. Davalı idareler ise, düzenlemenin Anayasa ve ilgili kanunlara uygun olarak serbest pazarlık sonucu yapıldığını, aile hekimlerinin mali ve sosyal haklarını iyileştirmeyi ve niteliklerini artırmayı hedeflediğini, bakanlığın görev alanında olduğunu ve hem hekimler hem de kamuoyu için faydalı olduğunu savunmuştur. Tetkik hakimi, memurların mali ve sosyal hakları kapsamında olmayan bir düzenlemenin toplu sözleşmeyle yapılmasının hukuken mümkün olmadığını belirtmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2022/452Karar No : 2025/10312DAVACI : ...DerneğiVEKİLLERİ : Av. ...- Av. ...DAVALILAR : 1-...BakanlığıVEKİLİ : Av. ... 2- ... BakanlığıVEKİLİ : Av. ...DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından,1- Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün ... tarih ve ... sayılı işlemi (dava dilekçesinde sehven 07/01/2022 olarak belirtilmiştir.) ile bu işleme dayanak olan,2- 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin ''Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlığını taşıyan 3. bölümünün, ''Sözleşmeli aile hekimi uzmanlık eğitimi'' başlıklı 40. maddesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI :1219 sayılı Kanunun geçici 9. maddesi ile uzmanlık eğitimi yöntemlerine aykırı düzenleme ile aile hekimliği uzmanlığında uzaktan ve kısmi zamanlı eğitim metodunun kabul edildiği, bu uygulamanın kanun maddesi gereği geçici olduğu ve 01/01/2020 tarihine kadar uygulanmaya devam ettiği, geçici maddenin yürürlük süresinin sona ermiş olmasına ve yasal dayanağı bulunmamasına rağmen, 2022 ve 2023 yıllarını kapsayan Toplu Sözleşmenin 40. maddesi ile geçici 9. maddenin uygulamaya devam etmesinin hukuka aykırı olduğu, kanun ile düzenlenen ve yürürlüğü sona eren bir hükmün Toplu Sözleşme ile tekrar yürürlüğe konulamayacağı, Toplu Sözleşmenin kapsamının, 4688 sayılı Kanun ve Toplu Sözleşmenin 1. maddesi ile belirlendiği, tıpta uzmanlık eğitimi ile hukuki ve fiili bağlantının olmadığı, Toplu Sözleşmeye böyle bir hüküm konulmasının ve Sağlık Bakanlığının kontenjan toplamasının hukuki dayanağının bulunmadığı, kamu işveren ve kamu görevlileri sendikaları arasında akdedilen Toplu Sözleşmenin kapsamının mali ve sosyal haklar olduğu, Sağlık Bakanlığı taraf bile değilken, tıpta uzmanlık eğitimine ilişkin bir kuralın Toplu Sözleşmeye konulmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :... BAKANLIĞININ SAVUNMASI: Anayasa, 4688 sayılı Kanun ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak, kamu işveren heyeti ile kamu görevlileri sendikaları heyeti arasında serbest teklif ve toplu pazarlık usulüne uygun olarak sözleşme hukuku serbestisi çerçevesinde gerçekleştirilen görüşmeler sonucu mutabakat sağlanarak, davaya konu Toplu Sözleşmenin imzalandığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.... BAKANLIĞININ SAVUNMASI: Usul yönünden, aile hekimlerinin mali ve sosyal haklarını iyileştirmeye ve niteliklerini artırmaya yönelik davaya konu Toplu Sözleşmenin iptalini istemekte davacı Derneğin güncel hukuki menfaatinin bulunmadığı, dava konusu işlemin, aile hekimlerinin bilimsel olarak, daha nitelikli hale gelmesine, özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik olduğu, Derneğin bunların aksine bir menfaatinin olamayacağı ileri sürülmektedir.Esas yönünden, sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 352. maddesi uyarınca Sağlık Bakanlığının görevli olduğu, Bakanlığın görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenleme yapabileceği, Toplu Sözleşme ile kanunlar ve yönetmeliklerdeki mali ve sosyal haklar ile bunların fer’ilerine yönelik düzenleme yapabilme yetkisinin bulunduğu, sözleşmeli aile hekimlerinin, aile sağlığı merkezinde sağlık hizmeti verirken, uzmanlık eğitimini yaparak aile hekimi uzmanı unvanı alması ile ücretinin doğrudan artacağı, yani aile hekiminin parasal ve özlük hakları ile doğrudan ilişkisinin bulunması nedeniyle toplu sözleşme hükümlerine konu olduğu, aile hekimlerinin mali ya da sosyal durumunu olumsuz etkilemeyeceği, tam tersine yararlarına olduğu, aile hekimlerinin mali ve sosyal haklarının iyileşeceği, uzmanlaşmış, nitelikli sağlık hizmeti sunan aile hekimlerinin istihdam edilmek istenildiği, uygulamanın vatandaşın, aile hekimlerinin ve devletin yararına olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal hakları kapsamında olmayan bir düzenlemenin toplu sözleşme ile yapılmasının hukuken mümkün olmadığı, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI : ...DÜŞÜNCESİ : Dava, 25.08.2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin ''Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlığını taşıyan 3. Bölümünün, ''Sözleşmeli aile hekimi uzmanlık eğitimi'' başlıklı 40. maddesinin ve Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün ''Sözleşmeli Aile Hekimi Uzmanlık Eğitimi Kontenjan Talebi'' başlığını taşıyan,... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun "Toplu Sözleşmenin Kapsamı’’ başlıklı 28. maddesinde; toplu sözleşmenin, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsayacağı, toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, toplu sözleşme hükümlerinin, sözleşmenin yapıldığı tarihi takip eden iki mali yıl için geçerli olacağı hükmüne yer verilmiştir. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un Geçici 9. maddesinde; "(Ek:11/10/2011-KHK-663/58 md.) 1/1/2020 tarihine kadar, 24/11/2004 tarihli ve 5258 sayılı Kanun hükümlerine göre sözleşmeli aile hekimi olarak çalışmakta olanlar, tıpta uzmanlık sınavı sonuçlarına göre, merkezi yerleştirmeye tabi olmaksızın, Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenen esaslar çerçevesinde aile hekimliği uzmanlık eğitimi yapabilir. Bu eğitim uzaktan ve/veya kısmî zamanlı eğitim metotları da uygulanmak suretiyle yapılabilir ve en az altı yılda tamamlanır. Eğitim süresince aile hekimliği sözleşmesi devam eder. Uzmanlık eğitimi ile beraber aile hekimliği hizmetlerinin yürütülmesine, ilgililere ve eğitim sorumlularına ödenecek ücretlere ilişkin usûl ve esasları 5258 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre hazırlanan yönetmeliklerle belirlenir.” hükmü yer almıştır.25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin ''Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlığını taşıyan 3. Bölümünün, ''Sözleşmeli aile hekimi uzmanlık eğitimi'' başlıklı 40. maddesinde; "11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun geçici 9 uncu maddesi hükümleri 01/01/2022-31/12/2023 tarihleri arasında uygulanmaya devam edilir." düzenlemesi getirilmiştir.23/06/2022 tarih ve 31875 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7411 sayılı Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 1. maddesiyle, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un Geçici 9. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “1/1/2020” ibaresi, “1/1/2029” olarak değiştirilmiştir.Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden, toplu sözleşmelerin kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsayacağı; dava konusu Toplu Sözleşme hükmüyle bu kuralın dışına çıkılarak 1219 sayılı Kanun'un Geçici 9. maddesi ile aile hekimliği uzmanlık eğitimine ilişkin olarak getirilen geçici uygulama süresinin uzatıldığı anlaşılmış ise de, yargılama sırasında yürürlüğe giren yasal düzenleme ile konunun kurala bağlandığı görülmüştür.Buna göre, her ne kadar dava konusu Toplu Sözleşme maddesi ile aile hekimliği uzmanlık eğitimi uygulama süresinin 01/01/2022-31/12/2023 tarihleri arasında uzatıldığı hükme bağlanmış ise de, bu sürenin yasal düzenleme ile 01/01/2029 tarihine kadar uzatıldığı; dolayısıyla, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 24/12/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ... ve davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı vekili Av. ... ile davalı Sağlık Bakanlığı vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ SÜREÇ :USUL YÖNÜNDEN:Davalı Sağlık Bakanlığının usule yönelik itirazı kabul edilmeyerek işin esası incelendi:İNCELEME VE GEREKÇE:İLGİLİ MEVZUAT:Anayasanın "Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler/Genel ilkeler" başlıklı 128. maddesinde; "…Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır...", "Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı" başlıklı 53. maddesinde; "… Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir." hükümleri yer almıştır.4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturdukları sendika ve konfederasyonların kuruluşu, organları, yetkileri ve faaliyetleri ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacak kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarını belirlemek ve toplu sözleşme yapılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." hükmü, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Kanun, Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle görevli oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğü genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda kamu iktisadî teşebbüslerinde, özel kanunlarla kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlarda ve diğer kamu kurum veya kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanır." hükmü, "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde; "Toplu sözleşme: Bu Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını belirlemek üzere yürütülen toplu sözleşme görüşmeleri sonucunda mutabık kalınması durumunda taraflarca imzalanan sözleşmeyi,", hükmü, "Toplu sözleşmenin kapsamı" başlıklı 28. maddesinde; "Toplu sözleşme; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsar." hükmü yer almıştır.1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un "Tabipler" başlıklı 1. maddesinde; "Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır." hükmüne, geçici 9. maddesinde (dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle); "1/1/2020 tarihine kadar, 24/11/2004 tarihli ve 5258 sayılı Kanun hükümlerine göre sözleşmeli aile hekimi olarak çalışmakta olanlar, tıpta uzmanlık sınavı sonuçlarına göre, merkezi yerleştirmeye tabi olmaksızın, Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenen esaslar çerçevesinde aile hekimliği uzmanlık eğitimi yapabilir. Bu eğitim uzaktan ve/veya kısmî zamanlı eğitim metotları da uygulanmak suretiyle yapılabilir ve en az altı yılda tamamlanır. Eğitim süresince aile hekimliği sözleşmesi devam eder. Uzmanlık eğitimi ile beraber aile hekimliği hizmetlerinin yürütülmesine, ilgililere ve eğitim sorumlularına ödenecek ücretlere ilişkin usûl ve esasları 5258 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre hazırlanan yönetmeliklerle belirlenir. Bu maddeye göre yapılacak aile hekimliği uzmanlık eğitiminde çekirdek eğitim müfredatının ve rotasyonların uygulanması ve eğitimin şekli ile sair hususlar Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenir..." hükmüne yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Dava konusu 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin ''Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlığını taşıyan 3. bölümünün, ''Sözleşmeli aile hekimi uzmanlık eğitimi'' başlıklı 40. maddesi yönünden yapılan inceleme:Anayasanın 56. maddesi uyarınca, Devlete yüklenen sağlık hizmetlerinin yürütülmesi konusunda görevli olan Sağlık Bakanlığının, sağlık seviyesinin yükseltilmesi ve halkın sağlık hizmetlerinden eşit ve kolay ulaşılabilir bir biçimde yararlandırılması için gerekli her türlü önlemi alabileceği gibi görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idari düzenleme yapabileceği açıktır.Yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi kapsamında norm ihdas etme görev ve yetkisi kanun koyucuya aittir. Anılan ilke ile bağlantılı olarak idarenin sahip olduğu düzenleme yetkisi türev bir yetkidir. Soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içeren normlar hiyerarşisinde yasa koyucunun ihdas ettiği normlar genel prensipleri belirler ve bunun uygulanması, yürütmeye bir başka ifadeyle idarelere bırakılır. Bu durum, asli düzenleme yetkisinin yasama organına ait olmasının doğal bir sonucudur. Türev bir yetki olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetki olduğu ve kanunlarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı açıktır.Diğer taraftan, kanuni idare ilkesi uyarınca idarenin bütün iş ve işlemlerinde anayasal ve yasal düzenlemeleri temel alması gerektiği de İdare Hukukunun bilinen yerleşik ilkelerinden olup, bir yasal düzenlemenin süresinin uzatılması ve/veya yasal düzenlemede değişiklik yapılmasının yine bir yasama tasarrufu ile gerçekleştirilebileceği kabul edilmelidir.Dava konusu düzenlemelerin tesis edildiği tarih itibarıyla 1219 sayılı Kanuna eklenen geçici 9. madde ile, aile hekimliği açığının giderilmesi amacıyla, geçici bir süre için aile hekimliği uzmanlık eğitimine münhasır olarak daha esnek bir eğitim metodunun uygulamaya geçirildiği, buna göre aile hekimliği uzmanlık eğitimine ilişkin olarak getirilen geçici uygulamanın 01/01/2020 tarihine kadar geçerli olduğu anlaşılmaktadır.Her ne kadar, dava devam ederken 1219 sayılı Kanun’un geçici 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “1/1/2020” ibaresinin; ilk olarak 23/06/2022 tarih ve 31875 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7411 sayılı Kanun değişikliği ile “1/1/2029” olarak, sonra 24/07/2025 tarih ve 32965 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7557 sayılı Kanun değişikliği ile de "1/1/2035" olarak değiştirildiği anlaşılmakta ise de; idari yargı yetkisinin hukukilik denetimi ile sınırlı olduğu, dolayısıyla dava konusu idari işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla hukuka ve mevzuata uygunluğunun değerlendirileceği tartışmasızdır.Bu itibarla; ancak kanun ile yapılması mümkün bulunan bir düzenlemenin, Toplu Sözleşme maddesiyle gerçekleştirildiği, kanuni dayanaktan yoksun olduğu anlaşıldığından, hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.Dava konusu Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün 08/01/2022 tarih ve 72 sayılı işlemi yönünden yapılan inceleme:Anılan işlemde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına; "Bilindiği üzere, Sözleşmeli Aile Hekimliği Uzmanlık Eğitimi (SAHU) 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun Geçici Madde 9'da yer alan "(Ek fıkra:2/1/2014-6514/27 md.): 1/1/2020 tarihine kadar, 24/11/2004 tarihli ve 5258 sayılı Kanun hükümlerine göre sözleşmeli aile hekimi olarak çalışmakta olanlar, tıpta uzmanlık sınav sonuçlarına göre, merkezi yerleştirmeye tabi olmaksızın, Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenen esaslar çerçevesinde aile hekimliği uzmanlık eğitimi yapabilir. Bu eğitim uzaktan ve/veya kısmi zamanlı eğitim metotları da uygulanmak suretiyle yapılabilir ve en az altı yılda tamamlanır..." hükmü kapsamında gerçekleştirilmiş olup Kanunda zikredilen tarihte sonlanmıştır. Sözleşmeli Aile Hekimliği Uzmanlık Eğitiminin 01.01.2022-31.12.2023 tarihleri arasında uygulamaya devam etmesi kararı 25 Ağustos 2021 tarihli ve 31579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme" başlıklı tebliğin üçüncü bölümünün 40 ıncı maddesi hükmü kapsamında yer almıştır.1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun Geçici 9 uncu maddesi ile düzenlenen sözleşmeli aile hekimlerine verilecek aile hekimliği uzmanlık eğitimi (SAHU) hakkındaki usul ve esaslar Tıpta Uzmanlık Kurulunun (TUK) ekte yer alan 02-03/01/2014 tarihli ve 406 sayılı kararı ile belirlenmiş olup, 2022 yılı 1. dönem Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) sonuçlarına göre uzmanlık öğrencisi alınacaktır.Söz konusu TUK kararında; Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılacak merkezi yerleştirme için ayrılan kontenjandan bağımsız olarak belirlenen ve yerleştirme işlemleri Genel Müdürlüğümüz tarafından yapılacak olan SAHU kontenjanları için eğitim kurumlarının kontenjan taleplerinin ayrıca toplanacağı ifade edilmiştir.Bu kapsamda; 2022 yılı 1. dönemde Kurumunuza bağlı Üniversite Tıp Fakültelerindeki Aile Hekimliği Anabilim Dallarında eğitim verilmek üzere tahsis edilmesi istenilen SAHU kontenjanların, her bir eğitim kurumu için ayrı olmak üzere ekte gönderilen ve https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/ailehekimligi-anasayfa adresinden ulaşılabilecek talep formuna işlenerek, 12/01/2022 tarihine kadar Genel Müdürlüğümüz Aile Hekimliği Dairesi Başkanlığına gönderilmesi" hususları bildirilmiştir. Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin ''Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlığını taşıyan 3. bölümünün, ''Sözleşmeli aile hekimi uzmanlık eğitimi'' başlıklı 40. maddesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu anlaşıldığından, anılan düzenleme doğrultusunda tesis edilen Sağlık Bakanlığı işleminde de hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işleme dayanak olan 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin ''Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlığını taşıyan 3. bölümünün, ''Sözleşmeli aile hekimi uzmanlık eğitimi'' başlıklı 40. maddesinin İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,4. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.KARŞI OY :(X-) Dava konusu Toplu Sözleşme hükmüyle 1219 sayılı Kanun'un geçici 9. maddesi ile aile hekimliği uzmanlık eğitimine ilişkin olarak getirilen geçici uygulama süresinin uzatılmıştır. Toplu Sözleşme ile kanunlar ve yönetmeliklerdeki mali ve sosyal haklar ile bunların fer’ilerine yönelik düzenleme yapabilme yetkisinin bulunduğu, sözleşmeli aile hekimlerinin, aile sağlığı merkezinde sağlık hizmeti verirken, uzmanlık eğitimini yaparak aile hekimi uzmanı unvanı alması ile ücretinin doğrudan artacağı, yani aile hekiminin parasal ve özlük hakları ile doğrudan ilişkisinin bulunması nedeniyle toplu sözleşme hükümlerine konu olduğu, aile hekimlerinin mali ya da sosyal durumunun olumsuz etkilenmediği açıktır.Her ne kadar dava konusu Toplu Sözleşme maddesi ile aile hekimliği uzmanlık eğitimi uygulama süresinin 01/01/2022-31/12/2023 tarihleri arasında uzatıldığı hükme bağlanmış ise de, yargılama sırasında yürürlüğe giren yasal düzenlemeyle bu sürenin 01/01/2035 tarihine kadar uzatıldığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemelerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.