Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyeti, eylemler arasındaki fiili kesinti nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasına hükmederek onadı.
Özet: Çocuk ağır ceza mahkemesinde uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûmiyet alan sanığın, hakkındaki farklı tarihlere ait eylemleri arasında hukuki kesinti olmamasına rağmen, savcılıkta ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmasıyla oluşan fiili kesinti nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına karar verilmiş; yargılama sürecindeki usul ve esas uygunluk, delillerin yeterli biçimde tartışılması ve suç vasfının doğru tespiti dikkate alınarak mahkûmiyet kararı oy birliğiyle onanmıştır.
10. Ceza Dairesi         2025/7947 E.  ,  2026/6502 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/324 E., 2024/454 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, temyize konu 07.05.2012 tarihli eyleminden ötürü, 19.10.2012 tarihinde de hakkında kamu davası açıldığı; UYAP ve adli sicil kayıtlarına göre sanık hakkında 26.07.2012 tarihli eylem nedeniyle 24.06.2013 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2013 tarihli, 2013/325 Esas ve 2013/452 Karar sayılı ilamı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen 4 yıl 2 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezasına ilişkin ilamın, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.03.2016 tarihli, 2015/17268 Esas ve 2016/2137 Karar sayılı "düzeltilerek onama" kararı ile
kesinleştiği; iddianame ve suç tarihleri itibarıyla iki dosya arasında hukukî kesinti bulunmasa da; temyize konu dosyada, sanığın, Cumhuriyet savcısı huzurunda 24.07.2012 tarihinde ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmasıyla fiilî kesintinin oluştuğu; kesinleşen ilama konu 26.07.2012 tarihli eylem yönünden yenilenen suç işleme kararı ile hareket ettiği ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2026 tarihinde karar verildi.