Rüzgar Enerji Santrali katkı payı anlaşmasından kaynaklanan fazla ödeme alacağı davasında kesin hüküm ve yargılama usulü temyiz incelemesi
Özet: Taraflar arasındaki rüzgar enerjisi santrali sözleşmesinden kaynaklanan rüzgar enerjisi katkı payı alacağına ilişkin uyuşmazlıkta, davacı fazladan ödediği katkı payının kalan bakiyesinin tahsilini talep etmiş; ancak davalı, aynı faturaya ilişkin daha önce açılan davanın kesinleşmesi nedeniyle kesin hüküm itirazında bulunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacının önceki davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutsa da miktarı belirlemesi ve bilirkişi raporunun bu hesabı benimsemesi nedeniyle davanın kesin hüküm teşkil ettiğini belirterek reddetmiş, bu karar istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda da hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
6. Hukuk Dairesi         2025/3870 E.  ,  2026/373 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1348 E., 2025/917 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2025/400 E., 2025/564 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ..............Santralini işlettiğini, taraflar arasında RES anlaşması imzalandığını, anlaşmanın 3. maddesinde belirtilen esaslara göre hesaplanacak RES katkı payının her yıl davacı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 2019 dönemi için 22.01.2020 tarihli KDV dahil toplam 24.321.362,80 TL tutarlı RES katkı payı faturası düzenlenerek davacıya gönderildiğini, söz konusu faturada hesaplanan tutarın taraflar arasındaki anlaşma ve dayanağı Yönetmeliğe aykırı olduğunu, ödenmesi gereken tutarın 1.188.810,87 TL olduğunu, 13.091.919,60 TL'lik kısmın Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/463 Esas, 2023/856 Karar sayılı ilamı ile hüküm altına alındığını ve kesinleştiğini, buna göre bakiye 10.040.632,34 TL tutarındaki alacağın davacıya ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 100,00 TL'nin ödeme tarihi olan 05.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu faturaya ilişkin daha önce dava açıldığını, verilen kararın kesinleştiğini, aynı faturaya dair yargılama süreci tamamlanmadığından davanın kesin hüküm yönünden incelenerek reddi gerektiğini, bakiye talebin zamanaşımına uğradığını, idari yargı mercilerinin görevli olduğunu, davanın yargı yolu, görev yönünden reddi gerektiğini belirterek, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı ilk olarak açtığı ve kesinleşen ilama konu dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ise de; davacının dava dilekçesinde fazla ödediği miktarı hesaplayarak bildirdiği ve yapılan yargılama sonucunda aldırılan bilirkişi raporunun hesabında bu miktarın olduğu gibi benimsendiğini, bu şartlar altında önceki karar bu dava için kesin hüküm teşkil edeceği gibi, uyuşmazlığın esası yapılan hesaplamalarla karara bağlanıp kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; açılan ilk davada davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu, bakiye alacak için iş bu davanın açıldığını, Yargıtay kararlarıyla güncellenen hesaplama şekli gereği bakiye alacağın tahsili gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki rüzgar enerji santrali sözleşmesinden kaynaklanan fazla ödenen katkı payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.