Hırsızlık suçunda mağdur Diyanet İşleri Başkanlığının usulüne uygun bildirim yapılmayıp davaya katılma imkanının tanınmaması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtayca bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, hırsızlık suçundan sanık hakkında verilen hükme ilişkin bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararını, suçtan doğrudan zarar gören Diyanet İşleri Başkanlığının soruşturma ve kovuşturma aşamalarında usulüne uygun şekilde bilgilendirilmeyerek delillerini sunma ve davaya katılan sıfatıyla iştirak etme hakkından mahrum bırakılması nedeniyle 5271 sayılı kanunun ilgili maddelerine aykırılık teşkil ettiğini belirterek bozmuştur, böylece sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi amacıyla dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/3968 E.  ,  2026/8171 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMES :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2633 E., 2023/2354 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin "davadan haberdar edilip, katılan sıfatı alması gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Hırsızlık suçundan katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören ve bu itibarla duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Diyanet İşleri Başkanlığına gerekçeli kararın Bölge Adliye Mahkemesince tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suçtan zarar gören Diyanet İşleri Başkanlığının davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, davaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 2 33... . maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Diyarbakır 9. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.