Tapu tahsis belgesiyle edinilen ve uzun yıllar fiilen kullanılan taşınmazın, kooperatifçe Hazine ile usulsüz takas edilmesi nedeniyle açılan tapu iptali, tescil ve adli yardım talepli dava.
Özet: Davacı, 1989 yılında bir kooperatiften edinip bedelini ödediği ve otuz yıla yakın süredir fiilen kullandığı taşınmazının tapusunun, kooperatifin önceki yönetimlerinin hatalı imar işlemleri nedeniyle hazineye yapılan devirler kapsamında kendi rızası ve bilgisi dışında Hazine adına kaydedildiğini, bu durumun kendisini mağdur ettiğini ileri sürerek taşınmazın tapusunun iptalini ve kendi adına tescilini talep etmektedir. Ayrıca, dava giderlerini karşılayacak maddi imkanları bulunmadığından adli yardım sağlanmasını ve dava konusu taşınmazın devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1735 Esas
KARAR NO :2026/720
DAVA:Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ:06/07/2026
KARAR TARİHİ:27/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; "Müvekkil davalı ... ..., (eski 1) yeni 7 parsel, hisse 5/1 ortağı olarak, ... Belediyesi Meclisinin 06.10.1989/76 kararına istinaden, ... Mah., ... Cad., 100 Sk., No:16 kat daire 3 adresinde yer alan taşınmazın bedelini ödeyerek, kooperatif başkanı ...ve şahitler huzurunda, satın alınmıştır. Kooperatif başkanı ...tarafından, tapu verilinceye kadar tapu yerine geçeceği belirtilen“Tapu Tahsis Belgesi”i imzalanıp kaşelenerek müvekkile teslim edilmiştir. Müvekkil,“Tapu Tahsis Belgesi” ile kendi adına elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerini tesis ettirmiş, zorunlu deprem sigortasını (DASK) yaptırmış ve emlak vergileri ile kooperatif aidatlarını 2026 yılı dahil olmak üzere düzenli şekilde ödemiştir. 205 adet parselin tahsisi ve bedel ödemeleri ... Belediyesi üzerinden hazineye ödenmiştir. Müvekkilin taşınmazı devraldığı işlem de kooperatif yönetimi huzurunda gerçekleştirilmiş olup, evrakların aslı kooperatifin arşivindedir. 2017 ve 2018 yıllarında kooperatif tarafından yürütülen imar ve tapu çıkarma işlemleri neticesinde 205 parselden 199’unun tapusu hak sahiplerine verilmiş; ancak kooperatifin merkezinde yer alan 609 ada 107, 108, 109, 110, 111 ve 112 parsellerin tapuları hak sahiplerine verilmemiştir. 2018 yılında yapılan tapu tahsis işlemleri sırasında, ... bölgesinde bazı kooperatifler, hazineye ait yeşil alan veya kültür alanı olarak ayrılmış bölgeleri parselleyerek satış yapmıştır. ...Camii karşısında ve muhtelif bölgelerde, özellikle ... Bulvarı ve ... Caddesi civarında bulunan taşınmazları parselleyerek üçüncü kişilere satmış ve bu taşınmazlar üzerine yapılar inşa etmişlerdir. Hazine tarafından bu durumun tespit edilmesi üzerine, kooperatif yöneticileri hak kaybını karşılamak amacıyla ellerindeki uygun parselleri hazineye devretmişlerdir. Bu kapsamda davacının taşınmazı da bu şekilde hazineye devredilmiştir. Müvekkilin de içinde bulunduğu bazı hak sahiplerine ait tapular kooperatif adına çıkarılmasına rağmen, bu tapular aynı bölgede bulunan farklı Hazine arazileri ile takas edilmiştir. Söz konusu takas işlemleri, kooperatife sonradan üye yapılan kişilere ait arsalarla gerçekleştirilmiş; bu işlem karşılığında müvekkilin taşınmazının da bulunduğu parseller Hazine’ye devredilmiş ve bu durum müvekkilden gizlenmiştir. Bugün gelinen noktada, müvekkilin taşınmazının bulunduğu parsellerin tapu durumu %95 Hazine, %5 kooperatif hissesi olacak şekilde düzenlenmiştir. Müvekkil tapuda hak sahibi olarak görülmemektedir. Ancak bu süreçte, müvekkilin yaklaşık 25-30 yıldır hak sahibi olduğu, üzerinde 4-5 katlı binaların bulunduğu ve uzun yıllardır fiilen kullanmakta olduğu, müvekkile ait taşınmazlar üzerinden karşılanmıştır. Sözün özü, oluşan hukuka aykırı durum müvekkilin taşınmazları kullanılarak giderilmeye çalışılmıştır. Hazine’ye yapılan bu devir işlemleri sırasında düzenlenen tapuların hem kooperatif hem de Hazine adına “karma tapu” şeklinde oluşturulmuştur. Bu işlemler sırasında tapular hem kooperatif hem hazine adına düzenlenmiştir. Kooperatif yönetiminde uzun süre genel kurul yapılmamıştır. Müvekkil, kooperatifte toplam 205 üye olup 199 üye tapularını almıştır. Müvekkil de dahil almak üzere 25-30 yıllık kooperatif üyesi olup tapularını alamayan 6 parselde toplam 6 bina ve 30 daire bulunmaktadır. Müvekkil, 205 üyenin birlikte hareket ederek aynı amaç doğrultusunda kooperatife dahil olmuştur. Ancak gelinen aşamada müvekkilin hak sahibi olduğu tapular Hazine ve kooperatif tüzel kişiliği adına düzenlenmiştir." şeklinde beyanlarda bulunarak; Müvekkil, mevcut maddi durumu nedeniyle dava ve yargılama giderlerini tek başına karşılayacak imkâna sahip değildir. Bu nedenle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca adli yardım talep etmektedir. Müvekkilin gelir düzeyi, aile ve çocuklarının geçim koşulları dikkate alındığında, dava giderleri ciddi bir yük teşkil etmekte olup, adli yardım sağlanmadan yasal haklarını koruması imkânsız hale gelmektedir. Mahkemenizden, müvekkilin dava masrafları açısından adli yardım sağlanarak yargılama sürecine başlatılması için adli yardım kararı verilmesini, Dava konusu taşınmazın, son tapu kayıtları ile aldığı parsel numarasına göre, bu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir uygulanarak, taşınmazların devir ve temlikinin üzerine ayni hak tesisinin önlenmesine, dava konusu olayın mahiyeti gereği teminat alınmamasına, dava konusu 609Ada, (eski 1) yeni 7 parsel, hisse 5/1 ortağı olarak, ... Belediyesi Meclisinin 06.10.1989/76 kararına istinaden, ... Mah., ... Cad., 100 Sk., No:16 kat daire 3 ; Davalı .... ... Köyü Arsa Konut Yapı Kooperatifi ile ... Belediyesi, ... Belediye Başkanlığı ( ... Belediyesine izafeten Beylikdüzü Belediyesine) ve Hazine ve Maliye Bakanlığı üzerine adına kayıtlı olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... Adına tesciline, davanın görülmesi sırasında, yeni bir imar uygulaması yapılması ve tapu kayıtlarında ve yerlerinde değişiklik olması halinde, tahsis belgesindeki kayıtlar esas alınmak suretiyle, aynı tahsislerin karşılığı olan taşınmazların/taşınmaz paylarının, tahsis belgelerindeki son tapu kaydına göre, bu tapuların, davalı taraf adına olan kaydının iptali ile, davacı kooperatif adına tesciline, Tapu iptal tescil koşullarının bulunmaması halinde dava tarihindeki dava konusu taşınmaz değerinin tespiti ile bu bedele dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, varsa, dava konusu taşınmazlar üzerindeki tüm takyidatların kaldırılmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; "dava görevli mahkemede açılmamıştır. Davanın müvekkil idare açısından husumet yokluğundan reddi gerekmektedir. Dava, tapu iptal ve tescil talebine ilişkin olup davacı ile davalı kooperatif arasında bulunan kooperatif üyeliğine ilişkin dir. Belediyemiz yönünden dava konusu taleple ilgimiz olmadığından sürülemeyecektir. Davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerekmektedir. Davada tapu iptal ve tescili istenen Beylikdüzü ilçesi ... 609 ada 1 parsel imar uygulamaları öncesinde kök 14 ada 1 parselden oluşan bir taşınmazdır. ... 14 ada 1 parsel Belediyemiz görev ve yetki sınırlarında olduğu dönemde 18.03.1992 tarihinde 775 sayılı gecekondu önleme yasası kapsamında, S.S. ... Köyü Arsa Konut Yapı Kooperatifi ile Belediyemiz arasında protokol imzalanmış ve kooperatife yer tahsis edilmiştir. Bölgenin Belediyemiz görev ve yetki alanından çıkması ve ... İlk Kademe Belediye Başkanlığının kurulması üzerine Belediyemiz ile ... Belediyesi arasında imzalanan 31.01.1995 tarihinde protokol gereği ilgili tahsil protokolünden kaynaklanan her türlü sorumluluğun bu Belediyeye devri konusunda anlaşmaya varılmıştır. Bu protokol sonrasında 01.02.1995 tarihli ... Belediye Başkanlığı Meclis Kararı ile 775 sayılı yasa kapsamında yapılan tahsislerin hak sahiplerine verilmesine ilişkin tüm yetki ve sorumluk ... İlk Kademe Belediye Başkanlığına devredilmiştir. Dava konusu parselinde bulunduğu bölge 2009 yılında ilk kademe Belediyeleri kapatılarak kurulan... Belediye Başkanlığına devredilmiştir. Dava konusu parselin bulunduğu alan halen ...Belediyesi sınırları içerisinde kalmaktadır. Bu nedenle davacı tarafın taleplerinin muhatabı Belediyemiz değildir. Üçüncü şahıslara tahsis, tescil işlemleri ile imar uygulamalarına ilişkin bilgi ve belgelerin .. Belediyesi’nden ve...Kadastro Müdürlüğü’nden istenilmesi gerekmektedir. Belediyemizde tahsise ilişkin belgeler dosyaya ek olarak sunduğumuz belgelerden ibarettir. Dava konusu tapu iptal ve tescil talebinin muhatabı Belediyemiz olmayıp açılan davanın Belediyemiz yönünden Husumet Yokluğundan Reddine karar verilmesi gerekmektedir. " şeklinde beyanlarda bulunarak; açılan davanın Belediyemiz yönünden Husumet yokluğundan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, dava konusunun davalılardan belediye ve maliye hazinesi üzerine olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tespiti isteminden kaynaklandığı, dosyanın incelenmesinde mahkememizin görev alınına girmediği, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememiz yargı çevresinde bulunan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2.maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına,
3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır