Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyetin, eksik soruşturma, yeni delillerin savunmaya bildirilmemesi ve hatalı ceza tayini gerekçeleriyle Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bozulması kararı.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararını, sanığın örgüt içerisindeki konumuyla ilgili eksik araştırma, temyiz aşamasında gelen yeni delillerin sanığa sunulmaması ve tanıkların dinlenmemesi, hakkında devam eden başka soruşturmanın incelenmemesi ile temel cezanın hukuka aykırı belirlenmesi gibi önemli usul ve esas hataları barındırması sebebiyle bozmuş, dosyanın ilk derece mahkemesinde yeniden incelenmesini kararlaştırmıştır.
3. Ceza Dairesi         2023/18486 E.  ,  2026/7179 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/917 E., 2022/324 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/292 E., 2021/246 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve
63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet
kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığın ihraç edilmeden önce emniyet mensubu olduğu hususu ve hakkındaki veri inceleme raporuna göre "EA" olarak kodlanması nazara alındığında; zümre başkanı olarak görünen "S2-..." ile öğretmeni olarak görünen "..." isimli kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile varsa tüm aşama beyanlarının getirtilerek, mahkemece dinlenmelerinin sağlanması ile ayrıca ilgili kurumlara müzekkere yazılarak, FETÖ/PDY emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin dijital verilerin ve HTS-baz kayıtlarının incelenmesi sonucunda düzenlenen veri analiz raporu ve birliktelik analiz raporu olup olmadığının tespit edilmesi, sanık ile irtibatı tespit edilen şahıslara ilişkin soruşturma veya kovuşturma dosyalarının bulunup bulunmadığının saptanması, var ise aşama beyanlarının getirtilerek, mahkemede bizzat veya SEGBİS yoluyla dinlenilmelerinin sağlanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Temyiz kanun yolu aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen KYOK kararları ve eklerindeki belgelerin ve sanık hakkında beyanda bulunan ... K.'nin ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması ile anılan şahısların mahkemece duruşma salonunda ya da SEGBİS sistemi üzerinden hazır edilerek bizzat tanık olarak dinlenilmesi lüzumu,
3- Yapılan UYAP sorgulamasında, sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/40533 sayılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen "açık" soruşturma bilgisinin bulunduğunun anlaşılması karşısında; anılan soruşturma dosyasının aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenmesi, ilgili bölümlerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde iş bu dosyaya dercedilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
4- Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.