3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen beraat kararını, ardışık aranan tanık ifadesi alınmadan ve teknik iletişim verileri eksik araştırılarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozmuştur.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat kararını, sanıkla bağlantılı olduğu tespit edilen bir tanığın usulünce ifadesine başvurulmaması ile terör örgütü mensuplarınca kullanıldığı belirtilen bir iletişim sisteminin kullanımı ve sanığın örgütle bağlantısı hususunda yeterli teknik veri ve delil araştırması yapılmaması gibi eksiklikler nedeniyle bozarak, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine iadesine karar vermiştir.
3. Ceza Dairesi         2025/6427 E.  ,  2026/7090 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/108 E., 2025/39 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bozma üzerine ilk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Temyiz aşamasında dosyaya giren 15.05.2025 tarihli ATAÇ raporunda sanıkla ardışık arandığı tespit edilen ... M.'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık sıfatıyla usulünce ifadesine başvurulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle; ... kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ... uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ... kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ... tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ... tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi; UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip elde edilen tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.