İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin, "Göbeklitepe" belgeselinin izinsiz kullanımından kaynaklanan fikri hak ihlali davasında maddi ve manevi tazminat taleplerine dair istinaf kararı.
Özet: Davacılar tarafından yönetilen belgesel filmdeki içerik ve görüntülerin, davalı tarafından yazılan kitaplarda izinsiz kullanılması iddiasıyla açılan fikri haklara tecavüz davasında, ilk derece mahkemesi tecavüzün tespitine, belirli oranda maddi ve manevi tazminata hükmederken, tecavüzün önlenmesi ve durdurulması ile bazı manevi tazminat taleplerini reddetmiştir; davalı, davacıların eser sahipliği, bilirkişi raporlarının çelişkisi ve maddi hak ihlalinin oluşmadığı gerekçeleriyle karara istinaf başvurusu yaparken, davacılar da istinafa cevap dilekçesiyle maddi tazminatın kabulünü savunmuş, ancak kendi men ve ref taleplerinin reddine itirazlarını sürdürmüşlerdir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1175
KARAR NO : 2026/1189
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 14/02/2024
NUMARASI: 2020/434 E. - 2024/56 K.
DAVANIN KONUSU: Fikir ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi ve Tazmini
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yönetmenliğini üstlendiği 2010 yılında gösterime giren “Göbeklitepe, Dünyanın İlk Tapınağı” isimli belgesel film içeriğindeki içerikler ile görüntülerin davalı tarafça izin alınmaksızın "Anadolu'da Keşfedilen Dünyanın İlk Mabedi Göbeklitepe" isimli kitap ile “Anadolu'da Keşfedilen Dünyanır İlk Mabedi Göbeklitepe” isimli kitaplarda kullanılması nedeniyle tecavüzün ref ve meni ile FSEK 68 ile FSEK 70 çerçevesinde maddi tazminat ile müvekkili ... için FSEK 70 çerçevesinde 50.000 TL, TMK 24-25 ve TBK 58 gereğince 15.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kitaplarda kullanılan içerik ve görsellerin davacının belgesel filminden alınmadığını, söz konusu içerik ve görsellerin genel bilgi içeren davacı tekelinde olmayan içerik ve görseller olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2020/434 esas, 2024/56 karar sayılı, 14/02/2024 tarihli kararı ile; "1-Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
-Davacının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan kaynaklanan haklarına tecavüzde bulunulduğunun tespiti ile Tecavüzden dolayı mali ve manevi hakları ihlal edilen davacılara ödenmek üzere FSEK 68. maddesi uyarınca 48.893,85-TL maddi tazminatın, 47.893,85 TL’sine ıslah tarihi olan 19/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, bakiye kalan 1.000 TL maddi tazminata faiz işletilmesi talebinin REDDİNE,
-FSEK 15. ve 70. maddeleri uyarınca, yapılan ihlal neticesinde fikri hakları ihlal edilen davacı ...’a ödenmek üzere 15.000 -TL manevi tazminata hükmedilmesine, manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bahsi geçen davacıya ödenmesine, manevi tazminat istemi yönünden faiz yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-Mahkeme kararının hükmün kesinleşmesi ile birlikte masrafı davalılara ait olmak kaydıyla yurt çapında yayın yapan en yüksek tirajlı 3 gazeteden birinde bir defa ilan edilmesine,
-Men, ref ve ihtiyati tedbir istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE,
-TMK 24,25 ve TBK 58. maddelerine istinaden talep edilen manevi tazminat isteminin REDDİNE,
2-Davalı tarafın husumet itirazın reddine," karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemesi tarafından verilen kararda dava konusu belgesel filmin yapımcısı olarak sadece davacı şirketin tescilli olduğu halde davacı ...'ın da yapımcı ve senaryo yazarı olarak kabul edilmesinin maddi gerçeğe aykırı olduğunu, senaryo yazarının davacı olmayan Mehmet Yazman olduğunun Kültür Bakanlığı kayıtlarıyla sabit bulunduğunu, ilk bilirkişi raporundaki sehven yapılan hatanın ek raporda düzeltilmesine rağmen mahkemenin hatalı değerlendirmelerle hüküm kurduğunu, dava konusu belgeselin bir bütün olarak değil senaryo metni ve iki animasyon görüntüsü üzerinden alıntı yapıldığı iddiasıyla açıldığını, bu eserlerin sahiplerinin davacı olmadığını, davacı ...'ın sadece yönetmen sıfatıyla eser sahiplerinden biri olduğunu ancak senaryo ve animasyonlar üzerinde hak sahibi bulunmadığını, davalı ...'nin sinema eseri üretmediğini aksine FSEK 2. madde kapsamında bir kitap yazdığını, FSEK 80. maddede sınırlı olarak sayılan bağlantılı hakların ihlal edilmediğini, davacıların dava açma ehliyetinin bulunmadığını, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, dava konusu görüntülerin alelade ve açık kaynaklardan temin edilebilir nitelikte olduğunu, davalının FSEK kapsamında mali hak ihlali teşkil edecek herhangi bir eyleminin bulunmadığını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, mahkemenin husumet itirazlarını reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
Davacılar vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı ile müvekkillerin maddi tazminat taleplerinin kabul edildiğini, ancak tecavüzün men'i ve tedbir talepleri ile TMK m. 24,25 ve TBK m. 58 kapsamındaki manevi tazminat taleplerinin reddedildiğini, davalı ... vekili tarafından sunulan 04.06.2024 tarihli istinaf dilekçesindeki iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili ...'ın FSEK m. 8/3 uyarınca sinema eserinin birlikte eser sahibi olduğunu, Maker Prodüksiyon Tanıtım ve Ticaret Ltd. Şti. 'nin ise yapımcı sıfatıyla mali hakları devraldığını, davalının müvekkillere ait belgesel eserden izinsiz ve kaynak göstermeksizin intihal yaptığının bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, intihalin tam veya kısmi olabileceğini, davalının FSEK m. 35'te düzenlenen iktibas serbestisi şartlarına uymadığını, istinaf dilekçesinde yer alan çelişkili iddiaların ve Yargıtay kararlarının çarpıtılarak sunulduğunu, davalının bu eser sayesinde haksız kazanç elde ettiğini belirterek davalının istinaf taleplerinin reddini, karşı istinaf talepleri doğrultusunda tecavüzün men'i ve tedbir taleplerinin kabulünü, ayrıca TMK m. 24,25 ve TBK m. 58 kapsamındaki manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak bu taleplerin kabulünü talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davacı ...'ın yönetmen, davacı şirketin yapımcı olduğu dava konusu sinema eseri belgesel filmden davalının kitabına alıntı yapıldığı iddiasıyla açılan davada, davacı ...'ın senaryo yazarı olmadığı gibi, dava konusu edilen senaryo metni ve animasyon görüntülerinin de eser sahibi olmadığı, bu nedenle taraf sıfatının bulunmadığını, davalı ...'nin sinema eseri üretmeyip, farklı kategoride yazılı eser niteliğinde kitap yazdığını, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda koruma altına alınmış mali haklardan hiçbirinin ihlal edilmediğini, davacı ... lehine mali ve manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı aleyhindeki tespit, maddi ve manevi tazminat hükümlerinin kaldırılmasına, davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; fikir ve sanat sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün ref'i, meni, FSEK 68. madde kapsamında üç kat maddi tazminat ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Davacıların hak sahibi olduğunu ileri sürdükleri davaya konu “Göbeklitepe, Dünyanın İlk Tapınağı” isimli belgesel, eser vasfı yönünden tetkik edildiğinde; FSEK'in 1/B maddesinde tanımı yapılan; ''Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri'' düzenlemesi ile FSEK 5. maddesinin; ''Sinema eserleri, her nevi bedii, ilmi, öğretici veya teknik mahiyette olan veya günlük olayları tespit eden filmler veya sinema filmleri gibi, tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisidir.'' şeklindeki düzenlemesi kapsamında, ilk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere koruma altında olan sinema eseri niteliğini hâiz olduğu saptanmıştır. Davacıların eser yahut bağlantılı hak sahibi olup olmadığı meselesinin tetkikinde ise FSEK 8. maddesinin; ''Bir eserin sahibi, onu meydana getirendir. Bir işlenmenin ve derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir. Sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibidirler. Canlandırma tekniğiyle yapılmış sinema eserlerinde, animatör de eserin birlikte sahipleri arasındadır.'' düzenlemesi kapsamında dosya tetkik edildiğinde, davalı vekili tarafından davacı ...'ın yönetmen olmakla birlikte senarist/ animatör olmadığından eser sahibi olamayacağı ileri sürülmüş ise de davacı ...'ın, “Göbeklitepe, Dünyanın İlk Tapınağı” isimli belgesel türündeki sinema eserinin yönetmeni olmakla FSEK md. 8/3 uyarınca sinema eserinin eser sahiplerinden birisi olduğu, FSEK 10. maddesi kapsamında eser sahiplerinden her birinin, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebileceği, diğer davacı Maker Prodüksiyon Tanıtım ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ise sinema eserinin yapımcısı olduğu, sinema eserinin eser sahiplerinden esere ilişkin mali hakları devren iktisap ettiği tespit edilmekle hak sahibi oldukları anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından davacı şirketin eser sahibi olmadığından lehine manevi tazminata hükmedilemeyeceği istinaf sebebi yapılmış ise de manevi tazminatın yalnızca eser sahibi davacı asil yönünden talep edilmekle mahkemece kısmen kabul edildiği, davacı şirket yönünden dava dilekçesinde bu yönde bir talep bulunmadığı gibi hüküm tesis edilmediği de görülmekle, bu yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmesi mümkün olmamıştır.
Davalı vekili tarafından sinema eseri yönünden herhangi bir tecavüzün mevcut olmadığı istinaf sebebi yapılmış ise de iktibas, kelime anlamı itibariyle “ödünç alma, ödünç alınan şey, (edebiyatta) alıntı” anlamına gelmekte olup bir eserden yapılan iktibas, bedelsiz ve iade edilmek üzere yapılmış bir alıntı olmakla iade, alınan eser sahibine yapılan atıfla olur. Atıf yapılmaması hâlinde ise yapılan alıntı intihale dönüşür. İntihal ise sözlük anlamı itibariyle aşırma, başkasına ait eseri kendisininmiş gibi gösterme, kaynak göstermeksizin başkasının eserinden parça alma anlamında olup hukuk düzenince yasaklanmıştır. İntihal özü itibariyle haksız fiilin fikir ve sanat eserleri hukukuna yansıyan bir görünümü olup intihal incelemesi yapılırken; sonraki eser sahibinin eyleminin, ilk eser sahibinin mali ve manevi haklarından en az birisini ihlal edip etmediği; sonraki eserin ilk eserden hareketle oluşturulup oluşturulmadığı; eserler arasında benzerlik varsa ilk eser sahibinin hususiyetinin sonraki esere aynen geçirilip geçirilmediği; ve son olarak da tespit edilen benzerliğin FSEK 35. maddesinde belirlenen iktibas serbestisi veya esinlenme kapsamında kalıp kalmadığı hususlarının bir bütün olarak araştırılması gerekmektedir. (Emsal ilam: Yargıtay HGK 2017/11-2628 esas, 2021/865 karar sayılı ilamı) Bu kapsamda somut olaya bakıldığında;
davalı ...'nin yazarı/ eser sahibi olduğu “Anadolu’da Keşfedilen Dünya’nın İlk Mabedi Göbekli Tepe” ve “Kadim Uygarlık Göbekli Tepe” isimli kitaplarda dava konusu belgesel içerisinden hususiyet içerir bir kısım görüntü ve ifadelerin birebir aynı olacak şekilde kullandığı, sinema eserine atıfta bulunulmadığı, fotoğrafçı bilirkişinin heyete eklenmesi ile teknik incelemenin yeterli düzeyde icra edildiği, yapılmış olan tespitten de anlaşılacağı üzere kitaptaki fotoğrafların pixel kalitesi ve çözünürlük ile belgeselden alındığının net bir şekilde anlaşıldığı, dosya kapsamına alınan tüm bilirkişi raporlarında da dava konusu belgeselden görüntü ve bir takım ifadelerden alıntı yapıldığı hususun net bir şekilde tespit edildiği, 29/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda diğer bilirkişi raporlarından farklı olarak her bir alıntının karşılaştırmalı bir şekilde görsellerin sunulmuş olması hasebiyle hükme esas alındığı, alınan bilirkişi raporu ile söz konusu alıntıların % 1 oranında olduğu hususunun denetime elverişli olacak şekilde belirlendiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmesi mümkün olmamıştır.
Davacı vekili tarafından, mahkemece reddedilen men, tedbir ve davacı ... yönünden TMK ile TBK hükümlerine dayalı manevi tazminat istemleri yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrar kazanan içtihatlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere hak sahibinin, FSEK 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve Mahkemece de telif tazminatına hükmedildiğinde, taraflar arasında farazi sözleşme yapılmış gibi hukuki durum meydana geleceğinden ve bu durumda davalının eylemi de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden davacı hak sahibinin, farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın ref'ini ve kitapların baskısının tedbiren engellenmesini talep etmesi mümkün değildir. Bu durumda taraflar arasında farazi bir sözleşme ilişkisinin, diğer bir deyişle lisans sözleşmesinin meydana geldiği kanunen kabul edilmiş olur ve Kanun, rayiç telif ücretinin üç katını mütecavize ödeterek, tecavüzün izlerinin tamamen silinmesini sağlayıp, ref’i gerçekleştirir. (Prof. Dr. Ü.Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s: 303) Bununla birlikte farazi sözleşme ilişkisi kapsamında ref talebinin reddine karar verilmesi isabetli ise de farazi sözleşme ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan muhtemel tecavüzün meni talebi yönünden davacı isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Son olarak davacı ... yönünden mahkemece FSEK 15 ve 70. maddeleri kapsamında 15.000 TL manevi tazminata hükmedildiği ve manevi zararın tek ve bölünmez nitelikte olması sebebiyle aynı olaya ilişkin hem özel hem genel kanun hükümlerine dayanarak ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilmesi yerinde görülmediğinden TMK ile TBK hükümlerine dayalı manevi tazminat isteminin reddine karar verildiği, aynı eyleme dayalı olarak özel kanun kapsamındaki FSEK uyarınca manevi zarara ilişkin talebin kabulü karşısında ayrıca genel kanun kapsamında olan TMK 24, 25 ve TBK 58. maddeye dayalı manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, bu yönü ile istemin yerinde olmadığı anlaşılmakla, mahkemenin bu yöndeki kabulünün hukuka ve somut olay adaletine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle; istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, ''Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Davacının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan kaynaklanan haklarına tecavüzde bulunulduğunun tespiti ile tecavüzün menine, tecavüzden dolayı mali ve manevi hakları ihlal edilen davacılara ödenmek üzere FSEK 68. maddesi uyarınca 48.893,85-TL maddi tazminatın, 47.893,85 TL’sine ıslah tarihi olan 19/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, bakiye kalan 1.000 TL maddi tazminata faiz işletilmesi talebinin reddine,
-FSEK 15. ve 70. maddeleri uyarınca, yapılan ihlal neticesinde fikri hakları ihlal edilen davacı ...’a ödenmek üzere 15.000 -TL manevi tazminata hükmedilmesine, manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bahsi geçen davacıya ödenmesine, manevi tazminat istemi yönünden faiz yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-Mahkeme kararının hükmün kesinleşmesi ile birlikte masrafı davalılara ait olmak kaydıyla yurt çapında yayın yapan en yüksek tirajlı 3 gazeteden birinde bir defa ilan edilmesine,
-Ref ve ihtiyati tedbir istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE,
-TMK 24,25 ve TBK 58. maddelerine istinaden talep edilen manevi tazminat isteminin REDDİNE'' karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 14/02/2024 tarihli 2020/434 E.-2024/56 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Davacının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan kaynaklanan haklarına tecavüzde bulunulduğunun tespiti ile tecavüzün menine, tecavüzden dolayı mali ve manevi hakları ihlal edilen davacılara ödenmek üzere FSEK 68. maddesi uyarınca 48.893,85-TL maddi tazminatın, 47.893,85 TL’sine ıslah tarihi olan 19/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, bakiye kalan 1.000 TL maddi tazminata faiz işletilmesi talebinin reddine,
-FSEK 15. ve 70. maddeleri uyarınca, yapılan ihlal neticesinde fikri hakları ihlal edilen davacı ...’a ödenmek üzere 15.000-TL manevi tazminata hükmedilmesine, manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bahsi geçen davacıya ödenmesine, manevi tazminat istemi yönünden faiz yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-Mahkeme kararının hükmün kesinleşmesi ile birlikte masrafı davalılara ait olmak kaydıyla yurt çapında yayın yapan en yüksek tirajlı 3 gazeteden birinde bir defa ilan edilmesine,
-Ref ve ihtiyati tedbir istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE,
-TMK 24, 25 ve TBK 58. maddelerine istinaden talep edilen manevi tazminat isteminin REDDİNE,
4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.364,58 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 818,00 TL'nin toplamı olan 872,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 3.492,18 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4/b-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu harcın davacı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan; 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 + 818,00 -TL peşin ve ıslah harcı, 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 933,80 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
4/d-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan; 13.000 TL bilirkişi ücreti, 921,40-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 13.921,40-TL yargılama giderinden kabul ret olanına göre 7.809,83TL'nin davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4/e-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tecavüzün tespiti, önlenmesi yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
4/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat yönünden 15.000 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
4/h-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen manevi tazminat yönünden 15.000 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalı ...'ye verilmesine,
4/ı-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen tecavüzün ref'i talebi yönünden 55.000-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ...'ye verilmesine,
4/i-Kabul edilen maddi tazminat istemi yönünden 48.893,85-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.296,27-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.091,14-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.205,13-TL harcın davalı ...'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf yoluna başvurma harcının, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5/d-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026