İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenen, Deepfresh markasının tescilli marka ve tasarım haklarına tecavüz, haksız rekabet ve tazminat talepli istinaf davası kararı.
Özet: Davacı, “Deepfresh” markası ile ıslak mendil, dezenfektan ve kozmetik gibi ürünler üreten uluslararası bir firma olduğunu, TürkPatent nezdinde tescilli marka ve tasarım haklarına sahip olduğunu belirterek, davalının “Vicem” markası ve ürün ambalajlarında kendi tescilli marka ve tasarımlarıyla karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer işaretler ve genel izlenimler kullandığını, bu durumun kötü niyetli bir şekilde marka ve tasarım hakkına tecavüz ile haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek, söz konusu tecavüzün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, kaldırılmasını ve uğradığı zararların maddi tazminat yoluyla karşılanmasını talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1161
KARAR NO: 2026/1188
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 15/02/2024
NUMARASI: 2020/290 E. - 2024/25 K.
DAVANIN KONUSU: Marka ve tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, maddi tazminat ve markanın hükümsüzlüğü
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2008 yılında “DeepFresh” markası ile ıslak mendil sektöründe kaliteli,yenilikçi ve tüketicinin ihtiyaçları doğrultusunda ürünler geliştirerek ISO ve GMP kalite standartlarında dezenfektan,kozmetik,kişisel bakım,bebek bakım ürünleri,ev temizlik ürünleri ve ıslak mendil üretimi yaptığını,üretim kapasitesinin %80 ini 6 kıtaya ihraç ettiğini, ComfortLove,HappyKinder ve Savon De Royal markaları ile uluslar arası bir güç haline geldiğini,ayrıca bünyesine kattığı PET ambalaj ve PP enjeksiyon üretim hatları ile kendi plastik ambalaj ihtiyacını karşılayarak lider markaların ambalaj tedarikçiliğini yaptığını, TÜRKPATENT nezdinde 3. Ve 5. Sınıflarda tescilli 2018/119439, 2018/119469,2020/10842,2020/39046 nolu ve DEEPFRESH kelime+şekil unsurlu karma markalar ile, 2020/03775,2020/03776,2020/3768 ve 2020/03772 sayılı tasarımların sahibi olduğunu, DEEPFRESH markasının ulusal kanallarda reklamlarının yapıldığını, davalının “vicem” isim + şekil markası ile davacının “deepfresh” isim + şekil markasının karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu, seri marka algısı yarattığını şekil markaları arasındaki benzerliğin incelenmesi gerektiğini şeklin tanınmış bir şekil olması durumundan şekli unsur ile birlikte farklı kelime kullanımlarının markaları arasındaki benzerliği ortadan kaldırmayacağını, davacıya ait dezenfektan ürünlerinin ve logonun deepfresh.com alan adı adlı internet sitesinde 2020 yılı Mart ayında kamuya sunulduğunu, davalı ürünleri üzerinde yer alan tanıtıcı işaretlerin Logo ve genel izleniminin davacı ürünlerinin düzen ve tertibi ile neredeyse birebir örtüştüğünü, davacının tasarım ürünlerinin genel izleniminin beyaz dikdörtgen ve silindir yapılı ambalajlarının üzerine arka fonunun üst ve alt kısımlarının kalın şeritler halinde mavi renk tonu ile kaplı olduğunu, bu mavi kısmın daha açık bir mavi tonu ile küçük kare desenler şeklinde işlendiğini, tasarım hakkına konu şişe ürünün üst kısmında kalan mavi desenli alana 2020/39046 sayılı davacı marka logosunda yer verildiğini, şişe ürünlerinin alt kısmında altıgen geometrik deseninin ambalajlar üzerinde yer alan mavi bölgelerin ortasında kalan bölümün ise düz beyaz arka fona sahip olduğunu bu bölümün üzerinde yeşil renk tonlu kalkanı andıran sembolün üzerinde beyaz renk tonu ile sağlık sektöründe kullanılan artı sembolünün yerleştirilmesi ile oluşturulduğunu, bu kapsamda davalının davacı marka ve tasarımlarında benzetme çabalarının kötü niyetli bir şekilde marka ve tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğini, Davacıya ait marka ve tasarımların hukuki olarak kullanıldığını davacının “deepfresh” markaların 26.12.2018 tarihinden beri öncelikli sahibi olduğunu, davacıya ait ürünlere ayırt edilemeyecek derecede benzer ürünlerin davalı şirket tarafından piyasaya arz edilmesinin davacının Sınai Mülkiyet hukukundan doğan haklarını açık şekilde ihlal ettiğini, davacı markasının 2020/309046 başvuru numarası ile 06.04.2020 tarihinde TÜRKPATENT nezdinde tescil başvurusunun yapıldığını,ayrıca tasarımlar içinde TÜRKPATENT nezdinde başvuru yapıldığını ancak Pandemi dolayısı ile hala ilana çıkarılmadığını, ayrıca davacı şirketin ibareli ve 2018/119433 sayılı markasının 26.12.2018 tarihinden itibaren tescil ve koruma altında olduğunu, davalı işyerinden söz konusu markaları taşıyan ürünlerle ilgili alınan numunelerinde söz konusu iddiaları doğrular nitelikte olduğunu,davalı eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabete sebebiyet verdiğini ve davanın davacının zararını tazminle yükümlü olduğunu Bu nedenlerle her türlü talep manevi tazminat dava ve fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla haklı davalarının kabulü ile; davalının davacının tescilli markası ve tasarımı ile ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan davalı işaretlerinin kullanımının ve tecavüzün ref’ine karar verilmesine, 6769 sayılı SMK 149/1 maddesi uyarınca davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve giderilmesine, 6769 sayılı SMK uyarınca,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000- TL ve davacının yoksun kaldığı kazanç ve başkaca zararlarının da tespit edilerek (covid-19 sebebiyle pandemi döneminde dezenfektan ürünlerinin tükenmesi ve bu ürünlere talebin aşırı miktarda arttığı hususları da göz önüne alınarak) dava tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlı avans faiziyle birlikte davalı tarafından ödenmesine davalı şirketin 2020/61819 nolu tescil başvurusunun iptaline, dava süresince tescil edildiği takdirde hükümsüzlüğüne, tazminatın hesaplanmasında kullanılacak bilgi ve belgelerin temini için delil tespitine, masrafı davalıdan karşılanmak üzere sayın mahkeme kararının tirajı yüksek bir gazetede kamuya ilan yoluyla duyurulmasını talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 1990lı yıllarda kurulduğunu, üretim tesisinde ileri teknolojiler kullanıldığını,2 kıtada 20’den fazla ülkede hem kendi markaları hem de privatelabel olarak milyonlarca tüketici ile buluştuğunu, dava konusu olan TÜRKPATENT tarafından tescilli “Vicem” isimli davalı firmaya ait markaya yönelik açılan işbu davada karşı davacı iddialarının yersiz ve gerçeği yansıtmadığını, 2010/50832 ticaret nolu “Vicem” isimli markanın 28.11.2011 tarihinde,04.08.2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere TÜRKPATENT nezdinde tescil edildiğini, tescil edildiği tarihte marka sahibinin 13496841972 kimlik nolu Çetin Yenigün olduğunu, 22.08.2018 tarihinde Abdullah Savaş (Hafızbaba Bitkisel Kozmetik Ürünleri Pazarlama Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti.) ve Çetin Yenigün arasında noter huzurunda imza altına alınan Marka Devir Sözleşmesiyle ilgili markanın devredildiğini, davacının işbu davayı 21.08.2020 tarihinde yani markanın geçerli olduğu tescil tarihinden yaklaşık 10 yıl sonra tanzim ettiğini, yerleşmiş Yargıtay kararları uyarınca da davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, davacının dava dilekçesinde ifade ettiği üzere 2008 yılında temizlik ve hijyen sektöründe kurulmuş bir anonim şirketi olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 125.maddesi gereği tüzel kişi ve tacir sıfatına haiz olduğunu, bu sebeple Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2. maddesinde buyrulduğu üzere ticarete ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorunda olduğunu, somut davaya esas teşkil eden “vicem” isimli markanın 04.08.2010 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, söz konusu markalara ilişkin emtiaların 5.sınıf olduğunu, 5. sınıfta yer alan emtiaların ortalama dikkatle hareket eden tüketici grubuna değil, özel alıcı grubu olan bilinçli ve dikkatli tüketicilerin oluşturduğu bir kesime hitap ettiğini, bu sebeple iltibas karşılaştırılması yapılırken bilinçli ve dikkatli hareket eden tüketici davranışlarının nazara alınması gerektiğini, ilaç, tıbbi ve hijyen amaçlı ürünlerin tüketici tarafından tercih edilirken azami bir titizlikle incelendiğini, prospektüs, ürün, kalite, standart damga ve nişaneleri gibi hususların araştırıldığını, davacının iddia ettiği gibi iltibas durumunun mevcut olmadığını, birçok Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Daire kararlarının da somut olayın özellikleri dikkate alınarak özel alıcı grubu olan Hedef kitlenin dikkate alınabileceğini açıkça ifade edilmiş olduğunu, ayrıca iltibas riskinin görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikten bir veya birkaçının gerçekleşmesi ile ortaya çıkacağının kabul edilmesi gerektiğini ihlal bulunduğu ileri sürülen şeklin ayırt edici gücünün önemli olduğu gibi kullanım amaç ve kapsamında incelenmesi gerektiğini somut olayda ilgili renk ve şekil incelendiğinde aynı kategorilerde birçok markanın logolarının benzer şekilde kullanıldığının görüldüğünü, örneğin Pizza hot, McDonald's ve Popeyes gibi fastfood sektöründe Global hizmet veren markaların açlık hissini kırmızı rengi ile ilişkilendirilmiş durumda olduğunu, lüks kavramını oluşturabilmek için Chanel, Prada, Michael Kors gibi büyük markaların logoları da siyah, beyaz, gümüş ve altın renklerime yer verdiğini, somut olayda da kullanılan mavi renk tonunun tüketicide de güven, Saf ve temizlik hissi bıraktığı için 5.sınıf emtialar da sıklıkla kullanıldığını, bu sebeple birçok Yargıtay kararının da somut olayda olduğu üzere işaretin anonim kalmasının tartışıldığını, bu durumlarda da irtibatın gerçekleşmediği ne kanaat getirildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan bilirkişi raporunun hiçbir surette bağlayıcı olmadığını markalar arasında irtibat bulunup bulunmadığı sorununun teknik değil hukuki bir sorun olduğunu,davacının tüm kötü niyetli davranışlarına rağmen davalının yeni bir logo şekil tasarımının basiretli bir işadamı gibi davranarak 12.06.2020 tarihinde koruma altına alınan yeni bir tasarım başvurusunda bulunulduğunu, davalı şirketin el dezenfektan ürününü TÜRKPATENT nezdinde her ne kadar 06.04.2020 tarihinde tescil ettirmiş olsa da markanın Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanma tarihinin 27.05.2020 olduğunu,görüldüğü üzere Davacı şirket ve Davacı firma arasındaki el dezenfektan ürünün tescil tarihi açısından Kötü niyetli sayılamayacak çok cüzzibir zaman dilimini mevcut olduğunu aralarında hiçbir benzerlik bulunmamasına rağmen davacının davalı tasarımının iptalini talep etmesinin hukuk düzeni tarafından korunmayacağı ve söz konusu durumun iyi niyet kurallarına açıkça aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2020/290 esas, 2024/25 karar sayılı, 15/02/2024 tarihli kararı ile; "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile
1-Davalı tarafından davacının 2020/03772 ve 2020/03776 numaralı tasarımlarına ve marka hakkına yönelik tecavüzün tespitine, önlenmesine ve menine,
2-Davalı tarafından davacı ürün tasarımlarına benzer mahiyette ürün ambalajlarının her türlü ortamda kullanılmasının yasaklanmasına, 17/05/2021 ve 14/02/2022 tarihli bilirkişi raporuyla ihlal tespit edilen resim 1 ismi verilen davalıya ait ürünlere el konulmasına, ürünlerin ambalajlarından ve etiketlerinden sıyrılması halinde sadece ambalaj ve etiketlerine el konulmasına, sıyrılması mümkün değilse ürünlerin tamamına el konulmasına, hükmün infazı bakımından 17/05/2021 ve 14/02/2022 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına,
3-Maddi tazminat yönünden 9.627,63 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Hükmün masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye'de yayın yapan tirajı yüksek 5 büyük gazeteden birinde ilanına,
5-Hükümsüzlük davası yönünden davanın reddine'' karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2018/119439, 2018/119469, 2020/10842, 2020/39046 numaralı Deepfresh markalarının ve 2020/03775, 2020/03776, 2020/03768, 2020/03772 numaralı tasarımların sahibi bulunduğunu, pandemi sürecinde 06.04.2020 tarihinde dezenfektan üretimine başlandığını, davalı firmanın müvekkilin tescilli marka ve tasarımlarını iltibasa meydan verecek şekilde düşük kalitede piyasaya sürdüğünü, davalının Vicem markasının Deepfresh markası ile karıştırılma ihtimali yarattığını, bilirkişi raporunda belirtilen Resim 03 nolu tasarımın da müvekkilin haklarına tecavüz teşkil ettiğini, markaların görsel ve kavramsal benzerliklerinin Yargıtay içtihatları uyarınca dikkate alınması gerektiğini, 09.06.2020 tarihli uzman raporunda da bu hususların doğrulandığını, maddi tazminat hesaplamasında davalının gerçek karının yansıtılmadığını, 27.07.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda belirlenen 9.627,63 TL tutarındaki maddi zararın pandemi dönemi koşulları ve satış oranları dikkate alındığında oldukça düşük kaldığını, bu nedenle maddi zarar hesabının yeniden yapılması gerektiğini, davalı tarafın 2020/61819 sayılı tescil başvurusunun hükümsüzlüğünü talep ettiklerini, ilk derece mahkemesi kararının reddedilen kısımlarının kaldırılarak istinaf taleplerinin kabulünü, davanın yeniden görülmesini veya hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; marka ve tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, maddi tazminat ve 2020/61819 numaralı ''vicem'' markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
İstinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri kapsamında değerlendirme yapılması gerekmiş olup davacı tarafından resim 03 yönünden tasarım hakkına tecavüzünün mevcut olduğu ileri sürülmüş ise de tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde benzerlik bulunup bulunmadığı meselesinin tespiti, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konulardan olmayıp özel ve teknik bilgiyi gerektirmekte olup mahkemece bilirkişi raporunun alındığı, raporun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun, çelişkiden uzak şekilde gerekçeli olmakla hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davacı tarafa ait 2020/03772 ve 2020/03776 numaralı tasarımlar üzerinde yer alan tasarım ile davalı tarafa ait ürünler üzerinde yer alan tasarım (resim 01) arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları tespit edilmiş ise de resim 03 arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları tespit edilmekle resim 03 kapsamında yer alan tasarım yönünden tecavüzün oluşmadığı sonucuna varılmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekili tarafından, 2020/61819 numarası ile tescil edilmek istenen markanın hükümsüzlüğü talebi değerlendirilirken, görünüm ve esas itibarıyla markaların ayırt edici unsurlarının gözetilmesi gerektiği istinaf sebebi yapılmış ise de davacının '' DEEP FRESH'' ibareli tescilli markaları ile ''vicem'' markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı, ortalama tüketici kitlesi nezdinde iltibasa ve karıştırılma ihtimaline neden olmayacağı saptanmış olmakla birlikte hükümsüzlüğü talep edilen 2020/61819 numaralı markanın davalı adına kayıtlı olmadığı, TPMK kayıtlarında dava dışı Abdullah Savaş adına kayıtlı olduğu ancak bilahare hükümden düşerek geçersiz hale geldiği sabittir. SMK'nın 25/3. maddesi gereğince marka hükümsüzlük davasının, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılması gerektiğinden hükümsüzlük talebi yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar davalı tarafın istinaf başvurusu bulunmadığından marka hakkına tecavüzün kabulüne yönelik mahkeme kararı yönünden inceleme yapılması mümkün olmamış ise de davacının 2020/03772 ve 2020/03776 numaralı tasarımları yönünden davalı tarafa ait ürünler üzerinde yer alan etiketler (resim 01) kapsamında ref talebi hükmün ikinci fıkrası ile kabul edildiğinden işbu istinaf sebebi yönünden davacının hukuki menfaatinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Son olarak davacının maddi tazminat talebinin, SMK'nın 151/2-b bendine dayalı olarak talep arttırım dilekçesi ile arttırılan miktar üzerinden kabulüne karar verildiği, SMK'nın 151/2-b “Sınaî mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” değerlendirme usulüne göre hesaplama yapılması talep edilmekle SMK'nın 151/3 maddesi gereğince yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenlerin göz önünde tutulması gerekmekte olup davacı yararına hükmedilen maddi tazminatın ihlalin niteliği, süresi, davalı mali kayıtları gözetildiğinde somut olay adaletine uygun olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Tüm bu nedenlerle; istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .../02/2024 tarih ve 2020/... E. 2024/.. K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 955,00-TL harcın mahsubu ile fazlaya ilişkin olan 223,00-TL harcın karar kesinleştiğinde davacının talebi halinde kendisine iadesine,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/07/2026