Yargıtay, uyuşturucu madde ticareti davasında gizli soruşturmacının kışkırtıcı ajan olmadığına ve delillerin yeterliliğine hükmederek kararı düzelterek onadı.
Özet: Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararı, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince düzeltilerek esastan reddedilmesinin ardından Yargıtay önüne gelmiş; Yargıtay incelemesinde, sanığın gizli soruşturmacıya uyuşturucu satışı yaptığına dair yeterli delil bulunduğu, gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin hukuka uygun olduğu ve kışkırtıcı ajan eylemi bulunmadığı gerekçeleriyle esasa ilişkin temyiz itirazları reddedilmiş, ancak mevcut olmayan şahit numunelerin müsaderesine ilişkin hüküm fıkrasının hukuka aykırı bulunması üzerine, bu hususun hükümden çıkarılması suretiyle bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
8. Ceza Dairesi         2025/7009 E.  ,  2026/5980 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/967 E., 2025/983 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Çeşme Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2025 tarihli ve 2024/28 Esas, 2025/15 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 20.03.2025 tarihli ve 2025/967 Esas, 2025/983 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Dava dosyası kapsamında cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, gizli soruşturmacının kışkırtıcı ajan olarak hareket ettiğine ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava konusu olayda, kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda uyuşturucu madde ticareti yapan şahısların tespitine yönelik usulüne uygun olarak alınan gizli soruşturmacı kararına istinaden sanığın gizli soruşturmacı kolluk görevlisine uyuşturucu madde satışı yaptığı iddiasına ilişkin olarak;
1. Yapılan yargılamaya göre, sanık savunmaları, dava dosyasında bulunan gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin sulh ceza hakimliği kararı, ... alımına ilişkin rapor, adres, kimlik tespit ve teşhis tutanakları, gizli soruşturmacının sanıktan almış olduğu uyuşturucu maddeye ilişkin uzmanlık raporu, gizli soruşturmacı kolluk görevlisinin tanık sıfatı ile alınan beyanları ve tüm dava dosyası kapsamındaki delillere göre, sanığın gizli soruşturmacı kolluk görevlisine uyuşturucu madde satmak sureti ile üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen 5275 sayılı Kanun'un 139. maddesi kapsamında gizli soruşturmacı görevlendirme kararının hukuka uygun olduğu, gizli soruşturmacının dosyaya yansıyan herhangi bir kışkırtıcı eyleminin bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Dosya kapsamında bulunan İzmir Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 15.08.2024 tarihli uzmanlık raporuna göre analiz sonucunda artan ve saklanacak olan şahit numune bulunmadığı gözetilmeden, şahit numuneler hakkında 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsadere kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 20.03.2025 tarihli ve 2025/967 Esas, 2025/983 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Çeşme Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasının 12. maddesinde bulunan "Kriminal Polis Laboratuvarında saklanan şahit numunelerin TCK 54/4 gereği MÜSADERİSİNE," cümlesinin hükümden çıkartılmak suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çeşme Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.