Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, çalınan ve parçalanan kasko sigortalı araç nedeniyle sigorta şirketinin rücuen tazminat talepli davasındaki istinaf başvurusu incelemesi.
Özet: Bir sigorta şirketinin, çalınan ve parçalanan kasko sigortalı bir aracın zararı karşılığı sigortalısına ödediği tazminatı, aracı kiralayan firma ile hırsızlık ve parçalama eylemine karışanlardan rücuen tahsil etmek üzere açtığı davada, ilk derece mahkemesince ceza yargılamasındaki kesinleşen delillere ve kira sözleşmesi hükümlerine dayanılarak davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması üzerine, davalının zaman aşımı, görevsizlik, tebligat usulsüzlüğü, ceza dosyasındaki eksik inceleme ve tazminat miktarının fahiş olduğu itirazlarıyla kararın istinaf edildiği bir hukuki süreci inceleyen karardır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/25 Esas 2026/907 Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO : 2024/25 KARAR NO : 2026/907TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 31/12/2019NUMARASI : 2014/639 Esas- 2019/1197 Karar DAVA :Tazminat (Kasko Rücu)DAVA TARİHİ : 07/10/2008KARAR TARİHİ : 03/07/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH :21/07/2026Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Tic. AŞ'ye ait ... plakalı aracın kasko sigortasının müvekkili sigorta şirketi tarafından 10/04/2006 tarihli sigorta poliçesiyle 1 yıllık süre için yapıldığını, bahse konu aracın 10/04/2006 tarihli oto kiralama sözleşmesi ile ... Tic. AŞ tarafından davalılardan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne 24 ay süreyle kiralandığını, 16/12/2006 tarihinde ... San. ve Tic. Ltd Şti işletme müdürü ...'ın aracı şirket bahçesine park ederek oradan ayrıldığını ve 18/12/2006 tarihinde iş yerine geldiğinde aracın çalınmış olduğunu görmesi üzerine davacı ve şikayetçi olduğu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2006/145217 soruşturma numarası ile başlatılan soruşturma devam ederken 19/01/2007 tarihinde yapılan ihbar sonucu ... adlı iş yerinde müvekkili tarafından sigortalanan araca ait motor ve motor parçalarını ele geçirdiklerini, davalılardan ...'a ait iş yerinde ele geçirilen parçaların müvekkili şirkette sigortalı araca ait olduğunun tespit edildiğini, daha sonra sigortalı aracın bulunan parçaları için ... Tic. AŞ tarafından 3200,00 TL'lik teklif verildiği, araca per-total uygulaması yapıldığı, daha sonra sovtaj değerlemesi yapıldığı ve şirket sigortalısına ödenecek tazminat tutarının 18.880,00 YTL olarak belirlendiğini ve bu bedelin müvekkili tarafından sigortalıya ödenerek TTK 1301.maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğunu, Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/492 E sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını ve davalılardan ..., ... ve ...'nın bu dosyada müvekkilince sigortalanan ... plakalı aracı çalmak suçundan yargılandıklarını, sigortalı aracın davalılardan ...'un talimatı ile davalı şirket ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nde bir süre çalışan davalılardan ... tarafından çalındığını ve davalı ... tarafından parçalandığının ifade edildiği anlaşılmakla fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 18.800,00 YTL hasar tazminatının 01/08/2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan rücuan, müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAPDavalılar adına usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermedikleri görülmüştür.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; sigortalı aracın davalılardan ...'un talimatı ile davalı şirket ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nde bir süre çalışan davalılardan ... tarafından çalındığını ve davalı ... tarafından parçalandığının Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2016/10061 E, 2018/4085 K sayılı ilamı ile onanan ceza ilamı ile sabit olduğu, dosyada mevcut ödeme dekontuna göre davacı tarafından sigortalıya 01/08/2007 tarihinde 18.800,00 TL ödendiği, 10/04/2006 tarihli oto kiralama sözleşmesi ile dava konusu aracın kiralandığı, sözleşmenin 5. Maddesine göre kiralanan aracın başka üçüncü şahıslara kullandırması, kiraya vermesi veya aracın çalınması halinde de işbu sözleşmedeki tüm maddelerden kiracının sorumlu olacağının hükme bağlandığı, davalı şirketin kiracı olup aracı kiraladığı gibi davacı sigortalısının teslim etmediği anlaşılmakla dava konusu aracın 2. el piyasa değeri 22.000,00 TL olduğu, 3.200,00 TL parça değerinin indirilmesi sonucu 01/08/2007 tarihi itibariyle 18.800,00 TL davacı tarafın zararının oluştuğu anlaşılmakla 18.800,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 01/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davada zaman aşımı süresinin dolduğunu, mahkemenin görevli olmadığını, davalıya yapılan tebligatın usulsüz olup, davalıya çıkarılan TK 21’e göre tebligat çıkarılması gerekirken, TK 35’e göre çıkarıldığını, mahkemenin, dava konusu araçta meydana gelen hasardan müvekkilini sorumlu tutma sebebinin dayanağının Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/492 E. 2015/31 K. sayılı ilamı olduğunu, oysa ki bu dosyada eksik inceleme yapıldığını, mahkemenin eksik araştırmaya dayalı ceza dosyasını hükme esas almasının hatalı olduğunu, hüküm altına alınan hasar bedelinin fahiş olduğunu, davacı tarafın faiz isteminin usulsüz olup, mahkemece 01/08/2007 tarihinden itibaren faize hükmetmesinin hukuka uygun olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİDava; kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK'nun 1472.maddesi gereğince rücuen tahsili istemine ilişkindir.6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;Dosya kapsamında yer alan Ankara 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/492 E, 2015/32 K sayılı ilamı incelendiğinde, davalılardan ..., ... ve ... davacı yanın sigortalı olan aracı çalmak suçundan yargılandıkları, sigortalı aracın davalılardan ...'un talimatı ile davalı ( kendisine kiralanan şirket olan ... Ltd. Şti. ) davalı şirkette bir süreliğine çalışan davalılardan ... tarafından çalındığı ve davalı ... tarafından parçalandığı, davalılar ..., ... ve ...'nın davacıya sigortalı ... plakalı aracın çalınması suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve ilgili kararın Yargıtay denetiminden geçerek 10/01/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.Davacı yanın dava dışı sigortalısına 14/09/2007 tarihinde 18.800,00 YTL ödeme yaptığı dosya kapsamında yer alan dekont ile sabittir. Yargılama aşamasında alının bilirkişi raporunda, davacı yana kasko sigortalı ... plakalı aracın çalındığı belirtilen 18/12/2006 tarihindeki ikinci el piyasa değerinin 22.000,00 TL olacağı, bulunan parçaların değerinin 3.200,00 TL olmasıyla davacının zararının 18.800,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı yan, kasko sigortalı aracın çalınması nedeniyle kasko sigortalısına ödediği hasar bedelinden kusuru nedeniyle davalı yanın sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise olayda kusurunun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının kasko sigortacısı olduğu aracın davalı ...Limited Şirketine kiralandığı sırada bir süre bu şirkette çalışan ... tarafından ...'un talimatı ile çalındığı, akabininde ... tarafından parçalandığı, çalınan aracın bir kısım parçaları eksik olarak bulunmasından sonra araçtaki hasar bedelinin davacı tarafından sigortalısına ödendiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı ...'un istinaf itirazları kapsamında dosyamız kapsamındaki uyuşmazlık, dava dışı sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacının yaptığı ödemeden davalının sorumlu olup olmadığı, davalının hasarın oluşmasında kusurunun bulunup bulunmadığı, yargılama aşamasında davalıya usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığının belirlenmesi hususlarından kaynaklanmaktadır. Kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bir başka anlatımla davacının ödediği bedeli davalıdan talep etmesi davalının sigortalı araçta oluşan hasarda kusurlu olması halinde mümkündür. Somut olayda, dava konusu hasara neden olan hırsızlık olayının failinin davalı ... olduğunun yukarıda özetlenen ceza mahkemesi kararıyla sabit olup, ceza mahkemesince belirlenen maddi vakıanın hukuk mahkemesini bağlayacağı, bu hale göre davacının davalı ...'un kusuru nedeniyle dava konusu araçta hasar meydana geldiği anlaşılmakla mahkemece davalı ...'a rücu edilebileceğine yönelik karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yine davalı yan tarafına usulüne uygun davetiye tebliğ edilmediğini bildirerek istinafa gelmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde dava dilekçesinin 29/07/2009 tarihinde davalı ...'un yengesi ... imzasına usulüne uygun tebliğ edildiği, 12/11/2009 tarihinde dosyanın HUMK 409 madde uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmesi üzere davalı ... adına çıkartılan yenileme davetiyesinin 04/12/2009 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, bunun üzerine mahkemece yenileme dilekçesinin davalı ...'un daha önce tebliğ edilen adresine 08/04/2010 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddeye göre usulüne uygun olarak tebliğ ettiği görülmüştür. Davalı yan her ne kadar kendisine yapılan TK 35 madde uyarınca tebligatın usulsüz olup, TK 21 madde uyarınca tebliğ yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, Tebligat Kanunu 35. Maddesinde yapılan değişikliği 11/01/2011 tarihli olup, davalıya TK 35 madde uyarınca tebligat yapıldıktan sonraki tarih olduğu dikkate alındığında, davalı adına 08/04/2010 tarihinde TK 35. Maddeye göre yapılan tebligatın o tarihte yürürlükte bulunan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı yanın bu yöndeki itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı yan her ne kadar zaman aşımı ve görev iş bölümü itirazında da bulunmuş ise de, söz konusu itirazların cevap lahiyası ile birlikte sunulabileceği, davalı yanca dosya kapsamına cevap lahiyası sunulmadığı anlaşılmakla bu itirazları yönünden Dairemizce değerlendirme yapılmamıştır. Davalı vekilinin, '' hasarın miktarına yönelik'' istinaf itirazları değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK beşinci bölümünde "bilirkişi incelemesi" ismi altında ve 266-287.maddeleri arasında düzenlenen maddelere uygun olarak uzman bilirkişiden olayı aydınlatacak rapor alınması amacı ile mahkemece kaza nedeniyle meydana gelen gerçek hasar miktarının tespiti için dosyanın konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, hükme esas alınan raporda aracın ikinci el piyasa değerinin gösterilmek suretiyle ayrıntılı değerlendirme ve hesaplama yapıldığı, olay nedeniyle sigortalı araçta oluşan hasar miktarı ile davacının davalıdan talep edebileceği rücuan tazminata ilişkin ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve ve hüküm vermeye elverişli rapor sunulduğu dikkate alındığında , davalı tarafın hasar miktarının belirlenmesi noktasında eksik inceleme ile karar verildiğine yönelik istinaf itirazının dinlenme olanağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 1.284,22 TL harçtan peşin alınan 321,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 963,17 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 03/07/2026Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -