Yargıtay 8. Ceza Dairesi, halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçunda sanık aleyhindeki mahkumiyet kararını somut delil yetersizliği ve şüphe nedeniyle bozarak beraat yönünde karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Özet: Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı, sanığın daha önce verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararının ihlali sonrası yeniden hüküm kurulması ve basit yargılama usulünün uygulanmaması süreçlerinin ardından, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmaması, savunmasını doğrulayan tanık beyanı olması ve müşteki beyanlarının soyut kalması nedeniyle hukuka aykırı bulunarak Yargıtay tarafından bozulmuştur.
8. Ceza Dairesi         2026/433 E.  ,  2026/5898 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/918 E., 2025/551 K.
SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; Yargıtay bozma ilamı üzerine sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
1.Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2019/15 Esas, 2019/338 Karar sayılı kararı ile sanığın, halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan, 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5 inci maddesi gereğince kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın tabi olduğu denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2022/218 Esas - 2022/316 Karar sayılı kararı ile hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
3.İlgili kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2022/1296 Esas, 2023/279 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4.Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine de, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2023/3602 Esas, 2024/5007 Karar sayılı kararı ile "Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile, maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251/3 üncü maddesinin uygulanması imkanının doğması ve atılı suçun bu kapsamda olması karşısında, bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu" gerekçesi ile bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, sanık hakkında bu aşamada takdiren basit yargılama usulünün uygulanmayacağı belirtilerek, Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2025 tarih, 2024/918 Esas, 2025/551 Karar sayılı kararı ile sanığın, halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 216/3, 62, 53 maddeleri gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
Atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmayan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, aksi kanaat halinde lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın olay günü bankanın yanında aleni olan bir ortamda "Allah'ın a. ya...mı so...m, peygamberin anasının avradının a.na k...yım" şeklinde defalarca sinkaflı söylemlerde bulunmak suretiyle dini değerleri aşağıladığı iddiasına dayanan olayda;
Sanığın savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmemesi, tanık İ.E beyanının sanık savunmalarını doğrulaması, görgüye dayalı bilgisi olan tanık bulunmadığı gibi, iddiaya konu eyleme ilişkin müştekinin soyut beyanları dışında herhangi bir somut delil de bulunmaması karşısında, atılı suçu işlediği yönünde şüphe bulunan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2025 tarih, 2024/918 Esas, 2025/551 Karar sayılı kararının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.