Sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemli hizmet tespiti davasında, Yargıtayın eksik inceleme bozma kararı sonrası ilk derece mahkemesinin davacının bir günlük sigortalılığını kabul etmesi üzerine davalı kurum kararı temyiz etmiştir.
Özet: Davacı, tek günlük çalışmasının sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti için dava açmış, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından kabul edilen bu talep, Yargıtay tarafından eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur. Bozma sonrası ilk derece mahkemesi, özellikle bordrolarda adı geçen bir tanığın davacının çalışmasını doğrulaması, önceki tanık anlatımları, grafoloji raporu ve sicil numarası gibi deliller ışığında yeniden değerlendirme yaparak, davacının bir gün çalıştığını ve 05.08.1985 tarihinin sigorta başlangıcı olarak tescil edilmesi gerektiğini yinelemiştir. Davalı kurum vekili ise bu son kararı da eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/26 E., 2025/346 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde davacının, ... ünvanlı iş yerinde çalışmaya başladığı 16.08.1985 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu, çalışma olgusunun yöntemine göre kanıtlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli kararı ile davanın ... yönünden kabulüne, davacının ... ünvanlı .. sicil numaralı işveren yanında 05.08.1985 tarihinde bir gün süre ile hizmet akdine bağlı sigortalı olarak dönem asgari ücreti karşılığı çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 05.08.1985 tarihi olarak tescili gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2024 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece "..2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, "... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden davacı adına 05.08.1985 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, akü ve lastik satışı mahiyetli işyerinin 01.04.1971-30.06.1989 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğunun bildirildiği ve 1976 - 1989 yılları arasından işverence dönem bordrolarının verilmiş olduğu belirtilerek dosyaya Kurumca gönderildiği, ancak dava konusu 1985/2. dönemde ise işverence bordro verilmemiş olduğunun da bildirildiği, işyerinden 1985/1 ve 3. dönem bordrolarında ise 20 kişinin bildirildiği, bu bordrolarda adı geçenlerden sadece ...'un tanık olarak beyanına başvurulduğu komşu işyeri araştırmasının ise sadece emniyet ve belediye aracılığıyla araştırdığı ancak komşu işyeri ve çalışanlarının tespit edilemediği, bu araştırmanın ... ve vergi dairesi aracılığıyla yapılmadığı, böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.3.Buna göre Mahkemece, öncelikle işyerinin 1985/1. ve 3. dönem bordrosunda adı geçenlerden yeteri kadarının beyanlarına başvurulmalı, dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanlarının, vergi dairesi, ... nezdinde de araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, komşu işyerinin tespit edilememesi halinde taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler belirlenerek bu kişilerin de çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir. ..." belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işveren tarafından 1985/2 dönemine ait bordro verilmediği sabittir. Bu nedenle 1985/1-3 dönemlerinde hizmet kayıtları olanları arasında tanık dinlenmesi yoluna gidilmiştir. Bu doğrultuda ..., ... ve ... isimli çalışanların beyanları alınmıştır. Davacı ... ve ... isimli tanıklarca tanınmamıştır, ancak tanık ... anlatımında işletmenin ... Bayi olduğunu, davacının bu iş yerinde çalıştığını doğrulamıştır. Bu tanığın 1985/1-3 dönem bordrolarında yer aldığı görülmüştür. Bozma ilamından sonra dinlenen tanık tarafından davacının çalışması doğrulanmış olup, bozma ilamından önce dinlenen ...'un anlatımı, grafoloji raporu, bildirge ve 1985 yılı serilerinden olan sicil numarası davacının bir günlük hizmeti açısından ispata yeter görülerek davanın kabulüne davacının ... ünvanlı .. sicil numaralı işveren yanında 05.08.1985 tarihinde bir gün süre ile hizmet akdine bağlı sigortalı olarak dönem asgari ücreti karşılığı çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 05.08.1985 tarihi olarak tescili gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldığını, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 05.08.1985 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.