Davacının hizmet tespiti davasında, önceki bozma ilamında belirtilen yurt dışı geçici görevlendirme şartının bulunmaması nedeniyle ilk derece mahkemesinin ret kararının onanması.
Özet: Davacı tarafından eksik bildirilen hizmet sürelerinin ve prime esas kazançlarının tespiti talebiyle açılan dava, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edildikten sonra, Yargıtayın önceki bozma kararında belirtilen, davacının yurt dışına geçici görevle gönderilmesi şartının gerçekleşmemesi nedeniyle hizmet tespiti kararının hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuş, bozma sonrası ilk derece mahkemesince davanın tamamen reddine karar verilmiş ve temyiz incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin bozmaya uygun olarak verdiği ret kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz itirazlarının yerinde olmadığı belirtilerek kararın onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/183 E., 2025/241 K.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait iş yerinde 22.07.1999- 03.08.2009 döneminde çalıştığını, 17. İş Mahkemesinin 2010/615 Esas sayılı dosyasındaki belgelerle durumun sabit olduğunu, ilk 1.750,00 TL net maaş aldığını, ücret miktarının açıklandığı gibi yıllar itibariyle değiştiğini, en son 7.000TL ücretle çalışırken akdin sona erdiğini, hizmetlerin eksik bildirildiğini belirterek, eksik bildirilen hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; cevap süresinin uzatılması talebinde bulunduğu, şirket adresini bildirdiği, zamanaşımı itirazında bulunduğu, davacıya ait dosyaların temin edilemediğini belirttiği, 17. İş Mahkemesindeki davanın reddedildiğini, henüz yargıtaydan dönmediğini, davacının tüm çalışmalarının Kuruma bildirildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli kararıyla; Davacının davasının kısmen kabulü ile hizmet tespiti talebi bakımından davacının davalıya ait ... sicilli iş yerinde 22.07.1999-07.05.2002 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine 01.10.2008 sonrası hizmet tespiti talebinin reddine davacının prime esas kazanç tespiti bakımından taleplerinin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Son Bozma Kararıİlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 06.02.2025 tarihli kararıyla, "... 3. Somut olaya dönüldüğünde eldeki dava, davacının sigortalılık bildirimi yapılmayan 22.07.1999-07.05.2002 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkin olup bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu, bozma ilamına uyulmasına rağmen bozmaya yanlış anlam verilmek suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır.4. Önceki bozma ilamında, 506 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında davacının, işveren tarafından geçici görevle yurt dışına çalışmak için gönderilmesi halinde hizmet tespitine karar verilmesinin mümkün olduğu, araştırmanın buna göre yapılması gerektiği belirtilmiş, bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde davacı vekilinin beyanı ve tüm dosya kapsamından söz konusu dönemde davacının geçici görevlendirme ile çalışmasının söz konusu olmadığı anlaşılmakla bu haliyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.