Danıştay 4. Daire, büfe işletmesi işyeri açma ve çalışma ruhsatının sebep unsurunun ortadan kalkması ve kıyıya tecavüz gerekçeleriyle iptali ile resen kapatma işlemini hukuka uygun buldu.
Özet: Dava konusu olayda, bir büfenin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ve işyerinin resen kapatılmasına ilişkin işlemlerin hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir; zira, ruhsatın dayanağı olan dağıtım şirketi ile belediye arasındaki sözleşme ve protokolün feshedilmesiyle ruhsatın hukuki sebep unsurunun ortadan kalktığı, ruhsat süresinin bu protokolle sınırlı olduğu ve davacı lehine süresiz bir kazanılmış hak doğurmadığı, ayrıca büfenin kıyıya tecavüzlü olduğu da dikkate alınarak, alt mahkeme kararlarıyla söz konusu iptal ve kapatma işlemlerinin hukuka aykırı olmadığına karar verilmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/2118 E.  ,  2025/2956 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2118
Karar No : 2025/2956
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
VEKİLLERİ : Av. ...- Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak (...) No:... adresinde büfe olarak faaliyet gösteren işyeri için düzenlenen işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin...tarih ve... sayılı işlem ile bu işlem üzerine ruhsatsız faaliyet gösterildiğinden bahisle tesis edilen işyerinin re'sen kapatılmasına dair ... tarih ve...sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare ile dağıtım şirketi arasındaki kira sözleşmesi ve protokol uyarınca anılan şirkete ait ürünlerin satışı ve dağıtımı için davacıya büfe tahsis edilerek düzenlenen işyeri açma ve çalışma ruhsatına konu faaliyetin dayanağı satış ve dağıtıma yönelik protokolün dağıtım şirketi tarafından iptal edilerek kiralama sözleşmesinin de tek taraflı olarak feshedilmiş olması karşısında, davacının faaliyet gösterdiği büfenin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kıyıya tecavüzlü olduğunun ve tahliye edilmesi gerektiğinin davacıya bildirilmesine karşın, davacının anılan faaliyetini kıyıya tecavüzlü olarak devam ettirdiğinden bahisle davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlem üzerine anılan işyerinin re'sen kapatılmasına dair Zabıta Müdürlüğünün ...tarih ve ...sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; davacı adına işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesine dayanak olan olan sebep unsurunun, davalı idare ile ... Dağıtım Satış Paz. Mat. Ödeme Ar. ve Tah. Sis. A.Ş. arasındaki 29/04/2008 tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye ek 16/04/2018 tarihli protokol olduğu, anılan sözleme ve protokol uyarınca, Karşıyaka İlçesi belediye sınırları içerisinde belli noktalarda gazete satışı için büfelerin oluşturulduğu, söz konusu büfelerin ... olarak isimlendirildiği, davacıya ait büfenin de bu kapsamda olduğu ve bu hususta davacı ile dava dışı ... Dağıtım Satış Paz. Mat. Ödeme Ar. ve Tah. Sis. A.Ş. arasında 01/05/2017 tarihinde "gazete satış büfesi tahsis sözleşmesi" imzalandığı, davacı adına düzenlenen 19/06/2018 tarihli işyeri açma ve çalışma ruhsatın dayanağının da yukarıda anılan protokol ve 01/05/2017 tarihli sözleşme olduğu anlaşılmakta olup, davalı idare ile anılan şirket arasında gazete ürünlerinin dağıtımı ve satışı için imzalanan 29/04/2008 tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye ek 16/04/2018 tarihli protokolün feshedildiği dikkate alındığında, davacıya ait büfenin tahsis kararının da hukuk aleminde artık var olmadığı, bir başka ifadeyle, uyuşmazlık konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlenme sebebinin ortadan kalktığı, belirtilen hususun da İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 13. maddesinde zikredilen, giderilebilecek mahiyette mevzuata uygun olmayan unsur veya noksanlık kapsamında olmadığı anlaşıldığından, davacıya süre verilmeksizin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı; kaldı ki, yine, davacı adına düzenlenen işyeri açma ve çalışma ruhsatının dayanağının/sebep unsurunun 29/04/2008 tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye ek 16/04/2018 tarihli protokol olduğu göz önüne alındığında, gazete satışı ve dağıtımı için düzenlenen söz konusu ruhsat süresinin de, anılan protokol süresiyle sınırlı olacağı, zira; gazete satışına ilişkin ... tabir edilen büfelerin kurulmasının da protokol süresine tabi olduğu tabii olup, davacı adına gazete satışı ve dağıtımı için davacı adına işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmiş olmasının, ilanihaye bir şekilde davacı lehine kazanılmış hak doğurmayacağının da açık olduğu, bu durumda; dava konusu işlemlerde yukarıda belirtilen gerekçeyle hukuka aykırılık, istinaf kanun yoluna konu edilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; davaya konu büfenin, yaklaşık 20-25 yıldır büfe ve gazete bayii olarak işletildiği, 19/06/2018 tarihinden itibaren ise aynı tarih ve 252 sayılı kendi adına düzenlenmiş İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı uyarınca faaliyet gösterildiği, anılan işyerinin ...-... Medyanın 31/01/2019 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini bildirmesinden sonra da davacı tarafından işletilmeye, kira ve ecrimisil bedellerinin davacı tarafından ödenmeye devam edildiği, Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin istinaf başvurusunun reddi kararının, sebep unsurunu oluşturan davalı ile ... Dağıtım Satış Paz. Mat. Ödeme Ar. ve Tah. Sis. A.Ş. arasındaki 29/04/2008 tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye ek 16/04/2018 tarihli protokol ile davacı ile ... Dağıtım Satış Paz. Mat. Ödeme Ar. ve Tah. Sis. A.Ş. arasındaki arasındaki 01/05/2017 tarihli gazete satış büfesi tahsis sözleşmesi ve davacı adına düzenlenen 19/06/2018 tarihli işyeri açma ve çalışma ruhsatı olduğu, 29/04/2008 tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye ek 16/04/2018 tarihli protokolün feshedilmesiyle, davacıya ait büfenin tahsis kararının da hukuk aleminde artık var olmadığı, uyuşmazlık konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlenme sebebinin ortadan kalktığı, bu hususun Yönetmeliğin 13. maddesinde zikredilen, zaten giderilebilecek mahiyette mevzuata uygun olmayan unsur veya noksanlık kapsamında olmadığı gerekçesine dayandırıldığı, ancak, davacının 19/06/2018 tarihli İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatında, bu ruhsatın 29/04/2008 tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye ek 16/04/2018 tarihli protokol uyarınca verildiğine dair bir ibarenin yer almadığı, bu ruhsatın, 3572 sayılı İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun ve İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre verilmiş bir ruhsat olduğu, ruhsat iptali işlemi, 29/04/2008 tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye ek 16/04/2018 tarihli protokolün feshedilmesine dayandırılmış ise de; davalı idarenin sözleşmelerin iptalinin bildirildiği 5 Şubat 2019 tarihinden ruhsatın iptaline karar verilen 06/10/2022 tarihine kadar, davacının kira ödemelerini kabul ederek faaliyetine izin vermesinin sözleşmeden bağımsız olarak ruhsatın geçerliliğini kabul ettiğini gösterdiği, nitekim, davalı idarenin 04/10/2022 tarihli yazısında her ne kadar sözleşme uyarınca ruhsat verildiği belirtilmiş ise de; sözleşme feshi ruhsat iptali gerekçesi olarak gösterilmediği, büfenin kıyı nitelikli Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerde bulunması nedeniyle iptal edildiğinin belirtildiği, yine, davalı idarenin 10/10/2022 Olur tarihli yazısında da sözleşme ve feshinden hiç söz edilmediği, büfe olarak faaliyet gösteren işyerinin bulunduğu alanın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerde bulunması nedeniyle tahliye edilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu durumda, dava konusu büfe ruhsatının iptal gerekçesi sözleşme feshine ilişkin olmadığı halde, Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin sözleşme feshine dayanan gerekçelerinin yerinde olmadığı, davalı idarenin sözleşme feshinden sonra da, yani sözleşmeden bağımsız olarak davacının ruhsatını geçerli kabul etmesi suretiyle işlem tarihine kadar faaliyetini devam ettirdiği; diğer yandan istinaf kararında; "Yönetmeliğin 13. maddesi uyarınca, davacıya ait işyerinin 11 m2'lik kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kıyı alanını işgal ettiği gerekçesiyle doğrudan doğruya ruhsatın iptal edilemeyeceği, kıyı alanının 11 m2'lik kısmının işgaline ilişkin mevzuata uygun olmayan unsurun tespiti üzerine öncelikle, ruhsat sahibi olan davacıya bu noksanlık ve hatalarını gidermesi için (somut uyuşmazlıkta kıyı alanındaki işgalinin sonlandırılması için) bir defaya mahsus olmak üzere onbeş günlük süre verilmesi gerektiği, davacıya mevzuatla belirtilen söz konusu süre verilmeksizin doğrudan doğruya ruhsat iptali yönünde işlem tesis edildiği" gerekçesine yer verildiği, bu gerekçeden davalı idarenin, kıyı alanında kalan ve 32,18 m² büyüklüğe sahip büfenin yalnızca 11 m²'lik kısmı için süre vermeden, büfenin kıyı alanında kalması nedeniyle ruhsatı iptal etmesinin hukuka uygun olmadığının anlaşıldığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.