Danıştay 10. Dairesi, bilirkişilik sicilinden çıkarılma işlemine ilişkin açılan iptal davasında, alt mahkemelerin ret kararlarını hukuka uygun bularak temyiz talebini reddetti.
Özet: Bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin idari işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların ödenmesi talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun bölge idare mahkemesince reddedilmesi üzerine, davacının temyiz istemi Danıştay tarafından reddedilerek, bölge idare mahkemesinin usul ve hukuka uygun bulunan kararı oy çokluğuyla onanmış ve bilirkişilikten çıkarılma işleminin hukuki geçerliliği kesinleşmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/4393 E.  ,  2025/1499 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4393
Karar No : 2025/1499
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun... tarih ve... sayılı kararına yapılan itirazın reddine dair İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunun... tarih ve ...ek sayılı kararının iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kalındığı ileri sürülen parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştay'da temyiz edilebileceği, aynı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasında ise bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hüküm altına alınmıştır.
İdari yargıda istinaf kanun yolunu düzenleyen 6545 sayılı Kanun'un (20/07/2016 tarihinde) yürürlüğe girmesiyle birlikte, ilk derece idari yargı mercilerince verilen kararlara karşı temel başvuru yolu (ikinci derece mahkeme sıfatıyla) "istinaf kanun yolu" olarak ortaya çıkmış bulunmaktadır. Kanun koyucu bu temel belirlemenin ardından, 2577 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesinde yer verilen sınırlı sayıdaki davalara karşı temyiz yolunun da açık olduğu düzenlemesini öngörmüştür. Yapılan bu yasal düzenlemelerden sonra ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine verilen kararlar için temyiz yoluna gidilebilmesi için, davanın konusunu oluşturan hususun Kanun'un 46 ncı maddesinde sayılan dava türlerinden birine ilişkin olması gerekir.
Temyizen incelenmekte olan davanın konusunu "bilirkişilik sicilinden ve bilirkişi listesinden çıkarılma" işlemi oluşturmaktadır. Belirtilen nitelikteki dava ile ilgili Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olup olmadığının saptanabilmesi için, davanın konusunun 46 ncı maddede sayılan temyiz edilebilecek kararlardan hangisi ile ilgili olabileceğinin saptanması gerekir.
2577 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesinde yer verilen dava türleri bağlamında yapılacak hukuki değerlendirme çerçevesinde, davanın konusunu oluşturan hususun, maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer verilen "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemler" şeklindeki düzenleme ile ilgili olma olasılığı söz konusu olabilir. Fakat metni yazılı bentte yer verilen düzenlemede belli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan davalarda verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilmesine olanak sağlanmaktadır. Oysa gerek 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nda gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişi incelemesi" başlıklı Beşinci Bölümü'nde bilirkişiliğin bir meslek olduğuna dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bilirkişilik Kanunu'nda gerçek kişilerden seçilecek bilirkişilerin uzmanlık alanlarında yani mesleklerinde en az beş yıl fiilen çalışmış olma şartı getirilmek suretiyle mesleki yeterliliği haiz olma koşulu öngörülmüştür. Dolayısıyla esasen belli bir mesleği ya da uzmanlık alanı bulunmakla birlikte, bu kişilere tevdi edilen bilirkişilik görevi bir meslek değildir.
Bu itibarla; bilirkişilik görevinin yargılamaya yardımcı olma vasfı göz önünde bulundurulduğunda, bu görev ya da görevlendirmenin bir "meslek" olarak değerlendirilemeyecek olması nedeniyle, bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılma işlemlerinin de, usul kanunumuzda yer verilen düzenlemeler çerçevesinde "meslekten çıkarılma sonucunu doğuran bir işlem" olarak kabul edilebilmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.
Bakılan uyuşmazlık, yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde, konusu itibarıyla 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamında olmadığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, temyiz isteminin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesine yönelik Daire kararına katılmıyorum.