İşe iade davası sonrası işverenin çalışanı eski görevine başlatmayarak başka yere ataması nedeniyle hak kazanılan işçilik alacakları davasında Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: İşe iade kararı kesinleşen davacının, işveren tarafından eski görev yeri ve unvanı yerine başka bir işyerine atanmasının işe davette samimiyetsizlik olarak değerlendirilmesi ve bu nedenle davacının talep ettiği işçilik alacaklarına hak kazandığına hükmeden ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının, davalı işverenin temyiz itirazlarının yerinde görülmeyerek yasal prosedür ve delil değerlendirmesi neticesinde usul ve kanuna uygun bulunması üzerine Yargıtay tarafından onanmasına karar verilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2026/2808 E.  ,  2026/3607 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2844 E., 2025/3383 K.
DAVA TARİHİ : 10.02.2025
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 53. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/56 E., 2025/295 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz olarak feshedilmesi üzerine açtıkları işe iade davasının kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleşmesinin üzerine süresi içinde işe iade başvurusunda bulunduklarını, müvekkilinin son işinde ve ünvanında görevine devam ettirilmeyerek son görev yerinden başka bir işyerine görevlendirildiğini, müvekkilinin bu şekilde görevlendirilmesinin davalının işe davetinde samimi olmadığının göstergesi olduğunu ileri sürerek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin işe iade başvurusu kapsamında davacının işe başlamasına karar vermesine, davacıyı işe davet etmiş olmasına ve davacının işe iade sonrası görev tebliğ belgesini tebellüğ etmesine rağmen işe başlamadığını, davacının işe iade başvurusunda samimi olmayarak nihai hedefinin feshin geçersizliğine bağlı tazminat ve alacakları almak olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işveren davetinin gerçek bir işe başlatma daveti olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle talep edilen alacaklara hak kazanılacağı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili Şirketin işe iade başvurusu kapsamında davacının işe başlamasına karar vermesine, davacıyı işe davet etmiş olmasına ve davacının işe iade sonrası görev tebliğ belgesini tebellüğ etmesine rağmen işe başlamadığını, gösterilen işe başlama iradesinin samimi olmadığını, hakkın kötüye kullanıldığını, emsal kararlar da göz önüne alındığında davanın reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının işe başlatılma talebinin samimi olup olmadığı, işverenin işe davetinin ciddi olup olmadığı, bu değerlendirme sonucunda talep edilen alacaklara hak kazanılıp kazanılamayacağı hususlarında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.