Milli güvenliğe tehdit iddiasıyla iş akdi feshedilen işçinin tazminat talebinin, yargı yolu uyuşmazlığı ve görevsizlik nedeniyle usulden reddini onayan temyiz kararı.
Özet: Terör örgütüyle irtibat iddiasıyla iş sözleşmesi feshedilen bir işçinin açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, Uyuşmazlık Mahkemesinin idari yargıyı görevli kılan kararına rağmen adli yargıda yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddedilmesi yönündeki ilk derece mahkemesi kararının, istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda hukuka uygun bulunarak onandığı, böylece tazminat talebinin idari yargı yoluna ait olduğu yönündeki kesinleşen yargısal süreci anlatan bir karardır.
9. Hukuk Dairesi         2026/3810 E.  ,  2026/3582 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1464 E., 2025/2596 K.
DAVA TARİHİ : 29.05.2023
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/233 E., 2025/165 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... bünyesinde alt işveren işçi olarak çalışmakta iken, Millî Güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen işçi personelin sözleşmelerinin tazminatsız olarak feshedildiğini, herhangi bir bildirim yapılmadığını, gerekçe gösterilmediğini, işe iade davasının ikame edildiğini, istinaf mahkemesince davanın reddedildiğini, Anayasa Mahkemesi tarafından hak ihlali kararı verildiğini, davacının terör örgütü üyeliğinin, irtibatının veya iltisakının bulunmadığını, tesis edilen idari işlem ile davacının maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının Ohal Komisyona kararı doğrultusunda iş sözleşmesinin feshedildiğini, herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, davacının hak ve alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; idare mahkemelerinin görevli olduğunu, Valiliğe husumet yöneltilemeyeceğini, davacının tüm hak ve alacakları yönünden muhatabın öncelikle alt işveren Şirket ve ilgili Belediye olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ... ve ... Belediye Başkanlığına karşı maddi ve manevi tazminat istemiyle öncelikle idare mahkemesinde dava açtığı, Erzincan İdare Mahkemesinin 2022/1341 Esas, 2022/1330 Karar sayılı 22.09.2022 tarihli kararıyla davanın görev yönünden reddine karar verildiği ve kesinleştiği, bunun üzerine aynı istemlerle eldeki davanın açıldığı, Mahkemece 2023/233 Esas sayılı dosyası üzerinden 19.02.2024 tarihli duruşmada idari yargı görevli olduğundan ve yargı yolu uyuşmazlığının çözülmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bu durumun bekletici mesele yapıldığı, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından Erzincan İdare Mahkemesinin 2022/1341 Esas, 2022/1330 Karar sayılı 22.09.2022 tarihli görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-(b) hükmü uyarınca yargı yolunun caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar veren İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Uyuşmazlık Mahkemesinin idari yargının görevli olduğu şeklindeki kararı sonrasında İdare Mahkemesinde tekrar dava açıldığını, söz konusu dava derdest olduğu halde vekâlet ücreti, yargılama gideri ve harç yönüyle davacı aleyhine hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2. İdare Mahkemesince verilen görevsizlik kararı sonrasında mecburi olarak adli yargıda tekrar dava ikame edildiğini, adli yargıda verilen yargı yolu caiz olmadığından usulden ret kararı sonrasında davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yargı yolu ve davacının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığı ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri noktasında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.