Trafik kazası sonucu vefat eden işçinin ailesinin destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerine ilişkin 5. Asliye Ticaret Mahkemesi davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu vefat eden işçinin eşi ve çocukları tarafından, kazaya karışan sürücü, işveren ve sigorta şirketlerine karşı açılmış, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerine ilişkin bir davayı özetlemektedir; davacılar aşırı hız nedeniyle meydana gelen kazada sürücünün kusurlu olduğunu iddia ederken, davalılar kusur oranının tespiti, tazminat miktarlarının fahişliği, hesaplama yöntemleri ve sigorta poliçesi kapsamındaki sorumluluk limitleri gibi konularda itirazlarını dile getirmektedir.

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/721 Esas - 2025/997

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/721 Esas
KARAR NO : 2025/997
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/11/2022
KARAR TARİHİ : 18/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 16/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'nun Karayolları Genel Müdürlüğü’nün alt işvereni... .... .... nolu yol kesim noktasında, daha önce gerçekleşmiş olan bir kazanın kalıntılarını temizlemek amacıyla çalıştığı esnada geçirdiği kaza nedeniyle vefat ettiğini, kaza alanına gelmeden 250 metre ileride dubalar yerleştirildiğini, ancak davalı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın aşırı hız nedeniyle aracın hakimiyetini kaybetmesi sonucunda bariyerin arkasında bulunan ...'na çarparak ölümüne sebep olduğunu, davacı ...’nin müteveffanın eşi, diğer davacıların ise çocukları olduğunu, ... plakalı araç davalı şirket tarafından sigortalanmış olup poliçe kapsamında zararlarının karşılanmadığını, davalı sürücünün kusurlu olduğunu, müvekkillerinin oluşan kaza nedeniyle destekten yoksun kaldıklarını sigortaya yapılan arabuluculuk başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek müteveffanın eşi ... için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 150.000,00 TL manevi tazminatın, müteveffanın oğlu ... için 100.000 TL manevi tazminatın, müteveffanın kızı ... için 100.000 TL manevi tazminatın, müteveffanın oğlu ...için 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 22/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile müteveffanın eşi ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 1.932.759,68 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... .... .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından öncelikle kazada kusur oranının tespitinin önem arz ettiğini, kusur oranının tespiti konusunda sadece ceza davası yargılaması ile yetinilmeden ve araştırma yapılması gerektiğini, maddi tazminat açısından davacının eşinin yardımının derecesinin tespitin gerektiğini, ölüm olmasaydı ileride kurulacak ilişkinin bir destek ilişkisi olacağının kesin ise destekten yoksun kalma tazminatının istenebileceğini, söz konusu alacak kalemi açısından tazminat miktarının hesaplanacak ise ancak yasal faiz miktarı üzerinden bir hesaplamaya gidilmesi gerektiğini, davacı eşin belirtilen koşulları taşımaması halinde davanın reddinin gerektiğini, yine manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ve zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, manevi tazminat açısından genişletilmiş kasko poliçesi nedeniyle sigorta şirketinin davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... .... .... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: ceza dosyasındaki kusur raporunun hukuk hakimini bağlamayacağını ve kendilerinin aleyhe durumla kusur oranında sorumlu tutulabileceklerinden ötürü Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, müteveffanın gelirinin resmi belgelerle ispatlanması aksi halde hesaplamada asgari ücretin esas alınması gerektiğini, davacının destekten yoksun kalma zararı talep edebilmesi için müteveffanın destek olduğunu ispatlaması gerektiğini, davacıların kaza sonucunda elde ettikleri gelir ve tazminatların mahsup edilmesi gerektiğini, yine aleyhe durumla faizin dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunan ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 25/02/2022 tarihinde meydana gelen dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın 02/09/2021-02/09/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere müvekkili şirket nezdinde Kasko Sigorta poliçesi kapsamındaki İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin poliçe limitinin tüm zarar görenler için tek olduğunu, müvekkili şirketin kaza tarihinden işleyecek olan faizle sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava, trafik kazasında davacıların murisi ...'nun ölümü nedeniyle davacı ... lehine destekten yoksun kalma tazminatı ve tüm davacılar lehine manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller celbedilmiş, bilirkişi raporları alınmıştır.
Davacı ... yönünden SGK tarafından davaya konu kaza nedeniyle herhangi bir rücuya tabi gelir bağlanmadığı bildirilmiştir.
Davaya konu poliçe incelendiğinde; sigortalı ... tarafından... .... .... plakalı otomobil mahiyetindeki aracın 02/09/2021 ile 02/09/2022 tarihleri arasında Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta poliçesi ile sigortalandığı, kişi başına sakatlanma ve ölüm poliçe limitinin 430.000 TL olduğu, kaza tarihindeki poliçe limitinin ise 500.000 TL olduğu, davacı tarafça davalı sigorta şirketine 31/03/2022 tarihinde başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... hakkında yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırması ile kaza tarihi itibariyle evli ve üç çocuklu olduğu, esnaf olduğu, gelirinin 11.500 TL olduğu, bir adet otomobili ve 1 adet evi bulunduğu bildirilmiştir.
... ... .... .... Karar sayılı ceza dava dosyası ... sistemi üzerinden celbedilerek incelendiğinde; "... İl Emniyet Müdürlüğünce 08/09/2015 tarihinde verilen ve suç tarihinde geçerli olduğu ... İl Emniyet Müdürlüğünün mahkememize gönderdiği 10/03/2023 tarihli yazıdan anlaşılan E sınıfı sürücü belgesi sahibi sanık ...'in; 25/02/2022 günü saat 14:50 sıralarında kullandığı ... plaka sayılı beyaz renk Mercedes marka araç ile seyir halindeyken ... .... .... çevre yolu İvedik istikameti 21. Köprü yakınında kendisinden önce suça konu yerde meydana gelen trafik kazası nedeniyle olay yerinde olan kara yolu çalışanı ...'na aracın ön tarafı ile çarparak ...'nun "Küt kafa ve genel beden travmasına bağlı iskelet sistemi kemik kırıklarıyla iç organ harabiyeti ve iç kanama sonucu ölümüne neden olduğu" ölü muayene tutanağı, trafik kaza tespit tutanağı, sanığın olayın oluşuna ilişkin ikrarı ve tüm dosya kapsamıyla sabittir. Sanığın olayda herhangi bir kusurunun olmadığı iddia edilmiş ise de, mahkememizce olay yerinde 23/09/2022 tarihinde yapılan keşif ve keşif nedeniyle rapor düzenleyen ... .... .... tarafından düzenlenen 07/11/2022 tarihli mahkememizce de uygun ve yeterli bulunan raporda sanığın görüş mesafesine açık yerleşim yeri dışında düz yol üzerinde yola gereken dikkatini vermeyerek aracın hızını hava, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadan seyrederken söz konusu olaya neden olmuş olması karşısında asli ve tam kusurlu olduğunun belirtilmiş olması da dikkate alınarak sanığın asli ve tam kusurlu olarak taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyetine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir" gerekçesiyle davalı sürücü ... asli ve tam kusurlu kabul edildiği, ilamın istinaf kanun yolu incelemesi neticesinde 09/11/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ceza dava dosyası ve ceza mahkemesinin 07/11/2022 tarihli kusur raporu değerlendirilmek, davalı ... vekilinin kusura yönelik itirazları göz önüne alınmak suretiyle mahkememizce aldırılan Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 02/07/2025 tarihli raporu ile; davalı sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'nun kusursuz olduğu rapor edilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 13/11/2023 tarihli rapor ile; davacı Eş ...’nun destekten yoksun kalma tazminat toplamının; geçmiş dönem 86.428,04 TL, gelecek aktif dönem 22.804,00 TL ve gelecek pasif dönem 1.214.313,00 TL olmak üzere destekten yoksun kalma zarar toplamının 1.323.545,04 TL olduğunun hesap ve tespit edildiğini, kaza tarihi itibariyle ZMMS Poliçe teminat limitinin 430.000,00 TL olduğunu, hesaplanan toplam zarar, teminat limitlerinden yüksek olduğundan sigorta şirketinin sorumluluğu Poliçe limitiyle sınırlı olduğunu belirterek sonuç olarak davacı ...’nun eşi ...’nun vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kaldığı mahkemece kabul edildiği takdirde, dosyaya yansıyan belgelere göre herhangi bir indirim nedeni bulunmadığından, davacının destekten yoksun kalma zararının toplam 1.323.545,04 TL olduğu, yine davalılardan sigorta şirketinin sorumluluğunun ise police miktarı (kaza tarihinde 430.000,00 TL itibariyle) ile kendi temerrütlerinin sonuçları kadar olabileceği rapor edilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 26/08/2024 tarihli ek rapor ile; davacı ve davalılar vekillerinin itirazları ve dosya kapsamındaki mevcut belgelerle, sınırlı olarak yapılan değerlendirme neticesinde itiraz edilen hususların ayrı ayrı değerlendirildiği ve anılan itirazlar nedeniyle kök raporda yapılan tespit ve hesaplamalarda herhangi bir hata bulunmadığı ve kök rapordaki hesaplamaların aynen geçerli olduğu rapor edilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 16/10/2024 tarihli ek rapor ile; davacı eş ...'nun destekten yoksun kalma tazminat toplamının; geçmiş dönem 190.142,38 TL, gelecek aktif dönem 0,00 TL, gelecek pasif dönem 1.742.717,30 TL olmak üzere, destekten yoksun kalma zarar toplamının 1.932.859,68 TL olduğu hesap ve tespit edildiği sonuç olarak, davacı ...'nun eşi ...'nun vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kaldığı mahkemece kabul edildiği takdirde, dosyaya yansıyan belgelere göre herhangi bir indirim nedeni bulunmadığından, davacının destekten yoksun kalma zararının toplam 1.932.859,68 TL olduğu, yine davalılardan sigorta şirketinin sorumluluğunun ise police limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları kadar olabileceği rapor edilmiştir.
Dosyanın daha önce rapor düzenleyen aktüer bilirkişi tevdii ile taraf vekillerinin beyan ve itirazlarını karşılar şekilde, desteğin annesinin 30/06/2025 ölüm tarihine kadar olan payı garameten hesaplanmak suretiyle ek rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 15/10/2025 tarihli ek rapor ile; davacı eş ...'nun destekten yoksun kalma tazminat toplamının; geçmiş dönem 126.761,59 TL, gelecek aktif dönem 0,00 TL, gelecek pasif dönem 1.708.713,06 TL, toplam 11.835.474,65 TL, dava dışı anne ...'nun destekten yoksun kalma tazminat toplamının; geçmiş dönem 126.761,59 TL, gelecek aktif dönem 0,00 TL, gelecek pasif dönem 68.008,48 TL, toplam 194.770,07 TL olduğu, bu haliylede davacı ve dava dışı annenin genel toplam destekten yoksun kalma zararının ise 2.030.244,72 TL olduğunun hesap ve tespit edildiği, 1. ihtimal olarak hesaplanan ve iş bu 2. ek rapor itibariyle asgari ücret tutarındaki değişeme göre yapılan hesaplama neticesinde, mahkemece iş rapor tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamanın esas alınması ve ...'nun vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kaldığı mahkemece kabul edildiği takdirde; davacı ...'nun, destekten yoksun kalma zararının toplam 2.349.508,68 TL olduğu, yine davalılardan sigorta şirketinin sorumluluğunun ise poliçe limitindeki gareme hesabına göre 457.830,27 TL olduğu, dava dışı anne ... .... .... 'nun destekten yoksun kalma zararının toplam 216.408,02 TL olduğu , yine davalılardan sigorta şirketinin sorumluluğunun ise poliçe limitindeki gareme hesabına göre 42.169,73 TL olduğu, mahkemece 2. İhtimal olarak hesaplanan ve 16.10.2024 tarihli ek rapordaki hesaplamaya göre karar verilmesi halinde ise; davacı ...'nun, destekten yoksun kalma zararının toplam 1.835.474,65 TL olduğu , yine davalılardan sigorta şirketinin sorumluluğunun ise poliçe limitindeki gareme hesabına göre 452.032,86 TL olduğu, dava dışı anne ...'nun destekten yoksun kalma zararının toplam 194.770,07 TL olduğu, yine davalılardan sigorta şirketinin sorumluluğunun ise poliçe limitindeki gareme hesabına göre 47.967,14 TL olduğunun hesap ve tespit edildiği rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; davacılardan ...'nun eşi, ..., ...ve ...'in annesi, olan müteveffa ...'nun yaya olarak bulunduğu sırada 25/02/2022 günü saat 15.30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... İli Keçiören İlçesi Kuzey Çevre Yolu Bağlum istikametinden, hurdacılar istikametine sol şerit üzerinde seyirle olay mahalli yol bölümüne geldiğinde, aynı noktada daha önce meydana gelen yaralanmalı kazadan dolayı kurtarma çalışması yapan karayolları ve trafik ekiplerince 250 metre mesafeden yol daraltma işaretlemesi yapılan alanda aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek güvenlik tedbiri için yola dizilen dubalara aracın ön kısmı ile çarpması ve akabinde güvenlik tedbiri alınmış alan içinde yolun en sağında ve emniyet şeridi üzerinde, daha önceki kazalı aracı yükleyen 06 BB 825 plakalı çekicinin sağ arka kısmına çarpıp, daha sonra yolun sağında bulunan demir bariyerlere çarparak, demir bariyerlerin arka kısmında yolun ve emniyet şeridinin dışında karayolları görevlisi yaya ...’na çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiği, Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporları ve kesinleşen ceza dava dosyası ilamı ile belirtildiği üzere; davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahal dışı otoyol üzerinde seyri sırasında hızını görüşüne, yağışlı hava şartları ve mahal şartlarına uygun seviyeye getirmesi, seyrini kontrollü şekilde sürdürmeye özen göstermesi gerekirken aksi hareketle seyirle geldiği olay mahallinde sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybederek daha önce meydana gelen kaza nedeni ile yol üzerinde alınan güvenlik önlemlerine, yolun sağında park halinde bulunan kazalı araca, daha sonra yolun sağında bulunan demir bariyerlere çarparak, demir bariyerlerin arka kısmında yolun ve emniyet şeridinin dışında karayolları görevlisi yaya ...’na çarpması sonucu meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, müteveffa yaya ... olay mahalli yol bölümünde bulunduğu esnada direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü idaresindeki aracın çarpmasına maruz kaldığı kazada kusursuz olduğu anlaşılmıştır.
Davacı eş ...'nun destekten yoksun kalma tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; hükme esas alınabilir nitelikteki 15/10/2025 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu ile hesaplandığı üzere; desteğin annesinin 30/06/2025 ölüm tarihine kadar olan payı garameten hesaplanmak suretiyle, asgari ücret tutarındaki değişeme göre yapılan hesaplama neticesinde davacı eş ...'nun, destekten yoksun kalma zararının toplam 2.349.508,68 TL olduğu, yine davalılardan sigorta şirketinin sorumluluğunun ise poliçe limitindeki gareme hesabına göre 457.830,27 TL olduğu, davacı vekilinin 22/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı talebini 1.932.759,68 TL'ye artırdığı anlaşılmakla davacı eş ...'nun destekten yoksun kalma zararına yönelik maddi tazminat davasının kabulü ile; 1.932.759,68 TL maddi tazminatın (sigorta şirketi 457.830,27 TL'sinden sorumlu olmak üzere), 100 TL tutarının davalı ...'ten 25/02/2022 olay tarihinden, davalı sigorta şirketinden 13/04/2022 temerrüt tarihinden, bakiyesinin 22/10/2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede; müteveffa ...'nun yukarıda izah edildiği üzere kusuru bulunmaksızın kazanın ve müteveffanın ölümünün gerçekleştiği dikkate alınarak, müteveffanın eşi ve çocukları olan davacıların çektiği acı, üzüntü, elem ve sıkıntı, davalı sürcünün kusurunun niteliği, davacıların sosyal ve ekonomik durumları, davalı sürücünün sosyal ve ekonomik durumu, bu kapsamda paranın satın alma gücü, manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için yıkım olmaması gerektiği dikkate alınarak manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı kabulüne karar vermek, davalı sigorta şirketine yönelttiği manevi tazminat davasının ise poliçe teminatı kapsamında olmaması nedeniyle ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ...'nun maddi tazminat davasının KABULÜ ile; 1.932.759,68 TL maddi tazminatın (sigorta şirketi 457.830,27 TL'sinden sorumlu olmak üzere), 100 TL tutarının davalı ...'ten 25/02/2022 olay tarihinden, davalı sigorta şirketinden 13/04/2022 temerrüt tarihinden, bakiyesinin 22/10/2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
1.a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince destekten yoksun kalma zararına yönelik maddi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 132.026,81 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından maddi tazminat davası yönünden yatırılan 6.602 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 125.424,81 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi 28.847,70 TL'sinden, davalı ...'in tamamından sorumlu olmak üzere) tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 6.602 TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi 1.518,46 TL'sinden, davalı ...'in tamamından sorumlu olmak üzere) alınarak davacı ...'na ödenmesine,
1.b-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 288.586,36 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi 66.374,86 TL'sinden, davalı ...'in tamamından sorumlu olmak üzere) alınarak davacı ...'na verilmesine,
2.a-Davacı ...'nun davalı ...'e yönelttiği manevi tazminat davasının KABULÜ ile; 150.000 TL manevi tazminatın 25/02/2022 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,
2.b-Davacı ...'nun davalı sigorta şirketine yönelttiği manevi tazminat davasının REDDİNE,
2.c-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 10.246,50 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 512,32 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.734,18 TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı ... tarafından peşin yatırılan 512,32 TL harcın davalı ...'den tahsili ile davacı ...'na ödenmesine,
2.ç-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'na verilmesine,
2.d-Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/3 maddesi uyarınca takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,
3.a-Davacı ...'nun davalı ...'e yönelttiği manevi tazminat davasının KABULÜ ile; 100.000 TL manevi tazminatın 25/02/2022 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,
3.b-Davacı ...'nun davalı sigorta şirketine yönelttiği manevi tazminat davasının REDDİNE,
3.c-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.831 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 341,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.489,45 TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı ... tarafından peşin yatırılan 341,55 TL harcın davalı ...'den tahsili ile davacı ...'na ödenmesine,
3.ç-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'na verilmesine,
3.d-Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/3 maddesi uyarınca takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,
4.a-Davacı ...'nun davalı ...'e yönelttiği manevi tazminat davasının KABULÜ ile; 100.000 TL manevi tazminatın 25/02/2022 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,
4.b-Davacı ...'nun davalı sigorta şirketine yönelttiği manevi tazminat davasının REDDİNE,
4.c-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.831 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 341,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.489,45 TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı ...tarafından peşin yatırılan 341,55 TL harcın davalı ...'den tahsili ile davacı ...'na ödenmesine,
4.ç-Davacı ...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'na verilmesine,
4.d-Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/3 maddesi uyarınca takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,
5.a-Davacı ...'in davalı ...'e yönelttiği manevi tazminat davasının KABULÜ ile; 100.000 TL manevi tazminatın 25/02/2022 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,
5.b-Davacı ...'in davalı sigorta şirketine yönelttiği manevi tazminat davasının REDDİNE,
5.c-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.831 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 341,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.489,45 TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı ... tarafından peşin yatırılan 341,55 TL harcın davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e ödenmesine,
5.ç-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine,
5.d-Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/3 maddesi uyarınca takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 2.043,50 TL posta gideri, 2.000 TL bilirkişi gideri ve 3.750 TL ATK rapor ücreti olmak üzere toplam 7.874,20 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
7-Davalı ... tarafından yapılan 100 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince Adalet Bakanlığı tarafından karşılanacak 1.640 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-HMK 333. maddesi uyarınca yatırılan gider avansında kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2025