Mimarın iş sözleşmesinin haksız feshine istinaden kıdem, ihbar, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve yıllık izin ücreti alacakları ile ilgili Yargıtay temyiz kararı.
Özet: Bir mimarın, iş bitimi gerekçesiyle haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem, ihbar, yıllık izin, bakiye, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödenmesi talebiyle açtığı davada; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, işin devam etmesi ve davacının yerine başka bir mimarın görevlendirilmesi nedeniyle feshin haksız olduğuna, sunulan deliller ve tanık beyanları ile davacının aylık net 5.000 TL ücretle çalıştığına, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığına ve yıllık izinlerinin kullandırılmadığına, ayrıca bakiye ücret alacağının bulunduğuna karar vererek talepleri kabul etmiş, işverenin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/529 E., 2025/1301 K.DAVA TARİHİ : 03.04.2019İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 1. İş MahkemesiSAYISI : 2019/189 E., 2022/573 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 30.10.2017-14.01.2019 tarihleri arasında mimar olarak çalıştığını, ücretinin net 5.000,00 TL olduğunu, iş bitimi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, ancak işin sona ermeyip devam ettiğini, müvekkilinin işyerinde fazla çalışma yaptığını, her gün 08.00'de işe başladığını, en erken 17.00'de işi bıraktığını, işin gereği olarak haftanın en az 3 günü 21.00'e kadar çalışmaya devam ettiğini, iki haftada bir hafta tatili kullandığını, resmî tatiller ve millî bayramlarda da çalışmaya devam ettiğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, bakiye ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, işin sona ermesi nedeniyle davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının ücrete ilişkin iddiası gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkili Şirket uygulaması gereğince fazla çalışma yapmış olması hâlinde karşılığını ya ücret olarak olarak aldığını ya da karşılığı izin kullandığını, ödenmeyen hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 30.10.2017- 14.01.2019 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile emsal ücret araştırması ve davacı talebi gözetildiğinde davacının aylık net 5.000,00 TL ücret ile çalıştığının kabulü gerektiği, davacının iş sözleşmesi iş bitimi nedeniyle sona erdirilmiş ise de işin devam ettiği, davacının yerine başka bir mimar görevlendirildiği, dosyadaki evraklar, yapılan işin niteliği ve davacı ile birlikte çalışma süresi bulunan ve birlikte çalışma süreleri dikkate alınarak tanık beyanlarına göre davacının 12 saat haftalık fazla çalışma yaptığı, bir kısım hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini, bakiye ücret ile yıllık izin ücreti alacağının bulunduğun gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverenin proje kapsamında yaptığı işin devam ettiği ve davacının iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra yerine bir başkasının çalışmaya başladığı, işverence yapılan feshin haklı nedene dayanmadığı, davacının çalışma düzenine dair dosyaya puantaj veya işyeri giriş çıkış kaydı gibi kayıt ve belgelerin sunulmadığı görülmüş olup dinlenen tanık beyanları ve yapılan işin niteliği dikkate alınarak davacının fazla çalışma yaptığı, ayrıca hak kazanıp da ödenmeyen hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının da bulunduğu, davalı tarafın serbest zaman kullandırıldığına dair iddiasını ispat edemediği, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalarda tanıkların davacı ile birlikte çalıştıkları dönemin dikkate alındığı ve hesaplamaların tanıkların çalışma dönemiyle sınırlı olarak yapıldığı, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına uygun şekilde gereken indiriminin uygulandığı, hükme esas alınan raporun dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, davacının izinlerin kullandırıldığı veya karşılığının ödendiği hususunun ispat yükü üzerinde olan işveren tarafından ispatlanamadığı anlaşılarak yıllık izin ücretine hükmedilmesinin de yerinde görüldüğü, emsal ücret tespitine dair meslek odasından gelen yazı cevabı, davacının yaptığı işin niteliği ve tanık beyanları dikkate alınarak davacının ücretine dair Mahkemenin kabulünün yerinde olduğu, banka kayıtları dikkate alındığında davacının bakiye ücret alacağının bulunduğu, dava ve ıslah tarihi ile hesaplama yapılan dönem dikkate alınarak zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkeme kararlarının yeterli gerekçe içermediğini, 2. Davacı tanığı beyanına göre de haftada bir gün tatil yapıldığı sabit olduğundan ilgili alacağın reddi gerektiğini, müvekkili Şirkette ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışma yapılmadığını,3. Davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, 4. Alacaklara dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini,5. Yetki itirazlarının dikkate alınmadığını, 6. Ücretin hatalı belirlendiğini, emsal ücret araştırmasının yetersiz olduğunu,7. Belirli süreli iş sözleşmesi ile istihdam edilen davacının iş bitimi nedeniyle iş sözleşmesi feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağını, söz konusu tazminatlardan yasal kesintilerin yapılmamış olmasının hatalı olduğunu,8. Davacının yıllık izinlerini kullandığını, 9. Alacaklardan yasal kesintilerin yapılmamış olmasının hatalı olduğunu,10. Tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiğini, izin kullandıklarına dair beyanlarının dikkate alınmadığını, ara dinlenme süresinin hatalı belirlendiğini, yıllık 270 saati aşan fazla çalışmasının bulunmadığını, iş sözleşmesinde yer alan fazla çalışma muvafakatinin hiç bir şekilde değerlendirilmediğini, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddi gerektiğini, 11. Alacaklara uygulanan indirim oranının yetersiz olduğunu, ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının aylık ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, bakiye ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile alacakların brüt miktarlar üzerinden hüküm altına alınmasının yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Taraflarca getirilme ilkesi" başlıklı 25/1 hükmü şu şekildedir:"Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz" 6100 sayılı Kanun'un "Taleple bağlılık ilkesi" kenar başlıklı 26/1 hükmü ise şöyledir:"Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir."Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin her gün 08.00'de işe başladığını, en erken 17.00'de işi bıraktığını, işin gereği olarak haftanın en az 3 günü 21.00'e kadar çalışmaya devam ettiğini beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanığı ile birlikte çalışılan dönem dikkate alınmak suretiyle davacının 08.00-18.30 saatleri arasında çalıştığı, 1 saat ara dinlenme kullandığı, günlük 9,5 saat ve haftalık 57 saat çalışma yaptığı, davacının haftalık fazla çalışmasının 12 saat olduğu kabul edilmiştir. Ancak davacının dava dilekçesindeki talebi ve tanık beyanları dikkate alındığında, davacının haftanın her günü 18.30'a kadar çalıştığının kabulü hatalı olmuştur. Temyiz edenin sıfatı da dikkate alındığında, davacının haftanın 3 günü 08.00-17.00, 3 günü ise 08.00-18.30 saatleri arasında çalıştığı kabul edilmelidir. Diğer yandan, tanık beyanları dikkate alındığında davacının 1 saat 15 dakika ara dinlenme kullandığı kabulünün dosya kapsamına daha uygun düşeceği anlaşılacağından ara dinlenme süresi de belirtilen şekilde kabul edilerek davacının fazla çalışma ücreti alacağının yeniden hesaplanıp hüküm altına alınması gerekmektedir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.