Trafik kazasında Avusturyada pert olan aracın değeri, mahrumiyet bedeli ve kusur oranı anlaşmazlığına dair tazminat davası.
Özet: Davacı, Türkiyede meydana gelen trafik kazasında aracının hasar görmesi sonucu Avusturyadaki ikameti ve orada alınan ekspertiz raporuna göre pert olduğunu, sigorta şirketinin yaptığı ödemenin yetersiz kaldığını belirterek, davalı sürücü ve sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte araç bedeli ve mahrumiyet bedeli talep etmiştir; davalılar ise davanın haksız olduğunu, Avusturyadaki tamir bedellerinin Türkiyedeki bir kaza için geçerli olamayacağını, aracın pert olmadığını ve sigorta şirketinin zaten ödeme yaptığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

T.C. ............. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/465 Esas - 2026/92

T.C.
.............
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/465 Esas
KARAR NO : 2026/92
................x
...................x
......................x
............................x
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/07/2024
KARAR TARİHİ : 09/02/2026
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 06/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı, 25.08.2023 tarihinde davalı .............'in sevk ve idaresindeki ............. plakalı aracın, ............. Altındağ ilçesinde, eşit öncelikli bir kavşakta sağdan gelen ve davacının oğlu .............'ün kullandığı ................. plakalı araç ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, ancak davacının kendisine atfedilen %25 kusur oranına itiraz ettiğini, kazada davacının aracında meydana gelen hasarın tespit edilerek fotoğraflandığını, davacı, Avusturya'da ikamet ettiğinden ve Türkiye'de yedek parça temin edemediğinden aracını onaramadığını, izin süresi bitince Avusturya'ya dönmek zorunda kaldığını, Avusturya'da alınan ekspertiz raporuna göre aracın tamir maliyetinin 20.611,70-Euro, aracın piyasa değerinin ise 22.000 Euro olarak belirlendiğini ve araç perte çıktığını, Avusturya mevzuatı gereği trafikten men edilen aracın plakasının alındığını, sigortasının iptal edildiğini ve davacının otopark sorunu nedeniyle aracını bedelsiz olarak elden çıkarmak zorunda kaldığını, davalının sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda yalnızca 2.752,10 Euro ödeme yapıldığını, ancak bu tutarın zararı karşılamadığını, Arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle şimdilik 100 TL aracın kaza tarihinde güncel bedelinin ve şimdilik 100 TL araç mahrumiyet bedelinin ve bu bedellere kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tarafına ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı .......... İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını, davacı tarafın bir kısım iddialar ile; Avusturya ülkesindeki tamir bedelini nazara almak suretiyle aracının pert olduğunu iddia ettiğini, ancak bu hususlara ilişkin belgelerin taraflarına tebliğ edilmediğinden dolayı bu belgelere ilişkin beyanda bulunmak haklarını saklı tuttuklarını, kaldı ki; taraflarına tebliğ edilmiş olsa dahi; Türkiye'de meydana gelen bir kazaya ilişkin olarak Avusturya ülkesindeki tamirat bedelinin Euro Para Birimi ile talep edilmesinin düşünülemez olduğunu, 1990 Model bir aracın uğradığı kaza nedeniyle aracın tamir bedelinin 20.611,70 Euro olarak düşünülmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, araçta bahsedildiği gibi "pert" e çıkmasını gerektirir bir hasarın olmadığını, araç pert oldu ise de pert olan araç ile Avusturya'ya gitmesinin de düşünülemeyeceğini, kaza tarihinden itibaren araçtan mahrum kaldığından ötürü de mahrumiyet bedeli talep edildiğini, davacı tarafın iddialarının tamamı ve tamamı hukuki mesnetten yoksun olduğunu, arabuluculuk süreci ve kaza tarihi nazara alındığında; davanın 15/07/2024 tarihinde açıldığı da gözetildiğinde davacının "bu zamana kadar" arabasız kaldığı iddiasının da gerçekçi olmadığını, bu kaza neticesinde uğranıldığı iddia edilen zarara ilişkin hiçbir kayıt ve belge dava dilekçesi ekinde de müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, hasara, kusura, tamirat süresine ve yapılan harcamalara ilişkin herhangi bir kayıtın tebliğ edilmediğinden ötürü bu bilgi ve belgelere karşı beyan ve itirazda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, ikinci olarak; meydana gelen kazaya ilişkin olarak müvekkili davalı şirketin herhangi bir kusurunin da bulunmadığını, diğer davalı .............'in de kusurunun bulunmadığını, olay mahallinde yapılacak keşif incelemesi neticesinde de; diğer davalı .............'in kusurunun olmadığının sabit hale geleceğini, tüm bu sebeplerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .............. Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından huzurdaki dosya kapsamında 30.10.2023 tarihinde davacı asile 2.752,10-TL maddi hasar ödemesi yapıldığını, yapılan ödemeye ilişkin dekontun sunulduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, bu kapsamda huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, davacının tüm talepleri yönünden zamanaşımı defilerini ileri sürdüklerini, hak sahibi tarafından araçta hasara uğrayan parçanın onarılmasının mümkün olmadığı ve orijinal parça ile değiştirilmenin de imkan olmadığı hallerde hasar gören parçanın eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirildiğinin bilindiğini ve hak sahibi sigorta şirketi tarafından yapılan bildirim ile bundan haberdar edildiğini, eksper çalışmalarının yapıldığını, tazminat ödemeleri yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğu, kaza tarihi itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, şirketlerinin orijinal parça bedelinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, müvekkili şirketin talep edilen KDV yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca, araç mahrumiyet bedelinin, aracın işletilememesinden doğan kazanç kayıpları gibi yansıma zararların ZMMS teminatı dışında olduğunu, tüm bu sebeplerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazası sebebiyle tarafların kusur oranlarının ne olduğu, davacının aracına Avusturya'ya götürerek onarımının yaptıramadığı ve yasa gereği perte çıktığını iddia ettiği, aracından kaynaklı aracın kaza tarihindeki rayiç tutarı ile kaza tarihi ile dava tarihi aralarındaki günlük araç kiralama bedelini isteyip isteyemeyeceği ve ne kadar alabileceği , sigorta tarafından yapılan ödemenin nazara alınarak davacının tazminat isteminin belirlenmesi noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Anadolu Sigorta'nın, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır.
Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zarardan sürücü TBK 49 maddesi uyarınca haksız fiil hükümlerine göre, işleten KTK 85 maddesine göre tehlike sorumluluğuna göre ve sigorta şirketi de KTK 91 maddelerine göre sözleşme hükümlerine göre sürücünün kusuruoranında müteselsilen sorumlu olduğu ve müteselsil sorumlulukta TBK 162 maddesi uyarıncaborçlulardan her biri alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olup 163.maddesine görealacaklı borcun tamamını yada bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden dilerse yalnızbirinden isteyebileceğinden bu hususta seçimlik hak alacaklıya ait olduğundan ve alacaklı konumunda bulunan davacının davalı aracın işleteni ,sürücüsü ve sigorta şirketine karşı iş bu davayı yöneltebileceği,
HMK 266.maddesi uyarınca Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlar olan alacak hesabı konusunda rapor alınmıştır.
26/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Trafik Kusur İncelemesi Açısından; davalı .......... İnş. Turizm Pet. San. VeTicaret A.Ş. adına tescil kayıtlı ve davalı .............. Türk Sigorta Şirketi tarafından ZMSS ile sigortalanan ............. plaka sayılı aracın davalı sürücüsü .............'in, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun(57-c-2) maddesini ihlali nedeniyle %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olacağı, davacı ............ adına tescil kayıtlı .............. plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü .............'ün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (52/1-a) maddesini ihlali nedeniyle %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olacağı, Maddi Hasar ve Mahrumiyet Açısından; dava konusu araç, 25.08.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ağır hasarlı hale geldiğini ve Türkiye'de onarılmadan Avusturya'da hurdaya ayrıldığını, araç değeri, emsal ilanlar ve aracın özellikleri dikkate alınarak 15.000 Euro olarak değerlendirildiğini, davacının kusur oranı %25 olduğu için, toplam zarar bu oranda tenzil edilmiş ve davalı sorumluluğu 11.250 Euro olarak hesaplandığını, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme 2.752,10 Euro olup, bakiye alacak 8.497,9 Euro olarak belirlendiğini, hasar tarihi itibariyle TCMB kuru baz alındığında, bakiye alacak 251.122,29 TL olarak hesaplandığını, sigorta teminat limiti dikkate alındığında, kalan teminatın 37.800 TL olarak bulunduğunu, aracın kaza tarihindeki değeri ve kiralama piyasasındaki oranlar dikkate alınarak günlük 400 TL olarak belirlenmiş ve 30 günlük toplam mahrumiyet bedeli 12.000 TL olarak hesaplandığını, davacının kusur oranı düşüldüğünde, mahrumiyet bedelinin 8.000 TL olarak tespit edildiğini, ZMMS kapsamında mahrumiyet ve kazanç kaybı tazminatının yer almadığını, davalının, kusurlu araç sahibinin ve araç sürücüsünün müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu tazminatların davalılara göre sorumluluklarının Mahkemenin kararına istinaden belirlenmek üzere, yapmış oldukları değerlendirmede yer verilen Yasa ve Yönetmelik maddeleri ile Yargıtay içtihatlarının hukuki yorum niteliğinde olmayıp, dava konusu ihtilafların tespiti ve irdelenmesi amacı ile yardımcı kıstas olarak kullanıldığı, hukuki değerlendirmenin ve nitelendirmenin sadece Mahkemenin takdirinde olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekili 22/04/2025 tarihinde sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile dava değerini 258.922,29-TL artırarak, 259.122,29-TL ye çıkarmıştır.
Alınan rapor doğrultusunda davacının %25 davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu bu hali ile; hasar tarihi itibariyle TCMB kuru baz alındığında, bakiye hasar onarım/pert alacak 251.122,29 TL olarak hesaplandığını, sigorta teminat limiti dikkate alındığında, kalan teminatın 37.800 TL olarak bulunduğunu, ve 30 günlük toplam mahrumiyet bedelinin 8.000 TL olarak tespit edildiği anlaşılmakla ;Hasar onarım/rayiç bedel tazminat tutarı isteminin KABULÜ ile; 251.122,29-TL'nin davalı sigorta şirketinin poliçe bakiye tutarı 37.800,00-TL 'den sorumlu olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen davalı sigorta şirketi yönünden 30/10/2023 , diğer davalılar yönünden kaza tarihi 05/08/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, -Günlük araç kiralama tazminat istemi yönünden davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın poliçe teminatı kapsamında kalmadığından ispatlanamadığından reddine, -Davalılar ............. ve .......... İnş... A.Ş 'ye karşı açılan davanın kabulü ile 8000,00-TL 'nin kaza tarihi 05/08/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, dair aşağıdaaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Hasar onarım/rayiç bedel tazminat tutarı isteminin KABULÜ ile; 251.122,29-TL'nin davalı sigorta şirketinin poliçe bakiye tutarı 37.800,00-TL 'den sorumlu olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen davalı sigorta şirketi yönünden 30/10/2023 , diğer davalılar yönünden kaza tarihi 05/08/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Günlük araç kiralama tazminat istemi yönünden davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın poliçe teminatı kapsamında kalmadığından ispatlanamadığından reddine,
3-Davalılar ............. ve .......... İnş... A.Ş 'ye karşı açılan davanın kabulü ile 8000,00-TL 'nin kaza tarihi 05/08/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 17.700,64-TL olduğundan, peşin ve ıslah harcı toplamı olan 4.849,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 12.851,04-TL harcın 12.453,94-TL'sinin (davalı sigorta şirketi yönünden 1.874,62-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen, 397,10-TL'sinin davalılar ............. ve .......... İnş... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
5-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00-TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
6-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL'nin 43.610,69-TL'sinin ( davalı sigorta şirketi yönünden 6.564,46-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.389,31-TL'sinin davalılar ............. ve .......... İnş... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davalı .............. Türk Sigorta Şirketi duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.000,00-TL'nin davacıdan tahsili ile işbu davalıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yatırılan 5.277,20-TL harç toplamı ile 11.489,00-TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.766,20‬‬-TL'nin 16.248,12-TL'sinin (davalı sigorta şirketi yönünden 2.445,73-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen, 518,08-TL'sinin davalılar ............. ve .......... İnş... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ............. Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/02/2026