Danıştay 13. Daire, Sermaye Piyasası Kurulunca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 376/1 kapsamı özel durum açıklaması eksikliği nedeniyle verilen idari para cezasının iptali isteminin reddini onadı.
Özet: Bir şirket, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Türk Ticaret Kanununun 376/1 maddesi kapsamındaki sermaye kaybına ilişkin özel durum açıklaması yapmadığı gerekçesiyle uygulanan idari para cezasının iptali için dava açmış; kur farkı zararlarını dahil ederek kapsam dışı kaldığını savunsa da, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri ile Danıştay, yatırımcıları etkileyecek bu konuda açıklama yapılmadığı ve Kurulun hesaplama yönteminin hukuka uygun olduğu gerekçeleriyle şirketin temyiz istemini reddederek idari para cezasının yerinde olduğuna karar vermiştir.
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/5153 E.  ,  2025/617 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/5153
Karar No:2025/617
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Döküm Sanayi A.Ş
...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 376. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ'in Geçici 1. maddesi uyarınca kur farkı zararlarının hesaplamalara dahil edilmesi sonucunda 6102 sayılı Kanun'un 376/1 kapsamından çıkılmasına rağmen II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 5. ve 23. maddelerine aykırı olarak özel durum açıklaması yapılmadığından bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca 38.308,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; 6362 sayılı Kanun'un 128. maddesi uyarınca yetkilerini düzenleyici işlemler tesis ederek ve özel nitelikli kararlar alarak kullanan Kurul'un sermaye kaybı ve borca batıklık hükümlerinin değerlendirilmesinde uygulanmak üzere aldığı ... tarih ve ... sayılı karar uyarınca, davalı idarece uygulanan sermaye kaybını hesaplama yönteminin hatalı olmadığı ve anılan özel nitelikli kararın iptali istemiyle açılan bir davanın da bulunmadığı göz önüne alındığında, davacı şirketin sermaye kaybı oranının yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek bilgi niteliğinde olduğu, her ne kadar davacı şirket tarafından idareye verilen savunmada, kur farkı zararlarının hesaplamalara dahil edilmesi suretiyle 6102 sayılı Kanun'un 376. maddesinin birinci fıkrası kapsamından çıkıldığı belirtilmiş ise de, kur farkı zararlarının finansal tabloların analizi suretiyle tespitinin mümkün olmadığı, davacı şirket tarafından anılan durum hakkında kamuya herhangi bir açıklamada bulunulmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı şirket tarafından savunma istenen husus dışında idari yaptırım uygulandığı ileri sürülmekte ise de, idarenin davacı şirketten, 6102 sayılı Kanun'un 376. maddesinin birinci fıkrası kapsamına girmesi nedeniyle savunmasının istenildiği, davacı şirketin savunmasında 6102 sayılı Kanun'un 376. maddesinin birinci fıkrası kapsamından çıkıldığı, bu nedenle özel durum açıklaması yapılmadığının belirtildiği, dolayısıyla, davacı şirketten yeni bir savunma istenilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 6102 sayılı Kanun'un 376. maddesinin birinci fıkrası kapsamında olmadığından konuyla ilgili özel durum açıklaması yapılmadığı, idari para cezası verilmeden önce davalı idarece 6102 sayılı Kanun'un 376. maddesinin birinci fıkrası kapsamında olunmasına rağmen konuyla ilgili özel durum açıklaması yapılmadığı iddiasıyla savunmasının istenildiği ancak idari para cezasının savunma isteme yazısında belirtilmeyen bir husustan verildiği, İdare Mahkemesince tek hakimle karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.