Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucu verilen karar.
Özet: Bu hukuki belge, bir bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla kefile karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasıyla ilgilidir. İlk derece mahkemesi, kefilin itirazını kısmen iptal ederek takibin belirli bir miktar üzerinden devamına karar vermiş, davacı bankanın talebinin fazlasını ise reddetmiştir. Davacı banka, kararın reddedilen kısmı yönünden gerekçesiz olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, alacağın hatalı hesaplandığını ve kefilin temerrüt tarihinin yanlış belirlendiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Belge, istinaf mahkemesinin bu itirazları incelemesine başlandığını ancak henüz sonuca varılmadığını göstermektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1713 Esas 2026/852 Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO : 2023/1713 KARAR NO : 2026/852TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ : 20/05/2019NUMARASI : 2016/191 Esas 2019/488 Karar DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinde kaynaklanan ) DAVA TARİHİ : 01/03/2016KARAR TARİHİ : 26/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 26/06/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalının müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığı 150.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi uyarınca, asıl borçlu dava dışı şirkete kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2015/970 Esas sayılı dosyasında başlattıkları icra takibinin, davalı kefilin itirazı üzerine durduğunu, davalının itirazında geçen ipotekli taşınmazın Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/321 Esas sayılı dosyasında satışının gerçekleştiğini ancak yapılan tahsilatın davacı banka alacağına yetmediğini ileri sürerek takibe vaki itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ...(temlik eden) ile dava dışı borçlu ... . ... Ltd. Şti. arasında imzalanan ve davalının müteselsil kefil olarak yer aldığı genel kredi sözleşmesine istinaden asıl borçluya kullandırılan taksitli ticari kredinin ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiği, davalının kefaletinin TBK'nın 583. maddesine uygun olup geçerli olduğu, asıl borçlunun borcunun teminen verilen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibinde 155.100,00 TL tahsilat sağlandığı, anılan miktarın öncelikle faiz miktarından sonra ana paradan düşülerek dava konusu icra takip tarihi itibariyle davacı alacağının belirlenmesi gerektiği, davalı kefile çıkarılan hesap kat ihtarının tebliğ edilmemesi nedeniyle davalı kefil yönünden temerrüdün takip tarihi itibariyle oluştuğu, açıklanan ilkelere uygun hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre davacının takip tarihi itibariyle 606,10-TL asıl alacak, 217,54-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.823,64-TL alacağı bulunduğu, icra takibinde talep edilen temerrüt faizi oranının sözleşme hükümlerine uygun olduğu, alacak likit bulunduğundan icra inkar tazminatı talebinin yerinde olduğu, davacı taraf kullandırılan kredinin taksitli ticari kredi olması nedeniyle taksitlerin vade tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması gerektiğini iddia etmişse de davacı temlik eden banka hesap kat ihtarında borcun ödenmesi için atıfet süresi tanıdığından bu iddiasına itibar edilmeyeceği gerekçeleriyle "davanın kısmen kabulü ile, davalının Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2015/970 sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin, 6.606,10-TL asıl alacak, 217,54-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.823,64-TL üzerinden takip talebindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan tutarın %20'si oranında hesaplanacak miktarın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine "dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; reddedilen kısım yönünden kararın gerekçesiz olduğunu, itirazlarına karşın yeni bir rapor alınmadığını, eksik inceleme ile rapordaki tespitlere göre hatalı karar verildiğini, alacağın eksik hesaplandığını, davalının temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini, vadesi belli bir borç bulunduğunu ve ihtar çekildiğini, hesap kat ile alacağın kesinleştiğini, ipotekli takipte 155.100-TL'lik tahsil harcı düşülmeden hesap yapılmasının hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2015/970 Esas sayılı takip dosyasında; alacağı temlik eden ... tarafından, davalı borçlu kefil ile dava dışı borçlular aleyhine 22.234.97-TL asıl alacak, 49.227,35-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 71.512,32-TL alacağın tahsili amacıyla 19/01/2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde borca itirazı üzerine takibin durduğu ve işbu itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Takibe dayanak kredi sözleşmesinin incelenmesinde; ... ile dava dışı borçlu ... ... Ltd. Şti. arasında 07/05/2013 tarihinde akdedilen 150.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesini, davalı ...'nın müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalı borçlunun bekar olup eş rızası gerekmediği, hesap kat ihtarının dava dışı asıl borçlunun genel kredi sözleşmesinde bildirilen adresine tebliğe çıkarıldığı ancak tebliğ olunmadığı, yine davalı borçluya çıkarılan kat ihtarının tebliğ olunamayarak iade edildiği anlaşılmıştır. Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/321 Esas sayılı dosyası incelenmesinde; davalı kefil ...'nın maliki olduğu ... Parsel, 1 Cilt, 23 Sahife'de kayıtlı 7 nolu bağımsız bölümün 480.000,00 TL bedel ile ... .... Ltd. Şti.'nin açılmış ve açılacak bilcümle borçlu hesapları teminatı olarak ... lehine 10/06/2013 tarih ... Yevmiye nosu ile ipotekli olduğu, söz konusu takiple; 148.211,01-TL asıl alacak, 3.500,00 TL faiz ve vergi olmak üzere toplam 151.711,00 TL alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, ipotekli gayrimenkulün 155.100,00 TL'ye satıldığı, davacı bankanın sunduğu kayıtlardan da dava dışı asıl borçlunun ... numaralı hesabına 30/09/2014 tarihinde "Gayrimenkul Satış Bedeli" açıklaması ile 155.100,00 TL alacak kaydedildiği, "Dosya KTS tahsilatı" açıklaması ile takip hesabına tahsilat yapıldığı görülmüştür. Mahkemece, hükme esas alınan 31/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı banka(temlik eden) ile dava dışı borçlu ... Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan ve müteselsil kefil olarak davalı ...ve dava dışı ... 'ın da imzaları bulunan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden, müşteriye taksitli ticari kredi kullandırıldığını, borçlunun sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi ve borçlarını ödememesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipten tahsil edilen 155.100,00 TL'nin 30/09/2014 tarihinde takip hesaplarının ödenmesinde yeterli gelmemesi nedeniyle başlatılan takibe kefilin itiraz etmesi nedeniyle huzurdaki davanın açıldığı, davacı temlik eden bankanın, davalı kefil ...'dan takip tarihi itibariyle toplam 6.606,10-TL asıl alacak, 217,54-TL İşlemiş faiz, 10,88-TL BSMV olmak üzere toplam 6.834,52-TL nakdi alacağı olduğu, takibin devamına karar verilmesi halinde, takip tarihinden tahsil tarihine kadar TL asıl alacak üzerinden % 35 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği, hususları bildirilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu denetime ve hükme elverişli bulunmuş, hükme esas alınmıştır.Dosya kapsamında toplanan delillere göre; temlik eden banka ile dava dışı borçlu ....... Ltd. Şti. arasında imzalanan ve davalının müteselsil kefil olarak yer aldığı genel kredi sözleşmesine istinaden asıl borçluya kullandırılan taksitli ticari kredinin ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiği, davalının kefaletinin TBK'nın 583. Maddesine uygun olup geçerli olduğu, asıl borçlunun borcunu teminen verilen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibinde 155.100,00 TL tahsilat sağlandığı, anılan miktarın öncelikle faiz miktarından sonra anaparadan düşülerek dava konusu icra takip tarihi itibariyle davacı alacağının belirlenmesi gerektiği, davalı kefile çıkarılan hesap kat ihtarının tebliğ edilmemesi nedeniyle davalı kefil yönünden temerrüdün takip tarihi itibariyle oluştuğu, açıklanan ilkelere uygun hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre davacının takip tarihi itibariyle 6.606,10-TL asıl alacak, 217,54-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.823,64-L alacağı bulunduğu, icra takibinde talep edilen temerrüt faizi oranının sözleşme hükümlerine uygun olduğu, alacak likit bulunduğundan icra inkar tazminatı talebinin yerinde olduğu, davacı taraf kullandırılan kredinin taksitli ticari kredi olması nedeniyle taksitlerin vade tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması gerektiğini iddia etmişse de davacı temlik eden banka hesap kat ihtarında borcun ödenmesi için atıfet süresi tanıdığından bu iddiasına itibar edilmeyeceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair yazılı olduğu üzere karar verildiği anlaşılmaktadır.Davacı/ temlik alan şirket tarafından, davalı kefil yönünden temerrüt tarihinin, takip tarihi olarak belirlenmesine itiraz edilerek kullandırılan kredinin taksitli ticari kredi olması nedeniyle taksitlerin vade tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması gerektiği iddia edilmişse de; alacağı temlik eden banka tarafından, davalı kefile çıkarılan kat ihtarının davalı kefile tebliğ edilemeyerek 15/11/2013 tarihinde iade edildiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup TTK 7/1 maddesi kapsamında GKS nedeniyle kefilin, asıl borçlunun temerrütünden sorumlu tutulabilmesi için kefile kat ihtarı tebliği zorunlu olup somut olayda kefile kat ihtarı usulünce tebliğ edilmediğine/ aksi davacı yanca kanıtlanamadığına göre davalı kefil yönünden temerrüt tarihinin takip tarihi olarak belirlenmesine yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, bu hususa ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir.Ne var ki mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu kapsamında yapılan hesaplamalarda ipotekli takip dosyasında yapılan satış sonucu tahsil edilen 155.100,00 TL satış bedelinden borçlunun sorumlu bulunduğu 17.264,70-TL tahsil harcı düşülmeden TBK 100 madde hükümleri uyarınca hatalı ve eksik hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Dairemizce takip tarihi itibariyle temerrüte düşen davalı kefilden talep edilebilecek alacağa ilişkin yapılan hesaplamalar göre; 155.100,00 TL satış bedeli - 17.264,70-TL tahsil harcı= 137.835,30-TL olup bu tutardan sırasıyla 697,99-TL BSMV, 13.959,79-TL işlemiş faiz, 147.048,32-TL asıl alacak TBK 100 madde hükümleri uyarınca mahsup edildiğinde, davacı temlik alan şirket tarafından talep edilebilecek bakiye alacak 23.870,80-TL olmakla birlikte, dayanak takipte alacağı temlik eden bankaca 22.234,97-TL alacak talebinde bulunulduğundan ve BSMV talep edilmediğinden taleple bağlılık kuralı uyarınca davacının, 22.234,97-TL asıl alacak ile bu tutara işlemiş 722,16-TL işlemiş faiz ( 22.234,97-TL * % 10,68= 2.374,69-TL /365 gün * 111gün=) olmak üzere toplam 22.957,13-TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davacı yanın alacağının eksik hesaplanması hatalı olmuştur. Davacı/ temlik alan tarafın, bu hususlara ilişkin istinaf itirazı yerinde bulunarak itirazının kabulü gerekmiştir. Tüm bu açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddi ile ilk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan gerekçelerle kaldırılmasına, takibin, toplam 22.957,13-TL alacak yönünden kısmen iptali ile takibin bu tutar yönünden devamına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KISMEN KABUL, sair REDDİNE, 2-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/05/2019 tarih ve 2016/191 Esas 2019/488 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, B)1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının, Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2015/970 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin, 22.234,97-TL asıl alacak, 722,16-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.957,13-TL üzerinden devamına, 2-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Asıl alacak miktarına (22.234,97-TL) takip tarihinden geçerli olmak üzere %35 oranında temerrüt faizi ile faizin binde 5'i oranında BSMV yürütülmesine,4-Hükmolunan 22.957,13-TL alacağın %20'si oranında takdir edilen 4.591,43-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Alınması gereken 1.568,20-TL harçtan peşin alınan 863,70-TL harç ile 357,56-TL icra peşin harcının mahsubu ile bakiyesi 346,94-TL karar harcının, davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 6-Peşin alınan 863,70-TL harçla, 54,40-TL başvurma ve 357,56-TL icra peşin harcının davalı tarafdan alınarak davacıya ödenmesine,7-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan takdiren ve daha fazla olamayacağından 22.957,13-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,8-Davacı tarafından yapılan 181,30-TL posta masrafı, 1.350,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.531,30-TL yargılama giderinden, kabul/ret oranına (%32) göre hesaplanan 490,02-TL'nin, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, C)1-İstinafa başvuran davacı tarafından istinaf karar harcı yatırılmadığından ve istinaf istemi kabul edildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 2-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan 137,00 TL dosya gönderme ve 107,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 244,00 TL istinaf yargılama giderinden tarafların haklılık durumu göz önünde bulundurularak 78,08-TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/06/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-