Danıştay 13. Daire, mirasın hükmen reddi kararı bulunan tereke borçları nedeniyle mirasçılara yapılan fon alacağı ödeme çağrısının iptali kararını onadı.
Özet: Danıştay, murisin borçlarının mirasçılardan talep edilmesine ilişkin fon kurulunun kararı ile ödemeye çağrı mektuplarının iptali yönündeki idari mahkeme ve bölge idare mahkemesi kararlarını onamış; zira murisin terekesinin borca batık olduğu ve mirasın hükmen reddine karar verildiği gerekçesiyle mirasçılardan kamu alacağının takip ve tahsilinin hukuka uygun bulunmadığına hükmetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:2024/3155Karar No:2025/646TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Fonu (...)VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıların murisinin Fon'a olan borçlarının, mirası reddetmemiş mirasçılarından istenilmesi yönünde tesis edilen Fon Kurulunun ...tarih ve... sayılı kararının ve bu karar doğrultusunda davacılara gönderilen ödemeye çağrı mektuplarının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 7. maddesi uyarınca borçlunun mirasçılarından kamu alacağının takip ve tahsili, mirasın reddedilmemiş olması ön koşuluna bağlandığından, davacılar tarafından murislerine yöneltilmiş Fon alacağının ödemeye çağrı mektubuyla kendilerinden talep edilmesi üzerine, yetkili hukuk mahkemesinden terekenin borca batık olması nedeniyle mirasın hükmen reddine karar verilmesinin talep edildiği, açılan bu davada yapılan yargılama sonucunda, ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ilâmı ile terekenin borca batık olduğu tespit edilerek "mirasın hükmen reddine" karar verildiği görüldüğünden, davacıların murisi ...'ın kefalete ilişkin borçlarının davacılardan istenilmesi yönünde tesis edilen Fon Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararında ve bu karar doğrultusunda davacıların murisi ...'ın kefalete ilişkin borçları nedeniyle davacılara gönderilen ödemeye çağrı mektuplarında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmış; Öte yandan, istinaf yargı yerince ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı 'mirasın hükmen reddine' ilişkin ilâmının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi halinde, davalı idarece yeniden davacılar hakkında ödemeye çağrı mektubu düzenlenebileceğinin de açık olduğu belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ...Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın bekletici mesele yapılması hususunun göz ardı edilerek karar tesis edildiği, davacıların uhdelerinde bulunan taşınmazları üçüncü kişilere devretme ihtimallerinin yüksek olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, mirasın hükmen reddi davasında istinaf aşamasında farklı bir karar çıkması halinde davalı idarece yeniden ödemeye çağrı mektubunun düzenlenebileceğinin İdare Mahkemesi kararında ifade edildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen hükmün kesinleşene kadar bekletici mesele yapılması isteminin kendileri açısından hukuki güvenlik ilkesini zedeleyeceği, uhdelerinde bulunan taşınmazlar üzerinde tedbir kararı bulunmadığı, usule aykırı bir işlem olduğu kanaatinde olunması halinde davalı idarece tasarrufun iptali davasının ikame edilebilmesinin mümkün olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.