İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde Anayasa Mahkemesinin beş yıllık süreyi iptal kararı sonrası icra takibindeki haciz alacaklısı şirketin ek tasfiye amacıyla ihyası davası.
Özet: Bu hukuki evrak, haciz alacaklısı olan davacının, icra dosyasındaki satış işlemlerini gerçekleştirebilmesi amacıyla, Anayasa Mahkemesinin ilgili kanun hükmündeki beş yıllık süreyi iptal etmesiyle zaman kısıtlaması ortadan kalkan resen terkin edilmiş bir şirketin ek tasfiye için yeniden tescilini talep eden bir davayı konu almaktadır; dava kapsamında, davacının şirkete tebligatların yapılabilmesi ve hukuki süreçlerin devamı için terkin öncesi tasfiye memuru ile Ticaret Sicil Müdürlüğünü hasım gösterdiği, tarafların ise şirketin ihyasının gerekliliği veya yargılama gideri sorumluluğu konusunda farklı savunmalar sunduğu belirtilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1521 Esas
KARAR NO : 2026/580
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 14/05/2026 - 22/06/2026
KARAR TARİHİ : 26/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle müvekkilinin Tasfiye Halinde ...Şirketi ( ... Vergi Nolu) , ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında, satış işlemlerine başlamış olunan dava dışı borçlu... adına kayıtlı " ... İli, ... İlçesi, ... Mah., Köy ... Mevkii, 107 Ada, 1 Parselde kayıtlı " taşınmazda haciz alacaklısı olduğunu, haciz alacaklısı olması sebebiyle , haciz ilgilisi sıfatıyla şirkete tebligatlar yapılması gerekmekte olduğu, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen 24.11.2025 tarihli yazıda şirketin 02.02.2017 tarihinde resen terkin edildiğinin bildirilmiş olduğu, 15 Eylül 2023’te Resmi Gazete’de ilan edilen Anayasa Mahkemesinin 22/6/2023 Tarihli ve E: ..., K:... Sayılı Kararı ile, TTK Geçici Madde 7/15 hükmündeki “silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde” ibaresinin iptal edilmiş olduğu, yani artık re’sen terkin edilen şirketlerin ihyası için 5 yıllık ve 10 yıllık süreler söz konusu olmadığı; AYM’nin iptal kararından sonra artık ihya davası her zaman açılabilir olduğu, bu sebeple ilgili icra dosyasında şirket hakkında işlem yapılabilmesi için iş bu ihya davasını açma gereği hasıl olmuş olduğu, Tasfiye Halinde ... Şirketi 'nin( ... Vergi Nolu) ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ;Davacının huzurdaki davayı sadece yasal hasım olarak müvekkilini gösterdiğini ancak Yargıtay içtihatlarına göre husumeti aynı zamanda tasfiye memuru ...'ın yöneltmesi gerektiğini, esasa ilişkin beyanlarında ise müvekkilinin Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye sürecinden kaynaklanan şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece ek tasfiyeye karar verilmesi halinde şirkete tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan ederek davanın reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin ... vergi numarası ile ... İcra Müdürlüğü nezdindeki... Esas sayılı dosyada borçlu ...adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, 107 ada, 1 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde haciz alacaklısı olduğunu, haciz ilgilisi sıfatıyla şirkete tebligat yapılması gerektiğini, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen 24.11.2025 tarihli yazı ile şirketin 02.02.2017 tarihinde resen terkin edildiğinin bildirildiğini, 15 Eylül 2023 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 22/6/2023 tarihli, E:...ve K: ... sayılı kararı ile Türk Ticaret Kanunu geçici 7/15 maddesindeki beş yıllık sürenin iptal edildiğini, bu sebeple resen terkin edilen şirketlerin ihyası için süre kısıtlamasının ortadan kalktığını, icra dosyasında işlem yapılabilmesi için ihya davası açılmasının zorunlu hale geldiğini, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasında açılan ihya davasında 04.06.2026 tarihli ara karar ile ihyası istenen şirketin terkin öncesi tasfiye memuru olan ...'a (TCKN: ...) karşı dava yöneltilmesi ve bu dosyayla birleştirme talepli yeni bir dava açılması için kesin süre verildiğini belirterek, Tasfiye Halinde ...Şirketi'nin ihyasına, ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin nezdindeki... Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacının ihyasını talep ettiği şirketin 02/02/2017 tarihinde sicilden terkin edildiğini, müvekkilinin son tasfiye memuru olarak görevlendirildiğini, davacının şirketin yeniden ihyası talebini kabul etmediklerini, ancak davacının dayandığı icra dosyası nedeniyle şirketin ek tasfiyesi için yeniden tescili gerektiği sonucuna varılacak olur ise davanın açılmasında herhangi bir kusuru bulunmayan müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunmamasını talep ettiklerini beyan ederek davacının şartları oluşmayan ihya talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Sicil kayıtları, ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Dava, TTK 547. maddesine dayanan ek tasfiye amacıyla yeniden tescili davasıdır.
TTK' nun 547. maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür.
İhyası istenen ... sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Ltd Şti'nin tasfiyeye girmiş ve 02/02/2017 tarihinde sicil kaydından terkin edilmiştir.
Somut olayda, ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması, verilecek hüküm ile ilgili işlemlerin infazı davacının menfaatinin bulunduğu ve davacının TTK 547. Maddesi gereği ek tasfiye için ihya talep edebileceği anlaşılmakla, terkin edilen şirketin ihyasına, yargılama neticesinde ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesini teminen ihya edilen şirketin terkin öncesi tasfiyesini yürüten tasfiye memuru birleşen dosya davalısı ...'ın münferit ve yetkili tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
İhyası istenen ... sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şti'nin tasfiyeye girmiş ve 02/02/2017 tarihinde sicil kaydından terkin edilmiştir. Ek tasfiye için açılan dava ise tasfiyeden sonra 14/05/2026 tarihinde açılmıştır. Tasfiyenin sonlandırıldığı tarihte henüz bu davanın açılmamış olması nedeniyle tasfiyenin kapatılarak şirketin terkin edilmesinde tasfiye memurunun kusurunun bulunmaması, davanın ve kararın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına ve davacı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
HMK md. 320/1 de "Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir." hükmüne yer evrilmiştir. Elde ki davada tüm deliller toplanmış olup tahkikat ve duruşmalı inceleme gerektirir her hangi bir delil ve uyuşmazlık bulunmadığından taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden uyuşmazlık sonuçlandırılmıştır.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1- Asıl ve Birleşen Davanın KABULÜ ile, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde... Şirketi'nin, ... 36. İş Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması ve verilecek hüküm ile ilgili işlemlerin infazı amacıyla İHYASINA,
2- Tasfiye işlemlerini yürüten ... TC. Numaralı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına,
3- Kararın tescil ve ilanına,
4- Asıl ve birleşen davada harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
5- Asıl ve Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Asıl davada davalı ... Ticaret Sicil Memurluğu yasal hasım olması, birleşen davada davalı tasfiye memurunun tasfiyeyi sonlandırmasında kusuru bulunmaması nedeni ile davacı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri taktirine yer olmadığına,
7- Asıl ve birleşen davada Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/08/2026
Başkan
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Katip
(e-imza)